07 Eylül 2010 Salı | Favorilere Ekle |  Açılış Sayfası Yap

Bebeklerde alt temizliği nasıl yapılmalı? [ 22 Ağustos 2010 ] Kategori » Anne - Çocuk

Bebeklerde alt temizliği nasıl yapılmalı?Uzmanlar yanlış ve yetersiz yapılan alt temizliğinin bebekte, idrar yolu enfeksiyonları, tekrarlayan pişik, uykusuzluk, yeme problemleri gibi birçok soruna neden olduğunu belirtiyorlar. Bu yüzden anneler, kız ve erkek bebeklerin alt temizliklerinde hijyene çok dikkat etmeliler.

Bebek bakımının en önemli duraklarından biri de kuşkusuz alt temizliği ve bakımıdır. Yapılan alt temizliğini, sadece bebeğin idrarını ve dışkısını vücuttan uzaklaştırmak olarak düşünmemek gerekir.

Uygun ürünler kullanarak, doğru teknikle yapılan alt temizliği bebeğin sağlıklı ve mutlu bir gelişim göstermesini sağlıyor. İlk başta basitmiş gibi görülen bebek alt temizliği aslında önemli detaylara sahip. Özellikle kız bebeklerin idrar çıkış bölgesi ve anüsü arasındaki mesafenin yakın oluşu, onları enfeksiyonlara karşı daha korumasız kılıyor.

Ayrıca bebeklerin bez ve bacak bölgeleri boğumlu ve kıvrımlıdır. Buraların her temizlemede silinmesi ve nemli olup olmadığının kontrol edilmesi gerekir. Nem, isilik ve pişik için bakterilere uygun zemin hazırlar.

Kız bebeklerde alt temizliği nasıl yapılmalı?

Kız bebeklerin cinsel organlarının temizliği, hiçbir zaman vücudunun diğer bölgelerinin temizliği gibi olmaz. En önemli nokta; temizliğin her zaman yukarıda aşağıya doğru yapılması gerektiğidir. Her defasında temiz bir bezle ve tek harekette silinmelidir.

Devamını oku …

Besin takviyesi nedir, gerekli midir?

Fast food’la beslenmek, sigara içmek ya da dumanına maruz kalmak, yoğun stres ve daha birçok nedenden dolayı, sağlığımız her an tehlike altında. Sadece yediğimiz sebze ve meyveler bizi bu etkenlerden korumaya yetmiyor. Güne daha dinç başlamak ve stresle mücadelemizde bize yardımcı olmak için, imdadımıza besin destekleri yetişiyor!

Besin takviyesi nedir?

Besin destek ürünleri, oral yolla alınan ve diyete ek olarak bir veya daha fazla besin maddesinin alınmasını sağlayan ürünlerdir. Hap, tablet, kapsül, sıvı, ve toz şeklinde olabilir. İçerdiği besin maddeleri:

Devamını oku …

7 Mart 2009 | Yorum Yaz

Enerjinizi artırmak için 23 öneri

healthy-dietEnerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri.

1- Cardiff Üniversitesi’deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.

2- Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 – 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.

3- Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.

4- Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor. Devamını oku …

5 Şubat 2009 | 1 Yorum

Ramazan ayında sağlıklı beslenme

Oruç tutmak bireyin beslenme durumunu, vücut ağırlığını ve kan biyokimyasını önemli ölçüde etkilemektedir…

Ramazan ayı farklı mevsimlere gelebilmekte, açlık süresi mevsime göre 11 ile 18 saat arasında değişebilmektedir. Bu nedenle oruç tutmanın uzun süren açlık, öğün düzeninde değişiklik, besin seçimindeki farklılıklar nedeniyle beslenmede önemli bir yeri bulunmaktadır. Çalışmalar gösteriyor ki; oruç bireyde farklı metabolik ve fizyolojik değişimlere neden olmaktadır. Oruç ile birlikte uzun süre yaklaşık 12 saat süren açlık metabolizmanın az enerji harcamasına, vücut hareketlerinin yavaşlamasına ve bazal metabolizma Hızının düşmesine neden olmaktadır.

Ramazan ayı boyunca bu beslenme ve öğün düzeni değişikliklerine bağlı olarak bazı çalışmalarda tiroid uyarıcı hormon, toplam kolesterol ve ürik asit düzeylerinde artış da bildirilmiştir. Açlık ile beraber oruç açılma süresine kadar mide asit düzeylerinde artış, ramazan boyunca vücut suyunda azalma, yemek saatlerinde oluşan değişiklik nedeniyle iştahta azalma da görülebilmektedir. Oruç tutan bireylerde; tansiyon yüksekliği, yorgunluk, unutkanlık, dikkatsizlik, çalışmama isteği durgunluk, sindirim güçlüğü, uykuya meyil, sinirlilik ve baş ağrısı da görülebilen önemli sorunlar olarak göze çarpmaktadır. Son olarak en çok dikkat çeken konu olan kilodaki değişikliklere baktığımızda vücut ağırlığında önemli bir artış olduğu bildirilirken, bazı çalışmalarda ise ramazan boyunca vücut ağırlığında değişme olmadığını hatta azaldığı da gösterilmiştir.

Ramazanda yaygın uygulama iftarda büyük bir öğün, sahurda hafif bir öğün yemek şeklindedir. Ülkemizde oruç tutan bireyler iftar sofralarında çorbaları, etli yemekleri, börek çeşitlerini, pilav ve makarnayı, hamur ve sütlü tatlılar, hoşaf ve komposto gibi şekerli tatlıları, daha fazla çay ve kahveyi tercih etmektedir. Aslında ramazan ayı boyunca günlük yiyecek alımında azalma ve buna bağlı olarak bireylerin kilo vermesi beklenirken, öğün sayısının azalmasına rağmen, tatlı ve tahıl ağırlıklı beslenen Türk toplumunda, nüfusun %25′ inde kilo alımı görülmektedir.

Görüldüğü gibi ramazan boyunca sağlıklı beslenmek şarttır. Ramazanda iftarda mideye aşırı yüklenmemek için küçük bir öğün, daha sonra akşam yemeği, ara öğün ve mutlaka sahur olacak şekilde 4 öğün olarak yapılmalıdır.

Ramazanda iftar sofralarında tercih edilecek besinlerin tok tutucu, insan sağlığı için gerekli besin öğelerini içeren, diyet lifi, vitamin ve mineralden zengin olması gerekir. Zeytinyağlı veya etli sebze yemekleri, sebze veya kuru baklagil çorbaları, bulgur veya kepekli pirinçten yapılmış pilav, kepekli makarna, haftada iki kere mutlaka fırınlanmış-ızgara veya buğulama balık, yağı görünmeyecek kadar kırmızı et, derisiz tavuk veya balık eti, taze kabuklu meyveler, ceviz fındık gibi sert kabuklu meyveler ve zeytin yağı ile hazırlanmış salatalar, tatlı olarak ta demirle zenginleştirilmiş, vitamin ve mineral destekli, tahıl gevreği veya sütlü ve meyveli tatlılardan küçük parçalar, taze meyveler tercih edilmesi gereken besinler olmalıdır.

Oruç tutarken doğru besin seçimi>>> Devamını oku …

16 Eylül 2008 | Yorum Yaz


  Bu site Seda Sayan'a ait degildir! Site icinde Seda Sayan' a ait haber ve magazin icerigi bulunmaktadir,
 Bu sitede yer alan makalelerin, yazıların ve haberlerin sorumluluğu yazarlarına ve haberin kaynağına aittir. Telif hakkı ihlali yapıldığını düşündüğünüz makale, bilgi veya haber varsa, bu ihlali, sayfa altında ki yorum bölümünü kullanarak site editörlerine iletebilirsiniz.
< Gizlilik İlkeleri - İletişim >