05 Şubat 2012 Pazar | Favorilere Ekle |  Açılış Sayfası Yap

Azer Bülbül, otel odasında ölü bulundu… [ 6 Ocak 2012 ] Kategori » Haberler

Yaklaşık 20 gündür Antalya’da bir barda sahne alan ünlü sanatçı Azer Bülbül, kaldığı otel odasında ölü bulundu.

Antalya’nın Güllük Caddesi’nde faaliyet gösteren Max Taverna’da her gece 00.30-02.00 saatleri arasında sahne alan ve programı 10 Ocak’ta bitecek olan Azer Bülbül, kent merkezindeki bir otelde kalıyordu. Edinilen bilgiye göre dün geceki programının ardından sabaha karşı otele dönen ünlü sanatçı, bugün akşam saatlerinde kendisini arayan menajerinin telefonlarına cevap vermedi. Defalarca aramasına rağmen Bülbül’ün cevap vermemesi üzerine otele giden menajeri, ünlü sanatçıyı yatağında hareketsiz halde buldu.

Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri 43 yaşındaki sanatçının hayatını kaybettiğini belirledi. Otelde cumhuriyet savcısı ve polisin yaptığı incelemenin ardından Azer Bülbül’ün cenazesi, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kalp krizinden ölmüş olabileceği tahmin edilen Bülbül’ün kesin ölüm nedeni otopsi sonucunda netleşecek.

22. ALBÜMÜ YENİ ÇIKMIŞTI
Kars’ın Arpaçay ilçesinde 1969 yılında doğan ve gerçek adı Sübutay Keskin olan Azer Bülbül, ailesiyle birlikte uzun yıllar Almanya’da yaşadı. Müzik yaşantısına “Garip Yolcu” albümü ile başlayan Azer Bülbül daha sonra Halk Müziği – Arabesk tarzında “Yalan Olur”, “Ben Sana Vurgunum”, “Fırat” gibi albümleri ile adından söz ettirdi ancak asıl patlamayı 1996 yılında çıkardığı “Ben Babayım” adlı albümü ile yaptı. Bu albümde yer alan “Yaralandın mı Ey Can”, “Dokunmayın Çok Fenayım” ve “Her An Herşey Olabilir” adlı parçaları ile büyük ses getiren sanatçının ‘Duygularım’ adlı son albümü ise yaklaşık 1 ay önce piyasaya çıkmıştı. Hayranlarını sesi ve yorumuyla olduğu kadar sahnedeki titremeleriyle de etkileyen sanatçı, bir röportajında, “Titremelerim tamamen duygu yoğunluğu. Ben bile ne yaptığımı bilmiyorum. Çekiyorlar kameraya, izleyince ben bile şaşırıyorum” demişti.

Besin takviyesi nedir, gerekli midir?

Fast food’la beslenmek, sigara içmek ya da dumanına maruz kalmak, yoğun stres ve daha birçok nedenden dolayı, sağlığımız her an tehlike altında. Sadece yediğimiz sebze ve meyveler bizi bu etkenlerden korumaya yetmiyor. Güne daha dinç başlamak ve stresle mücadelemizde bize yardımcı olmak için, imdadımıza besin destekleri yetişiyor!

Besin takviyesi nedir?

Besin destek ürünleri, oral yolla alınan ve diyete ek olarak bir veya daha fazla besin maddesinin alınmasını sağlayan ürünlerdir. Hap, tablet, kapsül, sıvı, ve toz şeklinde olabilir. İçerdiği besin maddeleri:

Devamını oku …

7 Mart 2009 | Yorum Yaz

Enerjinizi artırmak için 23 öneri

healthy-dietEnerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri.

1- Cardiff Üniversitesi’deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.

2- Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 – 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.

3- Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.

4- Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor. Devamını oku …

5 Şubat 2009 | 1 Yorum

Ramazan ayında sağlıklı beslenme

Oruç tutmak bireyin beslenme durumunu, vücut ağırlığını ve kan biyokimyasını önemli ölçüde etkilemektedir…

Ramazan ayı farklı mevsimlere gelebilmekte, açlık süresi mevsime göre 11 ile 18 saat arasında değişebilmektedir. Bu nedenle oruç tutmanın uzun süren açlık, öğün düzeninde değişiklik, besin seçimindeki farklılıklar nedeniyle beslenmede önemli bir yeri bulunmaktadır. Çalışmalar gösteriyor ki; oruç bireyde farklı metabolik ve fizyolojik değişimlere neden olmaktadır. Oruç ile birlikte uzun süre yaklaşık 12 saat süren açlık metabolizmanın az enerji harcamasına, vücut hareketlerinin yavaşlamasına ve bazal metabolizma Hızının düşmesine neden olmaktadır.

Ramazan ayı boyunca bu beslenme ve öğün düzeni değişikliklerine bağlı olarak bazı çalışmalarda tiroid uyarıcı hormon, toplam kolesterol ve ürik asit düzeylerinde artış da bildirilmiştir. Açlık ile beraber oruç açılma süresine kadar mide asit düzeylerinde artış, ramazan boyunca vücut suyunda azalma, yemek saatlerinde oluşan değişiklik nedeniyle iştahta azalma da görülebilmektedir. Oruç tutan bireylerde; tansiyon yüksekliği, yorgunluk, unutkanlık, dikkatsizlik, çalışmama isteği durgunluk, sindirim güçlüğü, uykuya meyil, sinirlilik ve baş ağrısı da görülebilen önemli sorunlar olarak göze çarpmaktadır. Son olarak en çok dikkat çeken konu olan kilodaki değişikliklere baktığımızda vücut ağırlığında önemli bir artış olduğu bildirilirken, bazı çalışmalarda ise ramazan boyunca vücut ağırlığında değişme olmadığını hatta azaldığı da gösterilmiştir.

Ramazanda yaygın uygulama iftarda büyük bir öğün, sahurda hafif bir öğün yemek şeklindedir. Ülkemizde oruç tutan bireyler iftar sofralarında çorbaları, etli yemekleri, börek çeşitlerini, pilav ve makarnayı, hamur ve sütlü tatlılar, hoşaf ve komposto gibi şekerli tatlıları, daha fazla çay ve kahveyi tercih etmektedir. Aslında ramazan ayı boyunca günlük yiyecek alımında azalma ve buna bağlı olarak bireylerin kilo vermesi beklenirken, öğün sayısının azalmasına rağmen, tatlı ve tahıl ağırlıklı beslenen Türk toplumunda, nüfusun %25′ inde kilo alımı görülmektedir.

Görüldüğü gibi ramazan boyunca sağlıklı beslenmek şarttır. Ramazanda iftarda mideye aşırı yüklenmemek için küçük bir öğün, daha sonra akşam yemeği, ara öğün ve mutlaka sahur olacak şekilde 4 öğün olarak yapılmalıdır.

Ramazanda iftar sofralarında tercih edilecek besinlerin tok tutucu, insan sağlığı için gerekli besin öğelerini içeren, diyet lifi, vitamin ve mineralden zengin olması gerekir. Zeytinyağlı veya etli sebze yemekleri, sebze veya kuru baklagil çorbaları, bulgur veya kepekli pirinçten yapılmış pilav, kepekli makarna, haftada iki kere mutlaka fırınlanmış-ızgara veya buğulama balık, yağı görünmeyecek kadar kırmızı et, derisiz tavuk veya balık eti, taze kabuklu meyveler, ceviz fındık gibi sert kabuklu meyveler ve zeytin yağı ile hazırlanmış salatalar, tatlı olarak ta demirle zenginleştirilmiş, vitamin ve mineral destekli, tahıl gevreği veya sütlü ve meyveli tatlılardan küçük parçalar, taze meyveler tercih edilmesi gereken besinler olmalıdır.

Oruç tutarken doğru besin seçimi>>> Devamını oku …

16 Eylül 2008 | Yorum Yaz


  Bu site Seda Sayan'a ait degildir! Site icinde Seda Sayan' a ait haber ve magazin icerigi bulunmaktadir,
 Bu sitede yer alan makalelerin, yazıların ve haberlerin sorumluluğu yazarlarına ve haberin kaynağına aittir. Telif hakkı ihlali yapıldığını düşündüğünüz makale, bilgi veya haber varsa, bu ihlali, sayfa altında ki yorum bölümünü kullanarak site editörlerine iletebilirsiniz.
< Gizlilik İlkeleri - İletişim >
Formoline L112 - otomatik kepenk sistemleri