<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> <rss
version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Seda Sayan &#187; Diyet</title> <atom:link href="http://www.sedasayan.net/ara/diyet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>http://www.sedasayan.net</link> <description></description> <lastBuildDate>Fri, 06 Jan 2012 18:13:39 +0000</lastBuildDate> <language>en</language> <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod> <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency> <generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator> <item><title>Besin takviyesi nedir, gerekli midir?</title><link>http://www.sedasayan.net/besin-takviyesi-nedir-gerekli-midir.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/besin-takviyesi-nedir-gerekli-midir.html#comments</comments> <pubDate>Sat, 07 Mar 2009 21:43:09 +0000</pubDate> <dc:creator>editor</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[besin takviyesi]]></category> <category><![CDATA[diyet haberleri]]></category> <category><![CDATA[diyet nasıl yapılır]]></category> <category><![CDATA[diyet rejimleri]]></category> <category><![CDATA[diyetler]]></category> <category><![CDATA[şok diyet]]></category> <category><![CDATA[Yeni etiket ekle]]></category> <category><![CDATA[zayiflamanin yollari]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=762</guid> <description><![CDATA[Fast food&#8217;la beslenmek, sigara içmek ya da dumanına maruz kalmak, yoğun stres ve daha birçok nedenden dolayı, sağlığımız her an tehlike altında. Sadece yediğimiz sebze ve meyveler bizi bu etkenlerden korumaya yetmiyor. Güne daha dinç başlamak ve stresle mücadelemizde bize yardımcı olmak için, imdadımıza besin destekleri yetişiyor! Besin takviyesi nedir? Besin destek ürünleri, oral yolla [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" title="resim takviyesi" src="http://www.kadinportal.com/resimler/resim111172.jpg" alt="" width="174" height="145" />Fast food&#8217;la beslenmek, sigara içmek ya da dumanına maruz kalmak, yoğun stres ve daha birçok nedenden dolayı, sağlığımız her an tehlike altında. Sadece yediğimiz sebze ve meyveler bizi bu etkenlerden korumaya yetmiyor. Güne daha dinç başlamak ve stresle mücadelemizde bize yardımcı olmak için, imdadımıza besin destekleri yetişiyor!</p><p>Besin takviyesi nedir?</p><p>Besin destek ürünleri, oral yolla alınan ve diyete ek olarak bir veya daha fazla besin maddesinin alınmasını sağlayan ürünlerdir. Hap, tablet, kapsül, sıvı, ve toz şeklinde olabilir. İçerdiği besin maddeleri:</p><p><span
id="more-762"></span></p><p>• Vitaminler<br
/> • Mineraller<br
/> • Amino asitler<br
/> • Bitkisel ilaçlar<br
/> • Probiyotikler<br
/> • Enzimler</p><p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 120x90, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "1081805972";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;
//-->
</script><br
/><script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>Özellikle bir hastalığın tedavisi için geliştirilmiş veya hastalıktan koruduğu veya daha uzun yaşam sağladığı iddia edilen ürünler konusunda dikkatli olmak gerekir. Bir besin destek ürünü kullanıyorsanız veya kullanmayı düşünüyorsanız, mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.</p><p>Vitaminler ve Mineraller</p><p>Sağlığımız için vitaminlere ve minerallere ihtiyacımız vardır. Bu besin maddeleri yiyeceklerde doğal olarak bulunur. Ancak, meşguliyetlerimiz, düzenli olarak dengeli bir diyete devam etmeyi zorlaştırır. Günlük aktivitelerimiz hububat, meyve, sebze, ve süt ürünlerinden yeterince tüketmemize genellikle engel olur. Hergün alınan multivitamin ve mineral desteği, ihtiyacınız olan bütün besin maddelerini almanızı sağlamayabilir. Bu nedenle besin destek ürünleri, sağlıklı bir diyetin yerini almamalı, diyete ek olarak tüketilmelidir.</p><p>Yaşlı veya kronik bir hastalığı bulunan kişilerin besin ihtiyaçları artabilir. Tükettikleri gıdalara ek olarak, besin destek ürünleri kullanmaları gerekebilir. Örneğin, dışarı çıkmayan ve güneş ışığından yararlanamayan yaşlı kişilerin D vitaminine ihtiyaçları vardır. Bu kişilerde ayrıca B6, folik asit, ve B12 vitamin eksiklikleri de görülebilir. Yapılan çalışmalarda 50 yaş üstü erkek ve kadınların sadece %10’unun yeterli düzeyde kalsiyum aldığı belirlenmiştir. Bazı ilaçlar ve yaşlanmanın getirdiği doğal sonuçlar, bedenin belirli bazı besin maddelerini absorbe etmesine engel olabilir.</p><p
align="center"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 468x15, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "8223481454";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
//-->
</script><br
/><script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p><p>Eğer vitamin ve mineral desteği almayı düşünüyorsanız, aşağıdaki tavsiyeleri dikkate almalısınız:</p><p>• Özellikle reçeteli veya özel bir sağlık problemi için üretilmiş ilaçları kullanmadan önce, mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.</p><p>• Bir besin destek ürünü seçerken, çok yüksek dozda vitamin ve mineral tüketimini önlemek için, ürünün günlük ihtiyacınızın %100’ünü içermemesine dikkat etmelisiniz. Ayrıca bu ürünlerden yüksek dozda almamalısınız. Özellikle yaşlılıkta, bazı besin maddelerinin çok fazla tüketilmesi, zehirlenmeye neden olabilir.</p><p>• Pek çok çeşidi bulunan sağlık bantları da oldukça etkilidir. Bu konuda doktorunuzla görüşmeniz gerekir.</p><p>Amino asitler</p><p>Amino asitler, protein yapıtaşlarıdır. Bazı amino asitler bedenimiz tarafından üretilirken, bazılarını yediğimiz gıdalardan elde ederiz. Lizin, tritofan, arjinin, karnitin, ve homosistein gibi pek çok amino asit tabletler şeklinde satılmaktadır. Doktorunuz önermedikçe amino asit almamalısınız, amino asitlerin istenmeyen ve tehlikeli etkileri olabilir. Örneğin, lizin, antibiyotiklerin çalışmasını etkiler. Tritofan, mide bulantısı, baş dönmesi, uyuşukluk, baş ağrısı, veya ağızda kurumaya neden olabilir. Arjinin, kalp ilaçlarının, ağrı kesicilerin, ve tansiyon ilaçlarının fonksiyonlarını etkileyebilir. Ve yüksek dozda homosistein, koroner arter hastalığı ve felç riskini artırır.</p><p>Bitkisel İlaçlar</p><p>Bitkisel ilaçlar, bitkilerden elde edilen besin destek ürünleridir. İnsanların bu ürünleri sağlıklı olmak için daha fazla tercih etmesiyle beraber, pek çok sağlık uzmanı bu alanda eğitim almaya başladı. Eğer doktorunuz sorularınızı yanıtlamakta yetersiz kalıyorsa, bir eczacıya veya diyetisyene sorabilirsiniz. Bitkisel bir ilacın sizin için yararlı ve güvenli olup olmadığını öğrenebileceğiniz pek çok kaynak bulabilirsiniz. Ginkgo biloba, ginseng, ekinezya, ve siyah kohoş bitkisel ürünlerden bazılarıdır. Bitkisel ilaçlar tamamen doğal olarak nitelendirilirler, ancak:</p><p>• “Doğal” olan herşey güvenlidir demek doğru olmaz. Bazı bitkiler, yüksek tansiyon, ishal, kalp krizi, veya felç gibi ciddi yan etkilere neden olabilir.</p><p>• Eğer herhangi bir bitkiyi bir hastalığınızın tedavisi için kullanıyorsanız, bu bitkisel ürünü ilaç olarak düşünmelisiniz. Çünkü bitkiler bedeninizi etkiler, ve bazıları kullandığınız ilaçlarla etkileşime girebilir.</p><p>Besin takviyeleri ne işe yaramaz?</p><p>Diyetin yerine geçemezler: Gün almanız gereken tüm besin öğelerini, vitamin ve minerlalleri karşılayarak diyetin yerine geçemezler. Sadece besin destek ürünleri alarak hayatınızı sürdüremezsiniz.</p><p>Besinlerin yerine geçemezler: Gün içerisinde besin destek ürünlerini kullanarak bir ya da birkaç öğünde besin yerine kullanılamazlar. Bu tarzdaki besin destek ürünleri geçici çözümler sunarlar, bırakıldıklarında etkinliklerini yitirirler</p><p>Bir ömür boyu kullanılmazlar: Besin destek ürünleri besinler gibi ya da bazı ilaçlar gibi bir ömür boyu kullanılmazlar. Sorunların çözümlenmesi ya da kullanım amacına varıldığında destek ürünleri bırakılmalıdır.</p><p>Hayalperest olmayın: Kanser, kalp hastalığı, diyabet, AİDS gibi ciddi hastalıkları düzelten bir destek ürün yoktur. Besin destek ürünleri hastalığın belirtilerini azaltarak ilerlemelerini yavaşlatırlar.</p><p>Şarlatanlara kanmayın: Satın aldığınız ürünün yararlılığı güvenilir kaynaklar tarafından onaylanmış olmalıdır. Adını duymadığınız ürünlerin kökenleri üretim izinleri, ürünü onaylayan kurum hakkında geniş bilgi sahibi olmadan ürünleri almayın.</p><p>Aynı etken maddeyi daha ucuz olanı tercih edin: Aynı etken maddeye sahip değişik firmaların bir çok ürünü bulunmaktadır. Etken maddeleri aynı olmak şartıyla ürünlerin gösterecekleri etki aynıdır. Aynı etken maddeleri ürünlerden fiyatı ucuz olanı ya da içerisindeki ürün sayısı yüksek olanlardan adet başına en ucuz olanı tercih edin.</p><p>Besin takviyelerinin dozları ne olmalıdır?</p><p>Besin destek ürünlerin günlük kullanım dozlarını iyi seçmelisinizdir. Kısa sürede etkiyi gözlemlemek için günlük gereksinimiz kadar olan dozları tercih edin. Hasta olduğunuz anda günlük 1000 mg C vitaminli destek ürünü tüketmek hızla iyileşmenizi sağlar. Hasta olmadığınız zamanlarda tükettiğiniz 1000 mg C vitaminin bir katkısı olmaz. Fazla miktarda alınan C vitamini hastalandığınız zamanda iyileşmeniz için daha faza C vitamini almanıza neden olur.</p><p>RDA nedir?</p><p>RDA besin öğelerinden günlük almanız gereken miktarı gösterir. RDA yaş, cinsiyet ve özel durumlarda değişkenlik gösterir. 45 yaşında bir bayanın günlük kalsiyum gereksinmesiyle yine aynı yaşta kemik erimesi başlangıcı olan bir kişin kalsiyum gereksinmeleri farklıdır.</p><p>Farklı ülkede yaşayan bireylerin RDA gereksinmeleri birbirlerinden farklıdır. Başka ülkelerden ithal ürünlerde ithal edilen ülkenin özelliklerine göre ayarlanmış olabilir. Satın aldığınız besin destek ürünün sizin gereksinmenize uygun olup olmadığını kontrol ediniz.</p><p>Ürünlerde FDA onayı arayın</p><p>Satın almış olduğunuz ürünlerin mutlaka Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA-Food and Drug Administration) onaylı olduğunu kontrol edin. Ürünlerin ruhsatlandırılması aşamasında yapılan sıkı kontroller ve ürünlerin üzerinde yazılı olan iddiaların geçerliliklerini kontrol ederler.<br
/> Yan etkileri unutulmamalıdır</p><p>Yağda eriyen vitaminler vücudumuzda depolanmaktadır. Bu vitaminlerin fazla mikada alınmaları vücutta gereğinden fazla depolanmalarına neden olarak vitamin zehirlenmelerine neden olurlar.</p><p>Birçok faydası olan bir öğenin gereksinmeden birkaç katı kadar olan dozlarda hazırlanan besin destek ürünleri dikkatli kullanılmalıdır. Hatalı alınan dozlardaki besin destek ürünleri fayda yerine zarar verebilirler.</p><p
align="center"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 468x15, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "8223481454";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
//-->
</script><br
/><script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p><p>Üzerinde yer alan etiket yeterince açıklayıcı olmalıdır. Satın aldığınız besin destek ürününün sizin aradığınız ürün olup olmadığına karar vermek için ürün hakkında, bilgi ve içeriğinin ne işe yaradığının göstermesi gerekir. Üzerinde etiket olmayan, içeriğini göstermeyen yeterince açıklayıcı bulmadığınız ürünleri almayınız. Ürün hakkında geniş bilgi edinmek için ürün katalogu edinebilir ya da internet sitesinden daha geniş bilgi edinebilirsiniz.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/besin-takviyesi-nedir-gerekli-midir.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Enerjinizi artırmak için 23 öneri</title><link>http://www.sedasayan.net/enerji-artirmak.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/enerji-artirmak.html#comments</comments> <pubDate>Thu, 05 Feb 2009 11:20:05 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[zayıflama]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=604</guid> <description><![CDATA[Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri. 1- Cardiff Üniversitesi&#8217;deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor. 2- Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft size-thumbnail wp-image-605" title="healthy-diet" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/healthy-diet-150x150.jpg" alt="healthy-diet" width="150" height="150" />Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri.</p><p>1- Cardiff Üniversitesi&#8217;deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.</p><p>2- Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 &#8211; 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.</p><p>3- Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.</p><p>4- Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz&#8230; Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor. <span
id="more-604"></span></p><p>5- Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz&#8230; Harvard Üniversitesi&#8217;nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı&#8230;</p><p>6- Dik durun. Kambur durmak kasların hızlı çalışarak, yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır&#8230;</p><p>7- Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmanızı sağlıyor. Bu yüzden hemen bir ipod edinin ve yürürken, çalışırken, iş yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin&#8230;</p><p>8- Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk işiniz dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilimadamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu arttıracaktır.</p><p>9- Mutlaka gün içerisinde şekerleme yapın&#8230; Amerika&#8217;daki beyin sağlığı araştırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanların performansını olumlu yönde etkiliyor. Çalışırken kısa da olsa gözlerinizi kapatıp biraz dinlenin&#8230;</p><p>10- Vücudunuzun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.</p><p>11- Doktorlar hayatınızdaki iyi şeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden şeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça, sizi neyin mutlu ettiğini daha iyi bulabilirsiniz&#8230;</p><p>12- Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar şekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin. Gün içerisinde muz, fındık, yoğurt yemek ideal&#8230;</p><p>13- Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.</p><p>14- Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt,  150 gr. yoğurt,  1 muz, tereyağ, bal, fındık  ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz. Bu karışım  güne zinde başlamak isteyenler için ideal bir karışım.</p><p>15- Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı sağlayacaktır. Her saat üç ya da dört kez derin nefes alıp verin&#8230;</p><p>16- Cep telefonunuzu kapatın&#8230; Bırakın günün birkaç saati kimse size ulaşamasın. Gerekli olduğunda iş ve aileniz için kullanın&#8230;</p><p>17- Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle işleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaşayıp stresinizi arttırmayın&#8230;</p><p>18- Adımlarınızı arttırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktır.</p><p>19- Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktır.</p><p>20- Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan  Co-enzimQ10, vücudun ürettiği antioksidandır. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyecekler de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.</p><p>21- Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini de en aza indirmeye özen gösterin.</p><p>22- Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanlarda endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.</p><p>23- Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve şunları yapmaya çalışın&#8230;</p><p>Ilık, sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın. n Nefes alışverişinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını sağlayın. n Kendinizi nehir kenarında, yeşil çimenlerin üzerinde düşünün. Güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz. n Suyun içinde ayağa kalkıyor, yüzünüzü güneşe dönüyorsunuz. Güneşin sizi enerjiyle doldurduğunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize işlemesini sağlıyorsunuz. n Vücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiğinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz&#8230;</p><p>Kaynak : diyetuzmani.com</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/enerji-artirmak.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>1</slash:comments> </item> <item><title>Ramazan ayında sağlıklı beslenme</title><link>http://www.sedasayan.net/ramazan-ayinda-saglikli-beslenme.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/ramazan-ayinda-saglikli-beslenme.html#comments</comments> <pubDate>Tue, 16 Sep 2008 17:17:33 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[kilo]]></category> <category><![CDATA[Oruç tutmak]]></category> <category><![CDATA[seda sayan]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=204</guid> <description><![CDATA[Oruç tutmak bireyin beslenme durumunu, vücut ağırlığını ve kan biyokimyasını önemli ölçüde etkilemektedir&#8230; Ramazan ayı farklı mevsimlere gelebilmekte, açlık süresi mevsime göre 11 ile 18 saat arasında değişebilmektedir. Bu nedenle oruç tutmanın uzun süren açlık, öğün düzeninde değişiklik, besin seçimindeki farklılıklar nedeniyle beslenmede önemli bir yeri bulunmaktadır. Çalışmalar gösteriyor ki; oruç bireyde farklı metabolik ve [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft size-full wp-image-205" title="diyet-sonrasi" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/diyet-sonrasi.jpg" alt="" width="270" height="153" /><strong>Oruç tutmak bireyin beslenme durumunu, vücut ağırlığını ve kan biyokimyasını önemli ölçüde etkilemektedir&#8230;</strong></p><p>Ramazan ayı farklı mevsimlere gelebilmekte, açlık süresi mevsime göre 11 ile 18 saat arasında değişebilmektedir. Bu nedenle oruç tutmanın uzun süren açlık, öğün düzeninde değişiklik, besin seçimindeki farklılıklar nedeniyle beslenmede önemli bir yeri bulunmaktadır. Çalışmalar gösteriyor ki; oruç bireyde farklı metabolik ve fizyolojik değişimlere neden olmaktadır. Oruç ile birlikte uzun süre yaklaşık 12 saat süren açlık metabolizmanın az enerji harcamasına, vücut hareketlerinin yavaşlamasına ve bazal metabolizma Hızının düşmesine neden olmaktadır.</p><p>Ramazan ayı boyunca bu beslenme ve öğün düzeni değişikliklerine bağlı olarak bazı çalışmalarda tiroid uyarıcı hormon, toplam kolesterol ve ürik asit düzeylerinde artış da bildirilmiştir. Açlık ile beraber oruç açılma süresine kadar mide asit düzeylerinde artış, ramazan boyunca vücut suyunda azalma, yemek saatlerinde oluşan değişiklik nedeniyle iştahta azalma da görülebilmektedir. Oruç tutan bireylerde; tansiyon yüksekliği, yorgunluk, unutkanlık, dikkatsizlik, çalışmama isteği durgunluk, sindirim güçlüğü, uykuya meyil, sinirlilik ve baş ağrısı da görülebilen önemli sorunlar olarak göze çarpmaktadır. Son olarak en çok dikkat çeken konu olan kilodaki değişikliklere baktığımızda vücut ağırlığında önemli bir artış olduğu bildirilirken, bazı çalışmalarda ise ramazan boyunca vücut ağırlığında değişme olmadığını hatta azaldığı da gösterilmiştir.</p><p>Ramazanda yaygın uygulama iftarda büyük bir öğün, sahurda hafif bir öğün yemek şeklindedir. Ülkemizde oruç tutan bireyler iftar sofralarında çorbaları, etli yemekleri, börek çeşitlerini, pilav ve makarnayı, hamur ve sütlü tatlılar, hoşaf ve komposto gibi şekerli tatlıları, daha fazla çay ve kahveyi tercih etmektedir. Aslında ramazan ayı boyunca günlük yiyecek alımında azalma ve buna bağlı olarak bireylerin kilo vermesi beklenirken, öğün sayısının azalmasına rağmen, tatlı ve tahıl ağırlıklı beslenen Türk toplumunda, nüfusun %25&#8242; inde kilo alımı görülmektedir.</p><p>Görüldüğü gibi ramazan boyunca sağlıklı beslenmek şarttır. Ramazanda iftarda mideye aşırı yüklenmemek için küçük bir öğün, daha sonra akşam yemeği, ara öğün ve mutlaka sahur olacak şekilde 4 öğün olarak yapılmalıdır.</p><p>Ramazanda iftar sofralarında tercih edilecek besinlerin tok tutucu, insan sağlığı için gerekli besin öğelerini içeren, diyet lifi, vitamin ve mineralden zengin olması gerekir. Zeytinyağlı veya etli sebze yemekleri, sebze veya kuru baklagil çorbaları, bulgur veya kepekli pirinçten yapılmış pilav, kepekli makarna, haftada iki kere mutlaka fırınlanmış-ızgara veya buğulama balık, yağı görünmeyecek kadar kırmızı et, derisiz tavuk veya balık eti, taze kabuklu meyveler, ceviz fındık gibi sert kabuklu meyveler ve zeytin yağı ile hazırlanmış salatalar, tatlı olarak ta demirle zenginleştirilmiş, vitamin ve mineral destekli, tahıl gevreği veya sütlü ve meyveli tatlılardan küçük parçalar, taze meyveler tercih edilmesi gereken besinler olmalıdır.</p><p>Oruç tutarken doğru besin seçimi&gt;&gt;&gt;<span
id="more-379"></span></p><p><strong>Oruç tutarken doğru besin seçimi</strong></p><p><strong>Çorbalar:</strong> İftar sofralarında tercih edilen en sağlıklı seçimdir. Kuru baklagil, sebze veya yoğurt ile hazırlanmış çorbaları rahatlıkla tüketebilirsiniz. Çorbaları hazırlarken kişi başına 1 tatlı kaşığı yağ ekleyin.</p><p><strong>Süt ve süt ürünleri:</strong> Süt, yoğurt ve peynirde tercihiniz mutlaka % 50 yağ içeren yani az yağlı süt ürünleri olmalıdır. İftarda kefir ve yoğurt tüketmeniz sindirim güçlüğü sorununuzun çözülmesine hazımsızlığın engellenmesine neden olacaktır.</p><p><strong>Et ve et yerine geçenler:</strong> Yağsız kırmızı et, derisiz tavuk ve hindi, balık, kuru baklagiller, yumurta, kuru yemişler daha çok tercih edilmelidir. Orucu açarken iftariyelik birçok sofrada öncelik kazanmaktadır. Bu nedenle salam, sosis, sucuk, kavurma, pastırma gibi işlenmiş etlerden uzak durulmalı eğer vazgeçemiyorsak ya sebzelerle yenmeli ya da nadir tüketilmelidir.</p><p><strong>Sebzeler:</strong> Sebzeler iftar sofralarının da baş tacı olmalıdır. Mevsime uygun, beyaz, koyu yeşil, sarı ve kırmızı sebzeler mutlaka bulunmalıdır. Kırmızıbiber, domates, taze nane, taze maydanoz, lahana, mısır, patates, havuç, ıspanak vb. değişik renkteki sebzelere en güzel örneklerdir. Sebze yemeklerini pişirirken zeytinyağlılara kişi başı 1 yemek kaşığı, etli yemeklere yağ eklemeden pişirmeye özen göstermelisiniz. Mümkün olduğunca az suda ve az pişirerek yemek daha sağlıklıdır. Tuzlanmış, sirke ile işlem görmüş ve kızarmış sebzelerden uzak durmalısınız.</p><p><strong>Meyveler:</strong> Meyveleri kabuklu ve parçalamadan yemek en sağlıklısı. Eğer suyunu içmek istiyorsak hemen sıkıp tüketmek gerekmektedir. Dondurulmuş, konserve taze meyve olmadığında tüketilebilir. Domates suyu sınırsız içilebilecek bir meyve suyudur.</p><p><strong>Yağlar:</strong> Daha çok mısırözü, ayçiçeği yağı, soya yağı, erken hasat zeytinyağı kullanmaya özen gösterin. Yağlı soslardan uzak durun.</p><p><strong>Ekmek ve tahıllar:</strong> Tam taneli tahıldan yapılan ekmekler en favori ve sağlıklı ekmeklerdir. Cevizli, tam buğday, ay çekirdekli, çavdar, kepekli, yulaflı gibi. bulgur, kepekli makarna, erişte, tarhana, kuskus mutlaka iftar sofralarınızda bulunmalı. Ara öğünlerde en sağlıklı tam taneli tahıl kahvaltılık gevrekleridir. Cips, kraker, şekerlendirilmiş tahıllar, kekler, çörekler beslenmemizde nadir tüketmemiz gereken besinlerdir.</p><p><strong>Tatlılar, şekerler ve çikolata:</strong> Ramazan süresince sade şeker, şekerli içecekler, hamur tatlıları, bisküvilerden uzak durmak en sağlıklısı. Bunun yerine az yağlı, az şekerli, kuru yemişli kekler veya az yağlı süt ve az şeker ile hazırlanmış pudingler, meyveli tatlılar, çikolata kırıntılı az şeker ve az yağ eklenmiş kurabiye veya meyve tartları, sütle zenginleştirilmiş kahvaltılık tahıl gevrekleri en sağlıklı seçimlerdir.</p><p>Sağlıklı oruç tutabilmek için öneriler ve örnek Ramazan mönüsü</p><p><img
class="alignright size-thumbnail wp-image-208" title="diyet_meyve123" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/diyet_meyve123-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong>Sağlıklı oruç tutabilmek için öneriler</strong></p><p>Asla<label
style="color: white; background-color: #00cc00;"><strong> kilo </strong></label>vermek için oruç tutulmamalıdır. Bu durum metabolizmanın bozulmasına,<label
style="color: white; background-color: #00cc00;"><strong> kilo </strong></label>yerine sadece kas ve su kaybına neden olmaktadır. Oruç tutulacaksa kesinlikle sahura kalkılmalıdır. Sahurda ağır yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Yatmadan önce doğru seçilmeyen Yiyecekleri yiyip uyumak midede ağırlık ekşime ve yanmaya neden olmaktadır.</p><p>İftarda hızlı ve çok yemek yenilmemelidir. Eğer hızlı yer ve az çiğnersek midede şişkinlik ve hazımsızlık kaçınılmazdır. Ramazan döneminde yoğurt, ayran ve süt tüketimine dikkat edilmeli iftar ve sahur arası günde 2-3 su bardağının altına düşülmemelidir.</p><p>İftar başlangıcından yatana kadar mutlaka en az 1.5 litre su içilmelidir. Fiziksel aktivite ramazanda da yapılmalıdır. En uygun zaman iftardan 45 dakika sonra ortalama 30-45 dk. arasında düşük tempoda yapılan yürüyüşlerdir.</p><p><strong>Ramazanda örnek menü</strong></p><p>Erken açılan iftarda 1 su bardağı su, ceviz, kuru meyve ve 1 kase sebze veya kurubaklagil çorbası ile açıldıktan sonra biraz dinlenilmeli, yarım saat sonra etli veya zeytinyağlı sebze ve ızgara veya sotelenmiş et yemeği, yoğurt veya cacık, bol salata ve kepekli-çavdar veya buğday ekmeği tüketilmelidir. Ara öğünde küçük bir porsiyon sütlü tatlı, sütle hazırlanmış hazır tahıl gevreği, fındık-fıstık-badem gibi yağlı tohumlar veya kabuklu meyve en iyi tercihidir. Sahurda ise hafif bir kahvaltı veya 1 dilim sebzeli ve peynirli gözleme yanına 1 su bardağı ayran veya tam sütle hazırlanmış taneli tahıl gevreği ve meyve salatası olabilir.</p><p>Kaynak : Mahmure.com</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/ramazan-ayinda-saglikli-beslenme.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> </channel> </rss>
<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk: basic
Page Caching using disk: basic (User agent is rejected)
Database Caching 1/21 queries in 0.158 seconds using disk: basic

Served from: www.sedasayan.net @ 2012-02-09 08:28:03 -->
