<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> <rss
version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Seda Sayan &#187; Bilgi</title> <atom:link href="http://www.sedasayan.net/marketing/bilgi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>http://www.sedasayan.net</link> <description></description> <lastBuildDate>Sat, 31 Jul 2010 14:53:18 +0000</lastBuildDate> <generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator> <language>en</language> <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod> <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency> <item><title>Mutluluk adası Bali</title><link>http://www.sedasayan.net/mutluluk-adasi-bali.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/mutluluk-adasi-bali.html#comments</comments> <pubDate>Sat, 17 Apr 2010 18:08:13 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Bilgi]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1738</guid> <description><![CDATA[Kumsalları, dalışa elverişli koyları, değişik coğrafyası, mistik yaşamı, törenleri, müziği ve cana yakın insanlarıyla ziyaret edenleri hemen etkisi altına alıyor
Endonezya&#8217;nın binlerce adasından sadece biri olmasına rağmen Bali, ülkenin en ünlü turizm merkezi. Kumsalları, dalışa elverişli koyları, değişik coğrafyası, mistik yaşamı, törenleri, müziği ve cana yakın insanlarıyla ziyaret edenleri hemen etkisi altına alıyor.
El işi takı atölyelerini [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft size-medium wp-image-1739" title="Royalty Free" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/bali_021p-300x236.jpg" alt="" width="300" height="236" />Kumsalları, dalışa elverişli koyları, değişik coğrafyası, mistik yaşamı, törenleri, müziği ve cana yakın insanlarıyla ziyaret edenleri hemen etkisi altına alıyor<br
/> Endonezya&#8217;nın binlerce adasından sadece biri olmasına rağmen Bali, ülkenin en ünlü turizm merkezi. Kumsalları, dalışa elverişli koyları, değişik coğrafyası, mistik yaşamı, törenleri, müziği ve cana yakın insanlarıyla ziyaret edenleri hemen etkisi altına alıyor.</p><h2><strong>El işi takı atölyelerini gezin</strong></h2><p>Bali sadece turizm açısından değil, egzotik yiyecekleri ve el işçiliğiyle de dünyada adından söz ettiren bir ada. Bu küçücük adayı ikiye bölen dağlar, değişik iklim koşulları ve toprak tipleri oluşmasını sağlıyor. Bu sayede çok çeşitli ürünler yetiştirilebiliyor. Geziniz sırasında adanın güneyindeki pirinç tarlalarını da görmelisiniz. İç taraflarda ise nefis meyveler ve kahve var. Mango, ananas, papaya ve birçok egzotik meyveyi en taze halleriyle tadabilirsiniz.<br
/> Ubud bölgesi ise tahtaları ve taşları dantel gibi işleyen imalathaneler, gümüş ve altından yapılmış el işi takıların satıldığı dükkanlar, resim atölyeleriyle öne çıkıyor. Adaya özgü motiflerin işlendiği tekstil ürünleri ise hediyelik için düşünülebilir.</p><h2><strong>Maymunlar Ormanı</strong></h2><p><strong><span
id="more-1738"></span><br
/> </strong></p><p>Bali&#8217;de, genelde tapınakların etrafında yaşayan ve serbestçe gezinen maymunlar kutsal sayılıyor. Ubud bölgesinde bulunan ve her ay en az 10 bin kişinin ziyaret ettiği kutsal Maymunlar Ormanı&#8217;nda, bu oyuncu ama aynı zamanda hırsız hayvanları yakından gözlemleyebilirsiniz. Tropik ormanda yapacağınız yürüyüşte ceplerinize, başınızdaki gözlüğe ve şapkaya, elinizdeki yiyeceklere çok dikkat edin. Zira yol boyunca size eşlik edecek olan maymunlar, göz açıp kapayıncaya kadar üstünüze tırmanıp bunları kapıyor ve aynı hızla bir ağaca kaçıyorlar. Ziyaret için sabah erken veya akşamüstü saatleri en uygun zamanlar. Bu arada, ormanın içindeki Pura Dalem tapınağını gezmeyi de ihmal etmeyin.</p><h2>Balayı adası</h2><p>Bali bembeyaz kumlu plajları, yemyeşil pirinç tarlaları, mistik kültürü, renkli törenleri, kutsal tapınakları, cana yakın insanları, egzotik doğası ve yumuşak iklimiyle balayı için ideal destinasyon. Balayını burada geçirmeyi düşünen çiftler, kendilerine bir villa da kiralayabiliyorlar. Çoğu otel ise balayı çiftlerine özel odalar sunuyor. Bali, başbaşa güneşin doğuşunu seyredeceğiniz plajlardan dalış yapacağınız koylara, pirinç tarlalarına bakıp dinleneceğiniz otellerlere kadar herkese ve her tarza hitap eden seçenekler sunuyor.<br
/> Adanın bir başka özelliği de sağlık, güzellik, arınma ve rahatlama sunan ünlü SPA&#8217;ları. Hemen her otelin ayrı bir SPA bölümü var; burada çiftler için özel hazırlanmış odalarda egzotik yağlar ve kokular eşliğinde yaptıracağınız Bali masajı, tatilinizin unutulmaz anlarından biri olacaktır.</p><h2>Kuta bölgesi eğlencenin merkezi</h2><p>&#8220;Bu kadar tapınak, doğa gezisi, orman, pirinç tarlası yeterli. Biraz da eğlenelim&#8221; dediğiniz anda, bizim Bodrum&#8217;u andıran Kuta bölgesine gidin. Gün boyu upuzun sahilinde güneşlenip denize girin, sörf gibi deniz sporları yapın.<br
/> Adanın güneyindeki Kuta, havanın kararmasıyla birlikte canlılığını kazanmaya başlıyor. Restoranlar, barlar, gece kulüpleri çoğunluğu Avustralya ve İngilizlerden oluşan turistlerle doluyor. Geceleri de açık olan dükkanların, dövmecilerin, otel, pub ve fast food lokantalarının yan yana sıralandığı sokaklarıyla Kuta, adanın geri kalan bölgeleriyle büyük bir kontrast oluşturuyor. Burada yapılacak en zevkli şeylerden biri, elinize içeceklerinizi alıp kumlara uzanarak günbatımını izlemek.</p><h2>Nasıl gidilir?</h2><p>20 SAATTE GİDİLİYOR<br
/> Bali&#8217;ye İstanbul&#8217;dan Singapur, Hong Kong ya da Bangkok aktarmalı olarak uçabilirsiniz. Yolculuk toplam 20 saat sürüyor.</p><p>Ne yenir?</p><p>PİRİNÇ YEMEKLERİ<br
/> Pirinç üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri Endonezya olduğu için Bali mutfağının temel maddesi de pirinç ve çeşitli baharatlar. Sarı pirinçten yapılan Nasi Kuning en bilinen yemeklerden.</p><h2>NEREDE KALINIR?</h2><p>LÜKS OTEL CENNETİ<br
/> Ada lüks oteller ve tatil köyleriyle dolu. Four Seasons, Bulgari Resort ve Aman grubunun otelleri, en iyiler arasında. Ama daha uygun fiyatlı seçenekler de var.</p><p>ALIŞVERİŞ<br
/> YEDEK BAVUL LAZIM<br
/> Bu küçük adadaki 90 bin üretici; her türlü tahta, taş ve mermerden elle ince ince işlenmiş heykel, mobilya ve çeşitli süs eşyaları, resimler, tekstil ürünleri, altın ve gümüş mücevherler satıyor. Üstelik fiyatlar çok uygun.<br
/> <a
href="http://galeri.haberturk.com/galeri/index/401828" target="_blank">FOTO-GALERİ İÇİN TIKLAYINIZ</a></p><p>Özlem Avcıoğlu / Gazete Habertürk</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/mutluluk-adasi-bali.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Doğayı koruyacaksanız, bu yol da var</title><link>http://www.sedasayan.net/dogayi-koruyacaksaniz-bu-yol-da-var.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/dogayi-koruyacaksaniz-bu-yol-da-var.html#comments</comments> <pubDate>Fri, 02 Apr 2010 18:59:35 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Bilgi]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1717</guid> <description><![CDATA[Değerli Dostlar, Yeryüzünüm aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. bu sene (2010) dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, yani toprağın bereketinin yüksek olacağı bir yıl. .
Bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="size-full wp-image-1718  alignleft" title="kurak-agac" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/kurak-agac.jpg" alt="" width="216" height="117" />Değerli Dostlar, Yeryüzünüm aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. bu sene (2010) dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, yani toprağın bereketinin yüksek olacağı bir yıl. .</p><p>Bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün.</p><p>Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın ( yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir,  aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler…</p><p><span
id="more-1717"></span></p><p>Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir ! Bunu yapmayın ve yaptırmayın.</p><p>Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan yada dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış.</p><p>En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet&#8230;</p><p>Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım…</p><p>Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır.</p><p>Poşete koymadığınız her çekirdek için şimiden teşekkürler,</p><p>Doğa Gönüllüleri Derneği</p><p>LÜTFEN BU YAZIYI TÜM DOSTARIMIZLA PAYLAŞALIM&#8230;</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/dogayi-koruyacaksaniz-bu-yol-da-var.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>1</slash:comments> </item> <item><title>Kalın değil kat kat giyinin</title><link>http://www.sedasayan.net/kalin-degil-kat-kat-giyinin.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/kalin-degil-kat-kat-giyinin.html#comments</comments> <pubDate>Mon, 14 Dec 2009 08:10:16 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Bilgi]]></category> <category><![CDATA[İnce ve Kat Kat Giyin]]></category> <category><![CDATA[Kalın Giyecekler]]></category> <category><![CDATA[Kış Ayların]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1610</guid> <description><![CDATA[Kış Aylarında Kalın Giyecekler Yerine İnce ve Kat Kat Giyinilmesinin Daha Sağlıklı Olduğu Belirtildi.
Kış aylarında kalın giyecekler yerine ince ve kat kat giyinilmesinin daha sağlıklı olduğu belirtildi. Sakarya Vatan Hastanesi Başhekimi Dr. Dursun Bostancı, kalın giysilerin, hareket etmek gibi fiziksel aktiviteleri zorlaştırma yanında terlemeye sebep olduğunu, bunun da soğuk kış günlerinde soğuk algınlığı ve [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" src="http://images.habervitrini.com/haber_resim/usumek3_200.jpg" alt="Kalın değil kat kat giyinin" width="118" height="118" /><strong>Kış Aylarında Kalın Giyecekler Yerine İnce ve Kat Kat Giyinilmesinin Daha Sağlıklı Olduğu Belirtildi. </strong></p><p>Kış aylarında kalın giyecekler yerine ince ve kat kat giyinilmesinin daha sağlıklı olduğu belirtildi. Sakarya Vatan Hastanesi Başhekimi Dr. Dursun Bostancı, kalın giysilerin, hareket etmek gibi fiziksel aktiviteleri zorlaştırma yanında terlemeye sebep olduğunu, bunun da soğuk kış günlerinde soğuk algınlığı ve gribal hastalıklara davetiye çıkardığını söyledi.</p><p><span
id="more-1610"></span></p><p>Bostancı, Cihan Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, kış aylarında iç çamaşırı üzerine kalınca bir kazak türü giysi, bunun üzerine kışlık bir kaban şeklinde bir giyinmenin doğru olmadığını kaydetti. Bu tür bir giyinmenin yürümek gibi basit bir fiziksel aktiviteyi bile zorlaştırmanın yanında, terlemeyi de kolaylaştıracağına dikkat çeken Bostancı, &#8220;Kışın terlemek kolay üşütmeye sebep olur. Üşütmek de vücudun bağışıklık sistemini zayıflatır. Bu da başta soğuk algınlığı olmak üzere gribal enfeksiyonlara davetiye çıkarır.&#8221; dedi.</p><p>Tek parçadan oluşan kalın giysilerin giyilmesi durumunda, kişinin dışarıda ve iç mekânlarda terleyeceğini hissettiği zaman yapabileceği bir şey olmayacağını ifade eden Bostancı, ancak ince ve üst üste giyinilmesi durumunda bir iki parçanın çıkarılarak terlemenin önüne geçilebileceğini kaydetti.</p><p>KIŞIN DOĞRU GİYİNME</p><p>Bostancı, kışın doğru giyinme şekli konusunda ise şu önerilerde bulundu: &#8220;Giyilen giysilerin mutlaka yüzde yüz pamuklu olmasına dikkat edilmeli. İç çamaşırının üzerine kalın bir kazak ve dışarı çıkarken onun üzerine kışlık bir mont ya da pardösü giyilmesini tavsiye etmiyoruz. İç çamaşırından sonra pamuklu bir gömlek, onun üzerine yine pamuklu ve kalın olmayan bir kazak ve süveter, dışarı çıkarken de ceket ve yine çok kalın olmayan bir mont pardösü giyilebilir. Havanın ve ortamın durumuna göre bir iki parçayı çıkarma şansımız olur. Ancak kalın ve tek parçadan oluşan giyecek de bu mümkün değildir. Ayrıca iç mekânda da kalın giysiler yine terlemeye sebep olur. Bu şekilde dışarı çıkıldığında ise soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara yakalanmak kaçınılmaz olur.&#8221;</p><p>(CİHAN)</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/kalin-degil-kat-kat-giyinin.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Perseids Göktaşı Yağmuru</title><link>http://www.sedasayan.net/perseids-goktasi-yagmuru.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/perseids-goktasi-yagmuru.html#comments</comments> <pubDate>Tue, 11 Aug 2009 22:36:54 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Bilgi]]></category> <category><![CDATA[Perseids]]></category> <category><![CDATA[Perseids hakkında bilgi]]></category> <category><![CDATA[Perseids ne işe yarar]]></category> <category><![CDATA[Perseids nedir]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1435</guid> <description><![CDATA[Yaz gecelerine denk düşen bu göktaşı yağmuru, göktaşı yağmurlarının en tanınanıdır. Gökyüzü tutkunları gözlem programlarını göktaşı yağmurunu görebilmek için  bu tarihler arasına denk getirmeye calışırlar. Amatör gökyüzü gözlemcilerinin heyecanla bekledikleri 10. Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği de, 17-19 Ağustos tarihleri arasında, Bursa-Uludağ&#8217;da yapılacak. Gezegenimiz 17 Temmuz &#8211; 24 Ağustos tarihleri arasında, Güneş çevresinde 130 yılda [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" src="http://www.koeri.boun.edu.tr/astronomy/buay/perseid02_s.gif" border="0" alt="Perseids Göktaşı Yağmuru" width="184" height="108" />Yaz gecelerine denk düşen bu <span
style="text-decoration: underline;">göktaşı yağmuru</span>, göktaşı yağmurlarının en tanınanıdır. Gökyüzü tutkunları gözlem programlarını göktaşı yağmurunu görebilmek için  bu tarihler arasına denk getirmeye calışırlar. Amatör gökyüzü gözlemcilerinin heyecanla bekledikleri 10. Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği de, 17-19 Ağustos tarihleri arasında, Bursa-Uludağ&#8217;da yapılacak. Gezegenimiz 17 Temmuz &#8211; 24 Ağustos tarihleri arasında, Güneş çevresinde 130 yılda bir tur atan Swift-Tuttle kuyrukluyıldızının yörüngesinde bıraktığı kalıntıların içinden geçer.</p><p><span
id="more-1435"></span></p><p>Bu yıl gerçekleşecek göktaşı yağmuru sırasında olağanüstü bir artış beklenmemektedir. Göktaşı sağanağının en yoğun olacağı gecelerin 11-12 ve 12-13 Ağustos geceleri olması beklenmekte. Yandaki gök haritasından da görülebileceği gibi göktaşları kuzey-doğu yönünde gece yarısından sonra yükselen Perseus takımyıldızından yağıyormuş gibi görülecekler. Yerleşim yerlerinden uzak çok karanlık bölgelerden saatte 100 kadar göktaşının görülmesi beklenmekte. O tarihlerde gece boyunca Ay&#8217;ın olmaması gözlem için uygun koşullar oluşturmaktadır. Işık kirliliğine uğramamış şehir ışıklarından uzak olabildiğince karanlık bir yeri gözlem alanı olarak seçebilirseniz, göktaşlarını görme şansınız daha da artacaktır.</p><h2>GÖKTAŞI YAĞMURLARI NEDİR ?</h2><p><img
class="alignleft" src="http://www.koeri.boun.edu.tr/astronomy/buay/leonids01.jpg" border="2" alt="Perseids Göktaşı Yağmuru" hspace="5" vspace="5" width="190" height="225" />Güneş çevresinde değişik yörüngelerde dolanan irili ufaklı her türlü kaya parçasına göktaşı denir.  Kuyrukluyıldızların yörüngelerinde dolaşırken tamamen parçalandıklarında geriye kalan katı küçük çekirdek parçaları ve yine bu bozulma ve parçalanma süreci sırasında yörüngelerinde bıraktıkları kuyrukluyıldız maddesi göktaşlarının kaynağıdır. Ayrıca  Apollo türü parçalanmış küçük gezegen artıklarına da göktaşı denir. Bunların boyutları 10 km çaplı kaya parçalarından, 1 mikron büyüklüğündeki toz parçacıklarına kadar değişir. Göktaşlarının büyük olanlarının kökeni küçük gezegenler, küçük olanların kökeni ise kuyrukluyıldızlardır. Eğer uzayda bol miktarda bulunan bu göktaşlarının<img
class="alignright" src="http://www.koeri.boun.edu.tr/astronomy/buay/leonids_mov.gif" border="0" alt="" width="234" height="176" /> yörüngeleri Dünya&#8217;mızın yörüngesi ile kesişirse, göktaşı büyük bir hızla (12-72 km/sn) atmosfere girer. Bu sırada meydana gelen sürtünme ile göktaşı ısınır, yanar ve ışık saçmaya başlar. Halk dilinde bu olaya yıldız kaydı denir. Özellikle açık yaz gecelerinde her insanın yıldız kayması olarak gördüğü hatta niyet tuttuğu bu ilginç görüntünün aslında uzaydaki yıldızlarla hiç bir ilişkisi yoktur. Göktaşının parlaklığının birden arttığı yanma işlemi bize çok yakın bir konumda, Dünya atmosferinde meydana gelir. Yılın belirli gecelerinde kayan yıldızların sayısı çok artar. İşte bu olaya göktaşı yağmuru adı verilir. Göktaşı yağmurunun hızlandığı gecelerde göktaşlarının yıldızlara göre gökyüzünde  izlediği yol bir gök atlası üzerine çizilirse, tüm bu yolların aynı noktada kesiştiği görülür. Yani o gece, tüm göktaşları gök yüzünde sanki bu noktadan geliyormuş gibi görülürler. Gökyüzündeki bu noktaya saçılma (radyan) noktası denir. Aslında hepsi birbirine paralel yörünge izleyen göktaşları atmosfere girmektedir. O geceki göktaşı yağmuru bu saçılma noktasının bulunduğu takımyıldızın adı ile anılır. Örneğin; Perseid, Leonid göktaşı yağmuru gibi.<br
/> Yeryüzün&#8217;den yaklaşık 120 km yukarıda yanarak ışık saçmaya başlayan göktaşlarının çoğu 60 km üstümüzde yanıp yok olur. Bunlar boyutları çok küçük olanlardır. Eğer göktaşı yeterince büyükse yanan kısmından artan <img
src="http://www.koeri.boun.edu.tr/astronomy/buay/leonids04.jpg" border="2" alt="" hspace="5" vspace="5" width="235" height="216" align="LEFT" />parçalar yeryüzüne kadar ulaşabilir. Böyle büyük olanlar gökyüzünde çok daha fazla ışık saçtığı için bunlara ateş topu denir. Yeryüzüne ulaşan göktaşlarının sayısı çok azdır. Bu yağmurlardan sonra zaman zaman 2-3 tane tuğla büyüklüğünde göktaşı bulunmaktadır. Dünya&#8217;ya ulaşabilen göktaşları yandığından rengi siyahtır. Atmosferde gazla sürtünmesinden dolayı da yüzeyi cilalanmış gibi düzdür.<br
/> Yörüngesi bilinmeyen çapı bir kaç yüz metreden daha büyük bir göktaşıyla çarpışmanın çok nadiren yüzbinlerce yılda bir olduğu bilinmektedir. Olası çarpışma tehlikelerinden korunmak için NASA&#8217;da sürekli bir gözlem programı sürdürülmektedir</p><p>bilgi : http://www.koeri.boun.edu.tr/astronomy/buay/perseids.html</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/perseids-goktasi-yagmuru.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Kaslan Nedir, Nasıl Bir Hayvandır</title><link>http://www.sedasayan.net/kaslan-nedir-nasil-bir-hayvandir.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/kaslan-nedir-nasil-bir-hayvandir.html#comments</comments> <pubDate>Sun, 12 Apr 2009 19:27:36 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Bilgi]]></category> <category><![CDATA[kaslan]]></category> <category><![CDATA[kaslan hayvanı]]></category> <category><![CDATA[kaslan nasıl bir hayvandır]]></category> <category><![CDATA[kaslan nedir]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1084</guid> <description><![CDATA[Liger, Türkçe Asplan veya Aslanka olarak da bilinir, erkek aslanla dişi kaplanın çiftleşmesinden ortaya çıkan yavruya verilen isim. Bu isim ingilizcedeki aslan (lion) ve kaplan (tiger) kelimeleri birleştirilerek türetilmiştir.
.
.
.
.
.
ÖzellikleriBu melez canlı kedigiller familyasının en dev üyesi olarak kabul edilir. Ortalama bir erkek aslan 250, bir erkek kaplan 300 kilogram olarak yaşamlarını sürdürürken, aslan baba ile [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" src="http://www.duymadim.com/wp-content/145.jpg" alt="Kaslan Nedir, Nasıl Bir Hayvandır" width="156" height="198" />Liger, Türkçe Asplan veya Aslanka olarak da bilinir, erkek aslanla dişi kaplanın çiftleşmesinden ortaya çıkan yavruya verilen isim. Bu isim ingilizcedeki aslan (lion) ve kaplan (tiger) kelimeleri birleştirilerek türetilmiştir.</p><p>.</p><p>.</p><p>.</p><p>.</p><p>.</p><h2><span
class="mw-headline">Özellikleri</span></h2><p><span
id="more-1084"></span></p><div
class="alignleft"><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 120x90, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "1081805972";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></div><p>Bu melez canlı kedigiller familyasının en dev üyesi olarak kabul edilir. Ortalama bir erkek aslan 250, bir erkek kaplan 300 kilogram olarak yaşamlarını sürdürürken, aslan baba ile kaplan anneden doğan bu melez canlının ölene kadar büyüyüp serpilebilme yetenekleri vardır. Sibirya kaplanının iki katı büyüklüğüne erişebilirler.  Genellikle hayvanlar dünyasındaki melez canlıların kısır olmasına karşılık, ligerler az rastlansa da üretkendirler. Ligerlerin dişileri bazen doğurgan olabilirken erkekler kısırdır. Hem kaplan gibi çizgileri hem de aslanlardan aldıkları noktaları vardır. Ayakta durduklarında 4 metre kadar olabilirler.</p><h2>Ortaya çıkışları</h2><div
class="alignleft"><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></div><p>Ligerler insanların laboratuvarlarda özellikle ürettikleri bir canlı olmamasına rağmen hayata gelmelerinde insan payı da yok değildir.  Ligerler kaza eseri oluşan durumlar sonucu ortaya çıkmışlardır. Normal şartlar altında aslanların ana vatanının Afrika, kaplanlarınkinin ise Asya olduğunu düşünüldüğünde ligerlerın hayata gelmeleri imkânsız gibi görünür. Fakat 2. Dünya Savaşı&#8217;ndan bu yana hayvanların doğal bulundukları yerlerden ayırılıp hayvanat bahçeleri ya da sirk gibi merkezlerde bir arada tutulmalarının sonucunda ligerler dünyaya gelmişlerdir. <script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 468x15, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "8223481454";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></p><p><img
src="http://www.hafif.org/imaj/anon10500/aslan7md1-2.jpg" alt="" /></p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/kaslan-nedir-nasil-bir-hayvandir.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Obua Nedir.?</title><link>http://www.sedasayan.net/obua-nedir.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/obua-nedir.html#comments</comments> <pubDate>Thu, 26 Feb 2009 20:18:56 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Bilgi]]></category> <category><![CDATA[obua]]></category> <category><![CDATA[obua çalgısı]]></category> <category><![CDATA[obua nedir]]></category> <category><![CDATA[obua reklamı]]></category> <category><![CDATA[obuva]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=709</guid> <description><![CDATA[Obua, abanoz, gül, şimşir, sedir ağacı gibi sert ve dayanıklı ağaçlardan yapılan nefesli çalgı.
Günümüzde sert plastik bir madde olan ebonitten yapılan obualar da vardır. Obuanın yukarıdan aşağıya doğru gittikçe genişleyen konik bir yapısı vardır üst gövde, alt gövde ve kalak olam üzere üç parçanın birleşmesi ile oluşur. En üstte ince ve üçük bir metal boru [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" src="http://www.muzikfakultesi.com/portal/files/obua_550.jpg" alt="" width="156" height="156" />Obua, abanoz, gül, şimşir, sedir ağacı gibi sert ve dayanıklı ağaçlardan yapılan nefesli çalgı.<br
/> Günümüzde sert plastik bir madde olan ebonitten yapılan obualar da vardır. Obuanın yukarıdan aşağıya doğru gittikçe genişleyen konik bir yapısı vardır üst gövde, alt gövde ve kalak olam üzere üç parçanın birleşmesi ile oluşur. En üstte ince ve üçük bir metal boru bulunur. Bunun üzerine çift kamışlı ağızlık takılır. Bu ağızlık, titizlikle seçilen ve yine titizlikle hazırlanıp yontulan çok ince iki kamış parçasından oluşur. Kamışlar birbirine balmumlu iplikle bağlanarak birleştirilir.Sesler bu kamışa üflenerek elde edilir. Çalıcının nefesi ile titreşime geçirdiği kamış, boru içindeki havayı titreştirerek ses elde edilmesini sağlar. Çalıcının sol eli yukarıda, sağ eli ise aşağıda yere doğru az eğimli olarak tutulur. Modern obualarda metal bir mekanizma, obuanın gövdesindeki delikleri açıp kapatmak için çalıcıya çok büyük bir kolaylık sağlar. Önceleri Boehm sistemi obua üzerinde pek başarılı olmadığından dolayı Fransız konservatuar sistemi diye adlandırılan bir perde sistemi obuada genellikle kullanılagelmiştir. Günümüzde bazı obua yapımcıları, geliştirilmiş boehm mekanizmasını obuaya başarılı bir şekilde uygulamaktadırlar.<br
/> <span
id="more-709"></span> ===Ses Genişliği===<br
/> Obuanın notaları sol anahtarı ile yazılır. Sol anahtarı ,içindeki ilk oktavın Si bemol sesinden başlayarak üçüncü oktavdaki sol sesine kadar bir genişliğe sahiptir. Bu genişlik içinde diatonik ve kromatik bütün sesler elde edilir. Fakat, üçüncü oktav içindeki mi bemol sesinden daha ince olan sesler pek kullanılmaz. Si bemolden la sesine kadar kromatik olarak, perdeler aracılığı ile aşağıdan yukarıya doğru ses deliklerinin açılması yoluyla elde edilir. Daha incedeki sesler, dudak ve nefesin ayarlanmaası ve yardımcı bir perde sayesinde elde edilir. Obuada iki adet oktav perdesi vardır ve bu perdeler kullanıldığında, birinci oktavdaki esas seslerin doğuşkanları elde edilir.</p><p>===Tınlama Bölgeleri===</p><p>Obua kendi içinde farklı tınlayan üç ses bölüğmüne sahiptir. Kalın ses bölgesi : En pes ses olan si bemolden bir sonraki fa sesine kadar olan ses genişliğidir. Kaba, metalik ve agresif bir tınısı vardır. Genizden geliyormuş hissi uyandırtan bu sesleri yumuşak ve kısık bir nüansta çalmak oldukça zordur.<br
/> # Orta ses bölgesi : Birinci oktavdaki fa sesinden ikinci oktavın son sesi olan si bemol sesina kadar olan kısımdır. Bu kısımda kalın ses bölgesine oranla sesler daha yumuşak ve doğaldır. Ayrıca Obuanın en güzel sesleri bu genişlik içinde yer alır. Tatlı, ılık ve ve obuaya kendi kişiliğini kazandıran ses rengi bu oktavda mevcuttur. Eserlerde obuaya verilen en güzel sololar yine bu ses genişliği içinde yazılmıştır.<br
/> # İnce ses bölgesi : İkinci oktavın son sesi olan si bemolden sonraki ince seslerdir. İnceldikçe obua ses renginden uzaklaşır, daha yırtıcı ve ince seslere dönüşür. En ince seslerde entonasyon kaybı muhtemeldir ve genelde de kullanılmaz. Özel efekler yaratılmak istendiğinde oldukça kullanışlı olabileceği durumlarda vardır. Bu eserler genelde modern dönemlerde büyük orkestralar için yazılmış senfonik eserlerdir. ===Obuanın Teknik Özellikleri=== Obua, virtüozite bakımından flüt kadar hünerli bir çalgı değildir.Gerektiğinde bağlı veya dilli pasajları büyük bir ustalıkla çalabileceği gibi aslında çalınma tekniği ve ses rengine pek uyumlu uygun değildir. Küçük karakteristik ezgiler ve özellikle orta ses bölgesinde yazılmış, tatlı, cantabile (şarkı söyler gibi) çalınan ezgiler obuanın asıl karakterine uygun ve etkilidir. Çalınış sırasında kamış çalıcının ağızının iç kısmında bulunduğu için, çift, üç ve kurbağa dili gibi tekniklerin çalınması oldukça güçtür. Bu tür durumlar obuada ender görülür ve zaten obua edebiyatına özgü bir tarz değildir. Ancak obua bunlara karşıt olarak tek dille oldukça hızlı pasajlar çalabilir. Bu teknikte çalınan stakato (İt. staccato) pasajlar, keskin, kuru, hafif ve narin niteliklerde diğer bütün tahta üflemeli çalgılarda üstündür. Orkestradaki en önemli görevleri : İlk olarak solo bir çalgı olduğunu unutmamamız gereken bir enstrüman olan obua bazı durumlarda diğer gruplarla unison olarak da çalabilir ve diğer çalgıların ses rengini zenginleştirebilir ve hatta gereken yerlerde eşlik amaçlı kısa figürlerde kullanılabilir. Diğer tahta nefeslilerle çok iyi kaynaşır ve uyumlu tınılar ortaya çıkarabilir. Esprili, alaycı veya şakacı bir etki için obuaya özellikle kalın seslerde stakato pasajlar verilebilir. Fakat yinede obuanın ana karakteri ne olursa olsun, tatlı, cantabile, dokunaklı ve halk ezgilerinin güzel akıcı melodilerini icra etmek için benzersiz bir ses rengi olan bir enstrümandır ki besteciler genelde de bu şekilde kullanmayı tercih etmişlerdir.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/obua-nedir.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>6</slash:comments> </item> </channel> </rss>
<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk
Page Caching using disk (user agent is rejected)
Database Caching 8/14 queries in 0.007 seconds using disk

Served from: www.sedasayan.net @ 2010-08-01 08:36:15 -->