<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> <rss
version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Seda Sayan &#187; Diyet</title> <atom:link href="http://www.sedasayan.net/marketing/diyet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>http://www.sedasayan.net</link> <description></description> <lastBuildDate>Sat, 31 Jul 2010 14:53:18 +0000</lastBuildDate> <generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator> <language>en</language> <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod> <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency> <item><title>Evde kilo vermek için neler yapılmalı ?</title><link>http://www.sedasayan.net/evde-kilo-vermek-icin-neler-yapilmali.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/evde-kilo-vermek-icin-neler-yapilmali.html#comments</comments> <pubDate>Sun, 14 Mar 2010 00:48:00 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[Güzellik]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[evde diyet]]></category> <category><![CDATA[evde kendi başıma kilo vermek istiyorum]]></category> <category><![CDATA[evde kilo ver]]></category> <category><![CDATA[evde kilo vermek]]></category> <category><![CDATA[evde zayıflamak]]></category> <category><![CDATA[evde zayıflamak istiyorum]]></category> <category><![CDATA[kendi başına kilo verme]]></category> <category><![CDATA[zayıflama formülleri]]></category> <category><![CDATA[zayıflamak için neler yapabilirim]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1670</guid> <description><![CDATA[Birçok kişinin önemsemediği ya da vakit ayıramadığı egzersizler, sadece kilolardan korumuyor. Reader&#8217;s Digest dergisindeki habere göre düzenli yapılan egzersiz sonrası günlük yaşantıda daha fazla enerjik olunurken, stres ve sıkıntılar azalıyor.
Bilim adamlarına göre egzersiz sonrası zekâ daha keskin çalışıyor, iyi kolesterol en az yüzde 20 yükseliyor.
1. Daha fazla enerji: Egzersiz, insanı daha fazla enerjik hissettirir. New [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><a
href="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/zayıflamak.jpg"></a><a
href="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/zayıflamak.jpg"><img
class="alignleft size-thumbnail wp-image-1671" title="zayıflamak" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/zayıflamak-150x150.jpg" alt="" width="132" height="132" /></a>Birçok kişinin önemsemediği ya da vakit ayıramadığı egzersizler, sadece kilolardan korumuyor. Reader&#8217;s Digest dergisindeki habere göre düzenli yapılan egzersiz sonrası günlük yaşantıda daha fazla enerjik olunurken, stres ve sıkıntılar azalıyor.</p><p>Bilim adamlarına göre egzersiz sonrası zekâ daha keskin çalışıyor, iyi kolesterol en az yüzde 20 yükseliyor.</p><p>1. Daha fazla enerji: Egzersiz, insanı daha fazla enerjik hissettirir. New Orleans Üniversitesi&#8217;nden bilim adamları, 50 dakikalık aerobik egzersizi öncesinde ve sonrasında42 katılımcıdan ruh durumlarını değerlendirmelerini istedi. Katılımcıların çoğu, biraz ter attıktan sonra kendilerini daha az sinirli ve yorgun hissettiklerini söyledi.</p><p><span
id="more-1670"></span></p><table><tr><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td></tr></table><p>1997 yılındaki bir çalışmada, araştırmacılar 10 dakikalık tempolu yürüyüşün insanlara şekerleme yemekten daha fazla enerji verdiğini buldular. Peki, bu nasıl olabilir? Egzersiz, enerjinizi artıran hormonu yükseltiyor. Böylece kendinizi daha enerjik hissediyorsunuz.</p><p>2. Daha az stres: Basit bir antrenman bile stresinizi ve sıkıntınızı hafifletebiliyor. Indiana Üniversitesi&#8217;nde yapılan deneyde, araştırmacılar 20 dakikalık egzersiz öncesinde ve sonrasında 15 katılımcının üzüntü seviyesini ölçmek için psikolojik testler kullandılar. Katılımcıların hepsi egzersizden 1 ya da 2 saat sonrasına kadar daha az üzüntü hissettiklerini bildirdiler. Egzersiz, serotonin gibi pozitif ruh haliyle ilişkili beyin kimyasallarının akışını hızlandırıyor. Ayrıca, egzersiz iç vücut sıcaklığını da artırıyor ve gevşeme sağlıyor.</p><table><tr><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 120x90, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "1081805972";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></td><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 120x90, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "1081805972";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></td></tr></table><p>3. Daha keskin zekâ: İngiltere&#8217;nin Middlesex Üniversitesi&#8217;nde görevli bilim adamları, 63 kişilik grupta yeni fikirler geliştirme yeteneklerini test ettiler. Bu testler aerobik egzersizi yaptıktan ve video izledikten sonra yapıldı. Egzersizden sonra, deneydeki katılımcılar yeni fikir geliştirme konusunda daha pozitiftiler ve daha fazla puan kazandılar.</p><p>4. Daha sağlıklı damarlar: Fiziksel aktivite iyi kolesterolü en az yüzde 20 oranında yükseltiyor. İyi kolesterol, vücudun damarları tıkayan kötü kolesterolden kurtulmasına yardım ediyor. Çalışmalar, Yüksek Yoğunluklu Lipo-proteinlerin (HDL) damarlarda biriken kolesterolü topladığını ve zarar veremeyecekleri bir yere götürdüğünü gösteriyor. Egzersizin, damarlara diğer faydası, trigliserid olarak isimlendirilen kandaki yağ parçacıklarının seviyesi yüzde 40 oranında düşürmesidir. Egzersiz trigliseridleri yağ asitlerine çeviriyor. Egzersiz yaptığınızda, depolanan yağları yakıyorsunuz. Böylece hem kilo veriyorsunuz, hem de kandaki trigliserid seviyesini düşürüyorsunuz. Trigliserid seviyesinin düşmesi kalp hastalığı riskinin azalması anlamına geliyor.</p><p>5. Daha iyi savunma: Egzersize başladığınız anda, kalbiniz hızlı çarpmaya başlıyor ve kan basıncınız dalgalanıyor. Çalışmalar, egzersiz yapan insanların yüzde 40-50 daha az hastalandıklarını gösteriyor.</p><p>Kaynak : Zaman Gazetesi</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/evde-kilo-vermek-icin-neler-yapilmali.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Doktora gitmeden obez olup olmadığınıza kendiniz karar verin</title><link>http://www.sedasayan.net/doktora-gitmeden-obez-olup-olmadiginiza-kendiniz-karar-verin.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/doktora-gitmeden-obez-olup-olmadiginiza-kendiniz-karar-verin.html#comments</comments> <pubDate>Wed, 08 Apr 2009 11:13:49 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[obezite kontrol etmek]]></category> <category><![CDATA[obezite nedenleri]]></category> <category><![CDATA[obezite nedir]]></category> <category><![CDATA[obezite ölçüm testi]]></category> <category><![CDATA[obezite sebepleri]]></category> <category><![CDATA[obeziteden korunmak]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1062</guid> <description><![CDATA[Obezite (şişmanlık) : Vücuttaki yağ oranının artmasına denir.
Eskiden kilolu olmak sağlıklı olmakla neredeyse aynı kefeye konulurdu. Ancak günümüzde bu düşünce bir hayli değişti.
İnsan vücudundaki her fazla kilonun, sağlığı tehdit ettiği hatta ömrü kısalttığı gösterildi. Buna karşın hâlâ toplumumuzda, çocukların tombul olması, bebeklerin boğum boğum olması annelerin hoşuna gidiyor. Fakat son yıllarda yapılan araştırmalar tombul çocukların [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft size-thumbnail wp-image-1063" title="obez" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/obez-150x150.jpg" alt="obez" width="150" height="150" />Obezite (şişmanlık) : Vücuttaki yağ oranının artmasına denir.</p><p>Eskiden kilolu olmak sağlıklı olmakla neredeyse aynı kefeye konulurdu. Ancak günümüzde bu düşünce bir hayli değişti.</p><p>İnsan vücudundaki her fazla kilonun, sağlığı tehdit ettiği hatta ömrü kısalttığı gösterildi. Buna karşın hâlâ toplumumuzda, çocukların tombul olması, bebeklerin boğum boğum olması annelerin hoşuna gidiyor. Fakat son yıllarda yapılan araştırmalar tombul çocukların ileride, aşırı kilolu, yani obez olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.</p><p>Obezite vücutta sağlığı tehlikeye sokacak ölçüde fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Obezite, genetik ve çevresel etkenlere bağlı olarak meydana gelir ve hayatı tehdit eden sonuçlar doğurur. Vücut yağı genellikle erkeklerde ağırlığın % 15-18&#8242;ini, kadınlarda % 20-25&#8242;ini oluşturur. Erkeklerde bu oranın % 25&#8242;i, kadınlarda % 35&#8242;i geçmesi obezite olarak kabul edilir.<br
/> <span
id="more-1062"></span></p><div
class="alignleft"> <script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script> </div><p>Çocuklardaysa boy-kilo cetvelinde kilonun 95 persentilin üzerine çıkması, yani çocuğun aynı yaştaki 100 çocuğun 95&#8242;inden fazla kilolu olması obeziteye girer.</p><p>Obezite hastalığının görülme sıklığı her geçen gün artıyor. Bu oran ingiltere&#8217;de son 10 yılda % 8&#8242;den % 17&#8242;ye, ABD&#8217;de % 30&#8242;dan % 33&#8242;e çıktı. Türkiye&#8217;deyse obezite son 10 yılda kadınlarda % 65 oranında, erkeklerdeyse % 30 oranında artış gösterdi. Yeni yapılan bir çalışmada obezitenin İç Anadolu&#8217;da en fazla (% 25), Doğu Anadolu&#8217;daysa en az (% 17,2) olduğu belirlendi. Türkiye&#8217;de her üç kadından biri ve her beş erkekten biri obez kabul ediliyor. Ev kadınlarında obezite oranı % 50. Son yıllarda obezitenin artmasındaki temel unsurların hazır gıdalar ve hareketsiz yaşam tarzı olduğu kabul ediliyor.</p><p>Yaşın ilerlemesi, evlilik, doğum, alkol tüketimi gibi unsurlar da obeziteye yol açabilir. Böbrek üstü bezlerinin fazla, tiroid bezinin az çalışması da aşırı kilo almaya neden olur. Ülkelerin ekonomik düzeyi yükseldikçe obezite sorunu da artar. Dünya Sağlık Örgütü (WH0) tarafından en riskli 10 hastalıktan biri olarak kabul edilen obezite birçok hastalığa yol açar. Yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, karaciğer yağlanması, erken ergenlik, adet düzensizlikleri, kadınlarda tüylenme, safra kesesi taşı, gut, gastrik reflü (midedeki gıdaların ağza geri gelmesi) gibi hastalık ve rahatsızlıklar obez kişilerde daha sık görülür. Yine aynı örgüt tarafından yürütülen son araştırmalar, obezitenin kanserle yakın ilgisi olduğunu da belirledi.<br
/> Obez miyim?</p><p>Obezitenin saptanması için yaygın olarak kullanılan ölçüt, vücut kitle indeksidir {body mass index &#8211; BMI). Vücut kitle indeksi, vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m2) bölünmesi ile hesaplanır. Bu değer, erişkinlerde yaş ve cinsiyetten bağımsızdır; ama çocuklarda, hamilelerde ve çok adaleli kişilerde doğru sonuç vermez. Vücut kitle indeksi 18-25 kg/m2 arasında olanlar normal kilolu, 25-30 kg/m2 arasında olanlar fazla kilolu, 30 kg/m2&#8242;nin üzerinde olanlarsa obez kabul edilir. Örneğin boyu 175 cm ve kilosu 95 kg olan bir erkeğin vücut kitle indeksi (95/1,75 x 1,75) 31 kg/m2&#8242;dir.</p><p
style="text-align: center;"><a
href="http://www.muzik-dinle-indir.com/Obezite%20Grafik.jpg" target="_blank"><img
class="aligncenter" src="http://www.muzik-dinle-indir.com/Obezite%20Grafik.jpg" alt="" width="422" height="339" /><br
/> Resmi büyütmek için üzerine tıklayınız</a></p><p
style="text-align: left;"><div
class="alignleft"> <script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script> </div><p>Çocuklarda obezite teşhisi için yaşına uygun standart boy-kilo çizelgesini kullanmak gerekir. Bu çizelge, belirli yaş gruplarındaki çocukların boy ve kilo dağılımını gösterir. Ortalama boy ve kilo, ülkelere göre değişim gösterdiğinden her ülkenin standart eğrileri kendine özgü olur. Bu grafikler, çocukların boyunu ve kilosunu, persentil denilen bölümlere ayırır. Örneğin, yaşıtlarının ortalamasında kilo ve boya sahip olan bir çocuk için 50 persentilde denir. Yaşıtı olan 100 çocuğun 95&#8242;inden kilolu bir çocuksa 95 persentilde olur. Bu durumdaki bir çocuk obezite sınırında kabul edilir.<br
/> Obezite ve Genetik</p><p>Yapılan çalışmalar obezite oluşumunda kalıtım ya da genetik faktörlerin % 25-40 oranında rol oynadığını gösteriyor. Anne ya da babanın obez olması durumunda çocukların ileride obez olma riski % 40&#8242;tır, yani ortalamaya göre dört kat daha fazladır. Anne babanın her ikisi de obezse çocuğun ileride obez olma olasılığı % 80&#8242;dir. Çocukluk çağında (3-10 yaş arası) obez olan çocukların %50&#8217;sinin erişkin dönemde obez olma olasılığı vardır. Obeziteye yol açan şey, eskiden sanıldığı gibi sadece ihtiyaç fazlası yeme alışkanlığı değil, hücrelerimizdeki genler.</p><p>Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda, 244 farklı gendeki bozukluğun obeziteye yol açabildiği görüldü. Avrupa&#8217;da 38.000 kişi üzerinde yapılan bir çalışma obeziteye yol açan en önemli genin 16. kromozom üzerinde yer alan &#8220;FTO&#8221; olduğunu ortaya koydu. FTO geni, iştahı kontrol eden ve beynin iç kısmında bulunan hipotalamus bezi üzerinde etkili.</p><p>Değişime uğramış bir FTO geni taşıyan kişilerde vücut kitle indeksi yüksek olur. Obeziteye yol açan diğer bir gense PCSK1. Bu gen prokonvertaz 1 adlı enzimi üretir. Prokonvertaz enzimi, açlık-tokluk hissini etkileyen insülin, glukagon ve proopiomelanokortin hormonlarını kontrol ediyor. Insulin ve glukagon hormonları kan şekerini ayarlıyor, proopiomelanokortin hormonu da tokluk hissini oluşturuyor.<br
/> <script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 468x15, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "8223481454";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;</script><br
/> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></p><p>Yapılan araştırmalar, PCSK1 genindeki bozukluk nedeniyle, bu önemli hormonları kontrol eden prokonvertaz enziminin obez kişilerde çalışmadığını gösteriyor. İştahı kontrol eden genlerden biri olan MC4R dizilimindeki hatalar da çocukluk çağında aşırı obeziteye yol açıyor.<br
/> Obezite türleri</p><p>Obezite, vücut görünümüyle bağlantılı olarak erkek tipi obezite ve kadın tipi obezite olarak ikiye ayrılır. Yağların karın çevresinde toplandığı obeziteye erkek tipi ya da santral obezite denir. Bu tür obezitede yağlar sadece karın çevresinde birikmekle kalmayıp iç organlarda ve organlar arasında da birikir. Bir bakıma vücudun üst yarısının obezitesi olan bu duruma &#8220;elma tipi obezite&#8221; de denir. Yağların kalça ya da uylukta toplanmasınaysa kadın tipi obezite ya da &#8220;armut tipi obezite&#8221; adı verilir.</p><p>Bu tür yağ birikimine yol açan unsurların başında kadınların genetik yapısı ve kadınlık hormonu yani öitrojen gelir. Elma tipi obezite sağlık açısından daha tehlikelidir. Bu tip obezlerde kalp hastalığı, şeker hastalığı, kan yağlarında yükseklik daha sık görülür ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Obezitenin tipini anlayabilmek için bel çevresi ölçümü yapılır.</p><p>Bel çevresini, göbek hizasından ölçmek gerekir. Bu şekilde yapılan ölçümde bel çevresinin erkeklerde 102 cm ve kadınlarda 88 cm&#8217;den fazla olması elma tipi obeziteye gidişi gösterir. Obezite ayrıca çocukluk tipi ve erişkin tipi olarak da ikiye ayrılır. Çocuklukta obezite yağ hücrelerinin sayılarının artmasıyla meydana gelir. Erişkinlerdeki obeziteyse yağ hücrelerinin sayısının değil hacminin artmasına, yani hücrenin içinde depolanan yağ miktarının artmasına bağlı oluşur.<br
/> Obezitenin nedenleri :<br
/> <script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 468x15, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "8223481454";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;</script><br
/> <script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></p><p>* Yaş ve cinsiyet etkenleri (ileri yaşta ve kadınlarda obeziteye yatkınlık var)<br
/> * İlaç kullanımı (bazı depresyon ilaçlan ve antihistaminik denilen alerji ilaçlan kilo aldırıyor)<br
/> * Hormona! bozukluklar (steroîd üretimindeki fazlalık &#8211; Cushing sendromu, tîroid hormonundaki azalma &#8211; hipotiroidi. polîkîstîk över sendromu)<br
/> * Alkol kullanımı<br
/> * Düzensiz beslenme ve hazır gıdalar (yağlı gıdalar obeziteye yol açıyor)<br
/> * Hareketsiz yaşam tara<br
/> * Genetik etkenler<br
/> * Evlilik (evlendikten, sonra kilo almada artış<br
/> * Az uyku (gece uykuları yedi saatten daha az olan insanların vücut kitle indeksi (BMI), daha fazla uyuyanlardan yüksek olma eğilimi gösteriyor)<br
/> * Sosyoekonomik durum (gelişmiş ülkelerde ve gelir düzeyi yüksek bireylerde obezite görülme sıklığı artıyor)<br
/> * Sigarayı bırakmak (genellikle 5-10 kg alınmasına yol açıyor)</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/doktora-gitmeden-obez-olup-olmadiginiza-kendiniz-karar-verin.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>2</slash:comments> </item> <item><title>Besin takviyesi nedir, gerekli midir?</title><link>http://www.sedasayan.net/besin-takviyesi-nedir-gerekli-midir.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/besin-takviyesi-nedir-gerekli-midir.html#comments</comments> <pubDate>Sat, 07 Mar 2009 21:43:09 +0000</pubDate> <dc:creator>editor</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[besin takviyesi]]></category> <category><![CDATA[diyet haberleri]]></category> <category><![CDATA[diyet nasıl yapılır]]></category> <category><![CDATA[diyet rejimleri]]></category> <category><![CDATA[diyetler]]></category> <category><![CDATA[şok diyet]]></category> <category><![CDATA[Yeni etiket ekle]]></category> <category><![CDATA[zayiflamanin yollari]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=762</guid> <description><![CDATA[Fast food&#8217;la beslenmek, sigara içmek ya da dumanına maruz kalmak, yoğun stres ve daha birçok nedenden dolayı, sağlığımız her an tehlike altında. Sadece yediğimiz sebze ve meyveler bizi bu etkenlerden korumaya yetmiyor. Güne daha dinç başlamak ve stresle mücadelemizde bize yardımcı olmak için, imdadımıza besin destekleri yetişiyor!
Besin takviyesi nedir?
Besin destek ürünleri, oral yolla alınan ve [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" title="resim takviyesi" src="http://www.kadinportal.com/resimler/resim111172.jpg" alt="" width="174" height="145" />Fast food&#8217;la beslenmek, sigara içmek ya da dumanına maruz kalmak, yoğun stres ve daha birçok nedenden dolayı, sağlığımız her an tehlike altında. Sadece yediğimiz sebze ve meyveler bizi bu etkenlerden korumaya yetmiyor. Güne daha dinç başlamak ve stresle mücadelemizde bize yardımcı olmak için, imdadımıza besin destekleri yetişiyor!</p><p>Besin takviyesi nedir?</p><p>Besin destek ürünleri, oral yolla alınan ve diyete ek olarak bir veya daha fazla besin maddesinin alınmasını sağlayan ürünlerdir. Hap, tablet, kapsül, sıvı, ve toz şeklinde olabilir. İçerdiği besin maddeleri:</p><p><span
id="more-762"></span></p><p>• Vitaminler<br
/> • Mineraller<br
/> • Amino asitler<br
/> • Bitkisel ilaçlar<br
/> • Probiyotikler<br
/> • Enzimler</p><p><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 120x90, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "1081805972";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script>Özellikle bir hastalığın tedavisi için geliştirilmiş veya hastalıktan koruduğu veya daha uzun yaşam sağladığı iddia edilen ürünler konusunda dikkatli olmak gerekir. Bir besin destek ürünü kullanıyorsanız veya kullanmayı düşünüyorsanız, mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.</p><p>Vitaminler ve Mineraller</p><p>Sağlığımız için vitaminlere ve minerallere ihtiyacımız vardır. Bu besin maddeleri yiyeceklerde doğal olarak bulunur. Ancak, meşguliyetlerimiz, düzenli olarak dengeli bir diyete devam etmeyi zorlaştırır. Günlük aktivitelerimiz hububat, meyve, sebze, ve süt ürünlerinden yeterince tüketmemize genellikle engel olur. Hergün alınan multivitamin ve mineral desteği, ihtiyacınız olan bütün besin maddelerini almanızı sağlamayabilir. Bu nedenle besin destek ürünleri, sağlıklı bir diyetin yerini almamalı, diyete ek olarak tüketilmelidir.</p><p>Yaşlı veya kronik bir hastalığı bulunan kişilerin besin ihtiyaçları artabilir. Tükettikleri gıdalara ek olarak, besin destek ürünleri kullanmaları gerekebilir. Örneğin, dışarı çıkmayan ve güneş ışığından yararlanamayan yaşlı kişilerin D vitaminine ihtiyaçları vardır. Bu kişilerde ayrıca B6, folik asit, ve B12 vitamin eksiklikleri de görülebilir. Yapılan çalışmalarda 50 yaş üstü erkek ve kadınların sadece %10’unun yeterli düzeyde kalsiyum aldığı belirlenmiştir. Bazı ilaçlar ve yaşlanmanın getirdiği doğal sonuçlar, bedenin belirli bazı besin maddelerini absorbe etmesine engel olabilir.</p><p
align="center"><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 468x15, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "8223481454";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></p><p>Eğer vitamin ve mineral desteği almayı düşünüyorsanız, aşağıdaki tavsiyeleri dikkate almalısınız:</p><p>• Özellikle reçeteli veya özel bir sağlık problemi için üretilmiş ilaçları kullanmadan önce, mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.</p><p>• Bir besin destek ürünü seçerken, çok yüksek dozda vitamin ve mineral tüketimini önlemek için, ürünün günlük ihtiyacınızın %100’ünü içermemesine dikkat etmelisiniz. Ayrıca bu ürünlerden yüksek dozda almamalısınız. Özellikle yaşlılıkta, bazı besin maddelerinin çok fazla tüketilmesi, zehirlenmeye neden olabilir.</p><p>• Pek çok çeşidi bulunan sağlık bantları da oldukça etkilidir. Bu konuda doktorunuzla görüşmeniz gerekir.</p><p>Amino asitler</p><p>Amino asitler, protein yapıtaşlarıdır. Bazı amino asitler bedenimiz tarafından üretilirken, bazılarını yediğimiz gıdalardan elde ederiz. Lizin, tritofan, arjinin, karnitin, ve homosistein gibi pek çok amino asit tabletler şeklinde satılmaktadır. Doktorunuz önermedikçe amino asit almamalısınız, amino asitlerin istenmeyen ve tehlikeli etkileri olabilir. Örneğin, lizin, antibiyotiklerin çalışmasını etkiler. Tritofan, mide bulantısı, baş dönmesi, uyuşukluk, baş ağrısı, veya ağızda kurumaya neden olabilir. Arjinin, kalp ilaçlarının, ağrı kesicilerin, ve tansiyon ilaçlarının fonksiyonlarını etkileyebilir. Ve yüksek dozda homosistein, koroner arter hastalığı ve felç riskini artırır.</p><p>Bitkisel İlaçlar</p><p>Bitkisel ilaçlar, bitkilerden elde edilen besin destek ürünleridir. İnsanların bu ürünleri sağlıklı olmak için daha fazla tercih etmesiyle beraber, pek çok sağlık uzmanı bu alanda eğitim almaya başladı. Eğer doktorunuz sorularınızı yanıtlamakta yetersiz kalıyorsa, bir eczacıya veya diyetisyene sorabilirsiniz. Bitkisel bir ilacın sizin için yararlı ve güvenli olup olmadığını öğrenebileceğiniz pek çok kaynak bulabilirsiniz. Ginkgo biloba, ginseng, ekinezya, ve siyah kohoş bitkisel ürünlerden bazılarıdır. Bitkisel ilaçlar tamamen doğal olarak nitelendirilirler, ancak:</p><p>• “Doğal” olan herşey güvenlidir demek doğru olmaz. Bazı bitkiler, yüksek tansiyon, ishal, kalp krizi, veya felç gibi ciddi yan etkilere neden olabilir.</p><p>• Eğer herhangi bir bitkiyi bir hastalığınızın tedavisi için kullanıyorsanız, bu bitkisel ürünü ilaç olarak düşünmelisiniz. Çünkü bitkiler bedeninizi etkiler, ve bazıları kullandığınız ilaçlarla etkileşime girebilir.</p><p>Besin takviyeleri ne işe yaramaz?</p><p>Diyetin yerine geçemezler: Gün almanız gereken tüm besin öğelerini, vitamin ve minerlalleri karşılayarak diyetin yerine geçemezler. Sadece besin destek ürünleri alarak hayatınızı sürdüremezsiniz.</p><p>Besinlerin yerine geçemezler: Gün içerisinde besin destek ürünlerini kullanarak bir ya da birkaç öğünde besin yerine kullanılamazlar. Bu tarzdaki besin destek ürünleri geçici çözümler sunarlar, bırakıldıklarında etkinliklerini yitirirler</p><p>Bir ömür boyu kullanılmazlar: Besin destek ürünleri besinler gibi ya da bazı ilaçlar gibi bir ömür boyu kullanılmazlar. Sorunların çözümlenmesi ya da kullanım amacına varıldığında destek ürünleri bırakılmalıdır.</p><p>Hayalperest olmayın: Kanser, kalp hastalığı, diyabet, AİDS gibi ciddi hastalıkları düzelten bir destek ürün yoktur. Besin destek ürünleri hastalığın belirtilerini azaltarak ilerlemelerini yavaşlatırlar.</p><p>Şarlatanlara kanmayın: Satın aldığınız ürünün yararlılığı güvenilir kaynaklar tarafından onaylanmış olmalıdır. Adını duymadığınız ürünlerin kökenleri üretim izinleri, ürünü onaylayan kurum hakkında geniş bilgi sahibi olmadan ürünleri almayın.</p><p>Aynı etken maddeyi daha ucuz olanı tercih edin: Aynı etken maddeye sahip değişik firmaların bir çok ürünü bulunmaktadır. Etken maddeleri aynı olmak şartıyla ürünlerin gösterecekleri etki aynıdır. Aynı etken maddeleri ürünlerden fiyatı ucuz olanı ya da içerisindeki ürün sayısı yüksek olanlardan adet başına en ucuz olanı tercih edin.</p><p>Besin takviyelerinin dozları ne olmalıdır?</p><p>Besin destek ürünlerin günlük kullanım dozlarını iyi seçmelisinizdir. Kısa sürede etkiyi gözlemlemek için günlük gereksinimiz kadar olan dozları tercih edin. Hasta olduğunuz anda günlük 1000 mg C vitaminli destek ürünü tüketmek hızla iyileşmenizi sağlar. Hasta olmadığınız zamanlarda tükettiğiniz 1000 mg C vitaminin bir katkısı olmaz. Fazla miktarda alınan C vitamini hastalandığınız zamanda iyileşmeniz için daha faza C vitamini almanıza neden olur.</p><p>RDA nedir?</p><p>RDA besin öğelerinden günlük almanız gereken miktarı gösterir. RDA yaş, cinsiyet ve özel durumlarda değişkenlik gösterir. 45 yaşında bir bayanın günlük kalsiyum gereksinmesiyle yine aynı yaşta kemik erimesi başlangıcı olan bir kişin kalsiyum gereksinmeleri farklıdır.</p><p>Farklı ülkede yaşayan bireylerin RDA gereksinmeleri birbirlerinden farklıdır. Başka ülkelerden ithal ürünlerde ithal edilen ülkenin özelliklerine göre ayarlanmış olabilir. Satın aldığınız besin destek ürünün sizin gereksinmenize uygun olup olmadığını kontrol ediniz.</p><p>Ürünlerde FDA onayı arayın</p><p>Satın almış olduğunuz ürünlerin mutlaka Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA-Food and Drug Administration) onaylı olduğunu kontrol edin. Ürünlerin ruhsatlandırılması aşamasında yapılan sıkı kontroller ve ürünlerin üzerinde yazılı olan iddiaların geçerliliklerini kontrol ederler.<br
/> Yan etkileri unutulmamalıdır</p><p>Yağda eriyen vitaminler vücudumuzda depolanmaktadır. Bu vitaminlerin fazla mikada alınmaları vücutta gereğinden fazla depolanmalarına neden olarak vitamin zehirlenmelerine neden olurlar.</p><p>Birçok faydası olan bir öğenin gereksinmeden birkaç katı kadar olan dozlarda hazırlanan besin destek ürünleri dikkatli kullanılmalıdır. Hatalı alınan dozlardaki besin destek ürünleri fayda yerine zarar verebilirler.</p><p
align="center"><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 468x15, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "8223481454";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></p><p>Üzerinde yer alan etiket yeterince açıklayıcı olmalıdır. Satın aldığınız besin destek ürününün sizin aradığınız ürün olup olmadığına karar vermek için ürün hakkında, bilgi ve içeriğinin ne işe yaradığının göstermesi gerekir. Üzerinde etiket olmayan, içeriğini göstermeyen yeterince açıklayıcı bulmadığınız ürünleri almayınız. Ürün hakkında geniş bilgi edinmek için ürün katalogu edinebilir ya da internet sitesinden daha geniş bilgi edinebilirsiniz.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/besin-takviyesi-nedir-gerekli-midir.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Seda Sayan Zayıflama Formülleri</title><link>http://www.sedasayan.net/seda-sayan-zayiflama-formulleri.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/seda-sayan-zayiflama-formulleri.html#comments</comments> <pubDate>Tue, 17 Feb 2009 14:38:03 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[krom ile zayıflama]]></category> <category><![CDATA[seda sayan diyet]]></category> <category><![CDATA[seda sayan diyet listesi izle]]></category> <category><![CDATA[seda sayan elma zayıflama]]></category> <category><![CDATA[seda sayan zayıflama]]></category> <category><![CDATA[seda sayan zayıflama kapsülü]]></category> <category><![CDATA[seda sayan zayıflama krom]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=646</guid> <description><![CDATA[Seda Sayan Marketing tarafından satışa sunulan Seda Sayan&#8217;ın tanıtımını yaptığı ürün sitemizde siz kullanıcılarımızın tanıtımına sunulmuştur.Ürün elma sirkesi özü, krom mineralleri, B vitamini taşıyıp sık sık atıştırmayı önlüyor ve gün boyu zinde kalınacağını Seda Sayan kendi ağzı ilede söylüyor.
Seda Sayan Tanıtım filmi &#62;&#62;&#62;]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" title="Seda Sayan Zayiflama" src="http://us.i1.yimg.com/us.yimg.com/p/i/bcst/videosearch/7394/80300162.jpeg" alt="" width="150" height="132" />Seda Sayan Marketing tarafından satışa sunulan Seda Sayan&#8217;ın tanıtımını yaptığı ürün sitemizde siz kullanıcılarımızın tanıtımına sunulmuştur.</p><p
align="center"><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 468x15, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "8223481454";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></p><p>Ürün elma sirkesi özü, krom mineralleri, B vitamini taşıyıp sık sık atıştırmayı önlüyor ve gün boyu zinde kalınacağını Seda Sayan kendi ağzı ilede söylüyor.<br
/> Seda Sayan Tanıtım filmi &gt;&gt;&gt;<span
id="more-646"></span><br
/> <object
width="462" height="333" data="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.34" type="application/x-shockwave-flash"><param
name="bgcolor" value="#000000" /><param
name="flashvars" value="id=12063935&amp;vid=4502382&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//us.i1.yimg.com/us.yimg.com/p/i/bcst/videosearch/7394/80300162.jpeg&amp;embed=1" /><param
name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.34" /><param
name="allowfullscreen" value="true" /></object></p><p
align="center"><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 468x15, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "8223481454";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/seda-sayan-zayiflama-formulleri.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>15</slash:comments> </item> <item><title>Selülitlere çözüm</title><link>http://www.sedasayan.net/selulitlere-cozum.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/selulitlere-cozum.html#comments</comments> <pubDate>Sat, 07 Feb 2009 09:03:33 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[Selülitlere çözüm]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=611</guid> <description><![CDATA[Ev Koşullarında Selülit Tedavi Ürünleri Yapmak ve Kullanılan Yöntemler. Jeller; Genellikle jeller kozmetik ürünlerin içeriğinde yer alan yağlara karşı hassasiyeti olan ciltlerde kullanılır. Yağlı ve normal ciltlerde kullanımları uygundur.
.
.
Gliserin Jeli
Malzemesi: gliserin 56 gram, su 40 gram, mısır unu 4 gram. Malzemeleri karıştırın ve iyice karışması için 2 saat bekletin.
Ballı Jel
Malzemesi: gıda jelatini 3 gram, gülsuyu [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p
style="text-align: justify;"><img
style="border-color: #499c94;" src="http://www.diyet.com.tr/upload/selulit_icin_bitkisel_urunler.jpg" border="1" alt="" hspace="4" vspace="0" width="140" height="105" align="left" />Ev Koşullarında Selülit Tedavi Ürünleri Yapmak ve Kullanılan Yöntemler. Jeller; Genellikle jeller kozmetik ürünlerin içeriğinde yer alan yağlara karşı hassasiyeti olan ciltlerde kullanılır. Yağlı ve normal ciltlerde kullanımları uygundur.</p><p
style="text-align: justify;"><span
style="color: #00ccff;">.</span></p><p
style="text-align: justify;"><span
style="color: #00ccff;">.</span></p><p
style="text-align: justify;"><strong><span
style="color: #ff0000;">Gliserin Jeli</span></strong></p><p
style="text-align: justify;">Malzemesi: gliserin 56 gram, su 40 gram, mısır unu 4 gram. Malzemeleri karıştırın ve iyice karışması için 2 saat bekletin.</p><p
style="text-align: justify;"><span
style="color: #ff0000;"><strong>Ballı Jel</strong></span></p><p
style="text-align: justify;">Malzemesi: gıda jelatini 3 gram, gülsuyu 34 gram, bal 1 gram, gliserin 50 gram, borik asit 3 gram Jelatini gülsuyunda eritin, borik asidi ilave edin, ısırtılmış bal ilave edin. İyice karıştırın, 4-5 saat bekletin.</p><p
style="text-align: justify;"><span
id="more-611"></span></p><p
style="text-align: justify;">Zor bir reçete oldu, ama sırada reçete çok</p><p
style="text-align: justify;"><strong><span
style="color: #ff0000;">Banyo reçetesi</span></strong></p><p
style="text-align: justify;">Daha önce de belirttiğimiz gibi deniz tuzu banyosu çok yararlıdır. Detaylara inecek olursak, 500 gram deniz tuzunu küvete boşaltın. Küvet suyunun sıcaklığı en fazla 37 derece olmalıdır. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Küvetten sonra ılık suyla duş alıp, bornoz giyilmelidir. Bu banyo haftada 1 kez yapılabilir.</p><p
style="text-align: justify;">Bir başka selülit banyosu tarifi</p><p
style="text-align: justify;">300 gram bitki karışımı – lavanta, biberiye, atkuyruğu, yalancı iğde, kekik otu, mercanköşk, adaçayı,kekik karışımı küvete eklenir. 15 dakika banyo yapılır. Banyoyu masaj izledi takdirde daha etkili bir sonuç alınır.</p><p
style="text-align: justify;">Banyo reçetelerine devam</p><p
style="text-align: justify;">1 bardak yoğurdu bitki yağlarıyla karıştırın. Bitki yağları karışımı için birkaç seçenek var; Birinci seçenek, 3 damla ardıç, 1 damla biberiye, 1 damla sardunya, 1 damla lavanta, 1 damla adaçayı. İkinci seçenek, 4 damla lavanta, 3 damla limon, 5 damla kekik, 5 damla biberiye. Üçüncü seçenek, 6 damla kekik, 4 damla biberiye, 2 damla limon. Suyun sıcaklığı 37 derece, banyo süresi 20 dakika.</p><p
style="text-align: justify;">Doğal Banyo</p><p
style="text-align: justify;">Ayrık otu ile zemberek otu birlikte ezilir. Elde edilen karışım yarım saat tuzlu suda kaynatılarak süzülür. Sıvı bir kaba alınarak gün boyu dinlendirilir. Gün aşırı yatmadan önce sıvı ısıtılarak oturak banyosu yapılır.</p><p
style="text-align: justify;">Antiselülit Banyosu</p><p
style="text-align: justify;">5 damla tarçın yağı + yarım bardak ılık süt karıştırılır, sıcak banyo suyuna eklenir. Banyo süresi en fazla 5 dakikadır.</p><p
style="text-align: justify;">Portakal kabuğundan kurtulmak için bir başka deniz tuzu yöntemi</p><p
style="text-align: justify;">1:3 oranda deniz tuzu eklenmiş bir bardak su her gün içilir.</p><p
style="text-align: justify;"><span
style="color: #ff0000;"><strong>Selülitle savaşta bitkiler</strong></span></p><p
style="text-align: justify;">Selülitlerden kurtulmak için bitkiler yaygın olarak kullanılmaktadır. Dere otu kökü idrar söktürücü özelliğiyle organizmayı toksinlerden arındırır, endokrin bezlerinin metabolik işlevlerini normalize eder. Huş ağacı selülit oluşumuna de zemin hazırlayan, vücudun dokulardaki fazla suyu atmasını sağlar. Taze meyve ve sebze, özellikle kivi, limon, yulaf, bezelye, fasulye ve mercimek yiyerek cildinizin daha gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, çilek ve kereviz ise vücudun fazla suyu atmasını sağlar. Ayrıca yeşil çay, biberiye çayı, rezene çayı, zencefil, mısır püskülü yardımcı olabilir.</p><p
style="text-align: justify;">Selülite karşı aşağıdaki bitkisel yağlar kullanılabilir; ardıç, limon, bergamot, greyfurt, turunç, limon otu, tarçın, muskat, sardunya.</p><p
style="text-align: justify;">Japon diyet uzmanları zayıflamak için greyfurt ve kara biber kokularının yararlı olduğunu ortaya çıkarmışlar. Bu kokularla vücudun yağ yakma işlemi arasında direk bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Bu nedenle greyfurdu aktif olarak kullanmaya başlasanız yararınıza olur. Hem deriye sürerek, hem banyoda kullanarak iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.</p><p
style="text-align: justify;">Selülit için bitkisel takviyeler:</p><p
style="text-align: justify;">Biberiye çayı, günde 2-3 bardak, tatlandırılmadan içilmelidir. Hamileler ve yüksek kan basıncı olanlar içmemelidir.<br
/> Enginar yaprağı çayı için; 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına, tatlandırılmadan içilir.<br
/> Limon suyu, suyla yarı yarıya inceltilir, tatlandırılmadan, günde 1 bardak içilir.<br
/> Duvar sarmaşığının yapraklarını ufalayın ve bir litre sıcak suya katıp için.<br
/> Erkeçsakalı çiçeklerini günde 4-5 kez demleyerek aç karna için. Fincan başına iki tutam erkeçsakalı yeterli.<br
/> Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülitin düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.<br
/> Selülitle savaşta en çok kullanılan yöntem vücudu sarmaktır. Sarmak için özel bir örtü türü kullanılmalıdır. Uzun süre vücut ısısını koruyup, “sera etkisi” ortaya çıkaracak bir madde olmalıdır. Bu yöntemde kullanılan beyaz kil çok iyi sonuçlar vermektedir.</p><p
style="text-align: justify;"><p
style="text-align: justify;">Kaynak : diyet.com.tr</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/selulitlere-cozum.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>1</slash:comments> </item> <item><title>Enerjinizi artırmak için 23 öneri</title><link>http://www.sedasayan.net/enerji-artirmak.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/enerji-artirmak.html#comments</comments> <pubDate>Thu, 05 Feb 2009 11:20:05 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[zayıflama]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=604</guid> <description><![CDATA[Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri.
1- Cardiff Üniversitesi&#8217;deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.
2- Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft size-thumbnail wp-image-605" title="healthy-diet" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/healthy-diet-150x150.jpg" alt="healthy-diet" width="150" height="150" />Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri.</p><p>1- Cardiff Üniversitesi&#8217;deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.</p><p>2- Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 &#8211; 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.</p><p>3- Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.</p><p>4- Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz&#8230; Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor. <span
id="more-604"></span></p><p>5- Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz&#8230; Harvard Üniversitesi&#8217;nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı&#8230;</p><p>6- Dik durun. Kambur durmak kasların hızlı çalışarak, yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır&#8230;</p><p>7- Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmanızı sağlıyor. Bu yüzden hemen bir ipod edinin ve yürürken, çalışırken, iş yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin&#8230;</p><p>8- Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk işiniz dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilimadamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu arttıracaktır.</p><p>9- Mutlaka gün içerisinde şekerleme yapın&#8230; Amerika&#8217;daki beyin sağlığı araştırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanların performansını olumlu yönde etkiliyor. Çalışırken kısa da olsa gözlerinizi kapatıp biraz dinlenin&#8230;</p><p>10- Vücudunuzun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.</p><p>11- Doktorlar hayatınızdaki iyi şeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden şeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça, sizi neyin mutlu ettiğini daha iyi bulabilirsiniz&#8230;</p><p>12- Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar şekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin. Gün içerisinde muz, fındık, yoğurt yemek ideal&#8230;</p><p>13- Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.</p><p>14- Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt,  150 gr. yoğurt,  1 muz, tereyağ, bal, fındık  ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz. Bu karışım  güne zinde başlamak isteyenler için ideal bir karışım.</p><p>15- Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı sağlayacaktır. Her saat üç ya da dört kez derin nefes alıp verin&#8230;</p><p>16- Cep telefonunuzu kapatın&#8230; Bırakın günün birkaç saati kimse size ulaşamasın. Gerekli olduğunda iş ve aileniz için kullanın&#8230;</p><p>17- Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle işleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaşayıp stresinizi arttırmayın&#8230;</p><p>18- Adımlarınızı arttırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktır.</p><p>19- Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktır.</p><p>20- Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan  Co-enzimQ10, vücudun ürettiği antioksidandır. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyecekler de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.</p><p>21- Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini de en aza indirmeye özen gösterin.</p><p>22- Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanlarda endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.</p><p>23- Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve şunları yapmaya çalışın&#8230;</p><p>Ilık, sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın. n Nefes alışverişinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını sağlayın. n Kendinizi nehir kenarında, yeşil çimenlerin üzerinde düşünün. Güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz. n Suyun içinde ayağa kalkıyor, yüzünüzü güneşe dönüyorsunuz. Güneşin sizi enerjiyle doldurduğunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize işlemesini sağlıyorsunuz. n Vücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiğinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz&#8230;</p><p>Kaynak : diyetuzmani.com</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/enerji-artirmak.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>1</slash:comments> </item> <item><title>1100 Kalorilik Kış Diyeti</title><link>http://www.sedasayan.net/1100-kalorilik-kis-diyeti.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/1100-kalorilik-kis-diyeti.html#comments</comments> <pubDate>Fri, 28 Nov 2008 15:33:43 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[diyet nasıl yapılır]]></category> <category><![CDATA[diyet yap]]></category> <category><![CDATA[diyetler]]></category> <category><![CDATA[ideal kilo]]></category> <category><![CDATA[isveç diyeti]]></category> <category><![CDATA[kış diyeti]]></category> <category><![CDATA[rejim]]></category> <category><![CDATA[şok diyet]]></category> <category><![CDATA[zayıflamak]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=434</guid> <description><![CDATA[Kış aylarında, hareketsizlik fazla kiloların kısa zamanda üzerimize yerleşmesine neden olur. Bu kiloları rahatça kalın giysilerin ardına saklayabilmemiz de diyete başlama ihtiyacını bahar aylarına iter. Yaz başında fazla kilolar yüzünden paniklememek için, kışın da kendinize dikkat etmeniz gerekli. İşte bunun için size bir kış diyeti öneriyoruz.
Kış Diyeti Programı :
1. GÜN
Sabah
1 kibrit kutusu beyaz peynir
Kızarmış 1 [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft size-medium wp-image-436" title="resimphp" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/resimphp.jpeg" alt="" width="211" height="197" />Kış aylarında, hareketsizlik fazla kiloların kısa zamanda üzerimize yerleşmesine neden olur. Bu kiloları rahatça kalın giysilerin ardına saklayabilmemiz de diyete başlama ihtiyacını bahar aylarına iter. Yaz başında fazla kilolar yüzünden paniklememek için, kışın da kendinize dikkat etmeniz gerekli. İşte bunun için size bir kış diyeti öneriyoruz.<br
/> Kış Diyeti Programı :<br
/> 1. GÜN<br
/> Sabah<br
/> 1 kibrit kutusu beyaz peynir<br
/> Kızarmış 1 dilim kepek ekmeği<br
/> Şekersiz çay<br
/> 1 haşlanmış yumurta</p><p>Öğle<br
/> Yağsız salata<br
/> 2 ızgara köfte<br
/> <span
id="more-434"></span><br
/> Akşam Üzeri<br
/> 1 elma</p><p>Akşam<br
/> Haşlanmış sebze<br
/> 100 gr. ızgara et<br
/> Yarım kase yoğurt</p><p>Yatmadan Önce<br
/> 1 bardak süt</p><p>2. GÜN<br
/> Sabah<br
/> 2 kibrit kutusu kaşar peyniri<br
/> Kızarmış 1 dilim kepek ekmeği<br
/> Şekersiz çay<br
/> 3-4 zeytin</p><p>Öğle<br
/> 1 kase yoğurt<br
/> 4 ızgara köfte</p><p>Akşam Üzeri<br
/> 1 armut</p><p>Akşam<br
/> Haşlanmış ıspanak<br
/> Izgara balık</p><p>Yatmadan önce<br
/> 1 bardak süt</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/1100-kalorilik-kis-diyeti.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>1</slash:comments> </item> <item><title>Ramazan ayında sağlıklı beslenme</title><link>http://www.sedasayan.net/ramazan-ayinda-saglikli-beslenme.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/ramazan-ayinda-saglikli-beslenme.html#comments</comments> <pubDate>Tue, 16 Sep 2008 17:17:33 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[kilo]]></category> <category><![CDATA[Oruç tutmak]]></category> <category><![CDATA[seda sayan]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=204</guid> <description><![CDATA[Oruç tutmak bireyin beslenme durumunu, vücut ağırlığını ve kan biyokimyasını önemli ölçüde etkilemektedir&#8230;
Ramazan ayı farklı mevsimlere gelebilmekte, açlık süresi mevsime göre 11 ile 18 saat arasında değişebilmektedir. Bu nedenle oruç tutmanın uzun süren açlık, öğün düzeninde değişiklik, besin seçimindeki farklılıklar nedeniyle beslenmede önemli bir yeri bulunmaktadır. Çalışmalar gösteriyor ki; oruç bireyde farklı metabolik ve fizyolojik [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft size-full wp-image-205" title="diyet-sonrasi" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/diyet-sonrasi.jpg" alt="" width="270" height="153" /><strong>Oruç tutmak bireyin beslenme durumunu, vücut ağırlığını ve kan biyokimyasını önemli ölçüde etkilemektedir&#8230;</strong></p><p>Ramazan ayı farklı mevsimlere gelebilmekte, açlık süresi mevsime göre 11 ile 18 saat arasında değişebilmektedir. Bu nedenle oruç tutmanın uzun süren açlık, öğün düzeninde değişiklik, besin seçimindeki farklılıklar nedeniyle beslenmede önemli bir yeri bulunmaktadır. Çalışmalar gösteriyor ki; oruç bireyde farklı metabolik ve fizyolojik değişimlere neden olmaktadır. Oruç ile birlikte uzun süre yaklaşık 12 saat süren açlık metabolizmanın az enerji harcamasına, vücut hareketlerinin yavaşlamasına ve bazal metabolizma Hızının düşmesine neden olmaktadır.</p><p>Ramazan ayı boyunca bu beslenme ve öğün düzeni değişikliklerine bağlı olarak bazı çalışmalarda tiroid uyarıcı hormon, toplam kolesterol ve ürik asit düzeylerinde artış da bildirilmiştir. Açlık ile beraber oruç açılma süresine kadar mide asit düzeylerinde artış, ramazan boyunca vücut suyunda azalma, yemek saatlerinde oluşan değişiklik nedeniyle iştahta azalma da görülebilmektedir. Oruç tutan bireylerde; tansiyon yüksekliği, yorgunluk, unutkanlık, dikkatsizlik, çalışmama isteği durgunluk, sindirim güçlüğü, uykuya meyil, sinirlilik ve baş ağrısı da görülebilen önemli sorunlar olarak göze çarpmaktadır. Son olarak en çok dikkat çeken konu olan kilodaki değişikliklere baktığımızda vücut ağırlığında önemli bir artış olduğu bildirilirken, bazı çalışmalarda ise ramazan boyunca vücut ağırlığında değişme olmadığını hatta azaldığı da gösterilmiştir.</p><p>Ramazanda yaygın uygulama iftarda büyük bir öğün, sahurda hafif bir öğün yemek şeklindedir. Ülkemizde oruç tutan bireyler iftar sofralarında çorbaları, etli yemekleri, börek çeşitlerini, pilav ve makarnayı, hamur ve sütlü tatlılar, hoşaf ve komposto gibi şekerli tatlıları, daha fazla çay ve kahveyi tercih etmektedir. Aslında ramazan ayı boyunca günlük yiyecek alımında azalma ve buna bağlı olarak bireylerin kilo vermesi beklenirken, öğün sayısının azalmasına rağmen, tatlı ve tahıl ağırlıklı beslenen Türk toplumunda, nüfusun %25&#8242; inde kilo alımı görülmektedir.</p><p>Görüldüğü gibi ramazan boyunca sağlıklı beslenmek şarttır. Ramazanda iftarda mideye aşırı yüklenmemek için küçük bir öğün, daha sonra akşam yemeği, ara öğün ve mutlaka sahur olacak şekilde 4 öğün olarak yapılmalıdır.</p><p>Ramazanda iftar sofralarında tercih edilecek besinlerin tok tutucu, insan sağlığı için gerekli besin öğelerini içeren, diyet lifi, vitamin ve mineralden zengin olması gerekir. Zeytinyağlı veya etli sebze yemekleri, sebze veya kuru baklagil çorbaları, bulgur veya kepekli pirinçten yapılmış pilav, kepekli makarna, haftada iki kere mutlaka fırınlanmış-ızgara veya buğulama balık, yağı görünmeyecek kadar kırmızı et, derisiz tavuk veya balık eti, taze kabuklu meyveler, ceviz fındık gibi sert kabuklu meyveler ve zeytin yağı ile hazırlanmış salatalar, tatlı olarak ta demirle zenginleştirilmiş, vitamin ve mineral destekli, tahıl gevreği veya sütlü ve meyveli tatlılardan küçük parçalar, taze meyveler tercih edilmesi gereken besinler olmalıdır.</p><p>Oruç tutarken doğru besin seçimi&gt;&gt;&gt;<span
id="more-379"></span></p><p><strong>Oruç tutarken doğru besin seçimi</strong></p><p><strong>Çorbalar:</strong> İftar sofralarında tercih edilen en sağlıklı seçimdir. Kuru baklagil, sebze veya yoğurt ile hazırlanmış çorbaları rahatlıkla tüketebilirsiniz. Çorbaları hazırlarken kişi başına 1 tatlı kaşığı yağ ekleyin.</p><p><strong>Süt ve süt ürünleri:</strong> Süt, yoğurt ve peynirde tercihiniz mutlaka % 50 yağ içeren yani az yağlı süt ürünleri olmalıdır. İftarda kefir ve yoğurt tüketmeniz sindirim güçlüğü sorununuzun çözülmesine hazımsızlığın engellenmesine neden olacaktır.</p><p><strong>Et ve et yerine geçenler:</strong> Yağsız kırmızı et, derisiz tavuk ve hindi, balık, kuru baklagiller, yumurta, kuru yemişler daha çok tercih edilmelidir. Orucu açarken iftariyelik birçok sofrada öncelik kazanmaktadır. Bu nedenle salam, sosis, sucuk, kavurma, pastırma gibi işlenmiş etlerden uzak durulmalı eğer vazgeçemiyorsak ya sebzelerle yenmeli ya da nadir tüketilmelidir.</p><p><strong>Sebzeler:</strong> Sebzeler iftar sofralarının da baş tacı olmalıdır. Mevsime uygun, beyaz, koyu yeşil, sarı ve kırmızı sebzeler mutlaka bulunmalıdır. Kırmızıbiber, domates, taze nane, taze maydanoz, lahana, mısır, patates, havuç, ıspanak vb. değişik renkteki sebzelere en güzel örneklerdir. Sebze yemeklerini pişirirken zeytinyağlılara kişi başı 1 yemek kaşığı, etli yemeklere yağ eklemeden pişirmeye özen göstermelisiniz. Mümkün olduğunca az suda ve az pişirerek yemek daha sağlıklıdır. Tuzlanmış, sirke ile işlem görmüş ve kızarmış sebzelerden uzak durmalısınız.</p><p><strong>Meyveler:</strong> Meyveleri kabuklu ve parçalamadan yemek en sağlıklısı. Eğer suyunu içmek istiyorsak hemen sıkıp tüketmek gerekmektedir. Dondurulmuş, konserve taze meyve olmadığında tüketilebilir. Domates suyu sınırsız içilebilecek bir meyve suyudur.</p><p><strong>Yağlar:</strong> Daha çok mısırözü, ayçiçeği yağı, soya yağı, erken hasat zeytinyağı kullanmaya özen gösterin. Yağlı soslardan uzak durun.</p><p><strong>Ekmek ve tahıllar:</strong> Tam taneli tahıldan yapılan ekmekler en favori ve sağlıklı ekmeklerdir. Cevizli, tam buğday, ay çekirdekli, çavdar, kepekli, yulaflı gibi. bulgur, kepekli makarna, erişte, tarhana, kuskus mutlaka iftar sofralarınızda bulunmalı. Ara öğünlerde en sağlıklı tam taneli tahıl kahvaltılık gevrekleridir. Cips, kraker, şekerlendirilmiş tahıllar, kekler, çörekler beslenmemizde nadir tüketmemiz gereken besinlerdir.</p><p><strong>Tatlılar, şekerler ve çikolata:</strong> Ramazan süresince sade şeker, şekerli içecekler, hamur tatlıları, bisküvilerden uzak durmak en sağlıklısı. Bunun yerine az yağlı, az şekerli, kuru yemişli kekler veya az yağlı süt ve az şeker ile hazırlanmış pudingler, meyveli tatlılar, çikolata kırıntılı az şeker ve az yağ eklenmiş kurabiye veya meyve tartları, sütle zenginleştirilmiş kahvaltılık tahıl gevrekleri en sağlıklı seçimlerdir.</p><p>Sağlıklı oruç tutabilmek için öneriler ve örnek Ramazan mönüsü</p><p><img
class="alignright size-thumbnail wp-image-208" title="diyet_meyve123" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/diyet_meyve123-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /><strong>Sağlıklı oruç tutabilmek için öneriler</strong></p><p>Asla<label
style="color: white; background-color: #00cc00;"><strong> kilo </strong></label>vermek için oruç tutulmamalıdır. Bu durum metabolizmanın bozulmasına,<label
style="color: white; background-color: #00cc00;"><strong> kilo </strong></label>yerine sadece kas ve su kaybına neden olmaktadır. Oruç tutulacaksa kesinlikle sahura kalkılmalıdır. Sahurda ağır yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Yatmadan önce doğru seçilmeyen Yiyecekleri yiyip uyumak midede ağırlık ekşime ve yanmaya neden olmaktadır.</p><p>İftarda hızlı ve çok yemek yenilmemelidir. Eğer hızlı yer ve az çiğnersek midede şişkinlik ve hazımsızlık kaçınılmazdır. Ramazan döneminde yoğurt, ayran ve süt tüketimine dikkat edilmeli iftar ve sahur arası günde 2-3 su bardağının altına düşülmemelidir.</p><p>İftar başlangıcından yatana kadar mutlaka en az 1.5 litre su içilmelidir. Fiziksel aktivite ramazanda da yapılmalıdır. En uygun zaman iftardan 45 dakika sonra ortalama 30-45 dk. arasında düşük tempoda yapılan yürüyüşlerdir.</p><p><strong>Ramazanda örnek menü</strong></p><p>Erken açılan iftarda 1 su bardağı su, ceviz, kuru meyve ve 1 kase sebze veya kurubaklagil çorbası ile açıldıktan sonra biraz dinlenilmeli, yarım saat sonra etli veya zeytinyağlı sebze ve ızgara veya sotelenmiş et yemeği, yoğurt veya cacık, bol salata ve kepekli-çavdar veya buğday ekmeği tüketilmelidir. Ara öğünde küçük bir porsiyon sütlü tatlı, sütle hazırlanmış hazır tahıl gevreği, fındık-fıstık-badem gibi yağlı tohumlar veya kabuklu meyve en iyi tercihidir. Sahurda ise hafif bir kahvaltı veya 1 dilim sebzeli ve peynirli gözleme yanına 1 su bardağı ayran veya tam sütle hazırlanmış taneli tahıl gevreği ve meyve salatası olabilir.</p><p>Kaynak : Mahmure.com</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/ramazan-ayinda-saglikli-beslenme.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>NADİDE, REKLAM YILDIZI OLDU</title><link>http://www.sedasayan.net/nadide-reklam-yildizi-oldu.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/nadide-reklam-yildizi-oldu.html#comments</comments> <pubDate>Sat, 28 Jun 2008 11:52:00 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[Haberler]]></category> <category><![CDATA[lahana]]></category> <category><![CDATA[lahana çorbası]]></category> <category><![CDATA[lahana kapsülü]]></category> <category><![CDATA[nadide sultan]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=290</guid> <description><![CDATA[LAHANA İLE ZAYIFLADI PARAYI KAPTILAHANA ÇORBASI KAPSÜLÜ İLE ON KİLO VEREN NADİDE SULTAN, FİRMANIN REKLAM YILDIZI OLDU.
Lahana Çorbası Kapsülü ile on kilo veren Nadide Sultan, ürünü Almanya&#8217;dan ithal eden firmanın reklam yıldızı oldu.Nadide Sultan verdiği kiloları ve yeni imajı büyük beğeni topladı. Albümü için yaklaşık on kilo veren kendini tepeden tırnağa yenileyen ünlü sanatçı, bu [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><strong>LAHANA İLE ZAYIFLADI PARAYI KAPTI</strong></h2><p><a
href="http://www.sedasayan.net/wp-content/lahana.jpg"><img
class="aligncenter size-medium wp-image-291" title="lahana" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/lahana-300x186.jpg" alt="" width="300" height="186" /></a></p><p>LAHANA ÇORBASI KAPSÜLÜ İLE ON KİLO VEREN NADİDE SULTAN, FİRMANIN REKLAM YILDIZI OLDU.</p><p>Lahana Çorbası Kapsülü ile on kilo veren Nadide Sultan, ürünü Almanya&#8217;dan ithal eden firmanın reklam yıldızı oldu.<br
/> <span
id="more-346"></span><br
/> Nadide Sultan verdiği kiloları ve yeni imajı büyük beğeni topladı. Albümü için yaklaşık on kilo veren kendini tepeden tırnağa yenileyen ünlü sanatçı, bu arada kilolarından kurtulmak için kullandığı lahana çorbası kapsülü de kendisine milyarlar kazandırdı. Ürünü Almanya&#8217;dan ithal eden firma yetkilileri Nadide Sultan&#8217;a hayır diyemeyeceği bir teklifte bulundular. Zayıflayarak hem kilolarından kurtulan hem de cebini dolduran Nadide Sultan ‘&#8217;Ben katıldığım bir iki programda zayıflamamın sırrını açıklamıştım. Firma yetkilileri de benimle irtibata geçtiler. İyi bir teklifti. Kabul ettim&#8217; dedi. Nadide Sultan anlaşmadan ne kadar ücret aldığını ise açıklamadı.</p><p>Kaynak :Gecce.Com</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/nadide-reklam-yildizi-oldu.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Zayıf görünmek için&#8230;</title><link>http://www.sedasayan.net/zayif-gorunmek-icin.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/zayif-gorunmek-icin.html#comments</comments> <pubDate>Fri, 13 Jun 2008 08:30:09 +0000</pubDate> <dc:creator>admin</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[Güzellik]]></category> <category><![CDATA[zayıf görünme]]></category> <category><![CDATA[zayıflama]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/zayif-gorunmek-icin.html</guid> <description><![CDATA[
&#160;
&#160;
İyi görünmenin yolu sadece zayıflamaktan geçmiyor&#8230;
&#160;
Doğru kıyafetlerle daha zayıf ve daha ince görünmenin püf  noktaları da var.  İşte modacılardan daha zayıf görünmenizi sağlayacak 6  öneri..
1. Tek renk kullanın..
Gece mavisi, kahverengi ya da siyah gibi tek renk koyu renkli elbiseler giyin..  Bunun yanı sıra aynı rengin farklı tonlarını da birlikte giyebilirsiniz. Bej,  [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p
style="text-align: center"><img
src="http://www.sedasayan.net/wp-content/55434.jpg" alt="55434.jpg" /></p><p
id="haberTanitim">&nbsp;</p><p
id="haberTanitim">&nbsp;</p><p>İyi görünmenin yolu sadece zayıflamaktan geçmiyor&#8230;</p><p
align="justify">&nbsp;</p><p>Doğru kıyafetlerle daha zayıf ve daha ince görünmenin püf  noktaları da var.  İşte modacılardan daha zayıf görünmenizi sağlayacak 6  öneri..</p><p><strong>1. Tek renk kullanın..</strong></p><p
align="justify">Gece mavisi, kahverengi ya da siyah gibi tek renk koyu renkli elbiseler giyin..  Bunun yanı sıra aynı rengin farklı tonlarını da birlikte giyebilirsiniz. Bej,  deniz mavisi, mercan ya da teninize en iyi giden renklerde desenleri bulunan  giysiler de olabilir. Eğer rengin sizi daha kilolu gösterdiğini düşünüyorsanız,  elbise olarak sizde nasıl durduğuna da bakın.</p><p><strong>2. Kumaşları doğru  seçin..</strong></p><p
align="justify"><span
id="more-323"></span>Katı, sert ve ağır hatta yapışan kumaşlardan uzak durun. En iyi seçim hafif,  yumuşak ve giydiğinizde vücudunuzdan kayan kumaşlardır. Amacınız vücudunuzun  genel şeklini görmek olmamalı..</p><p><strong>3. Vücudunuza göre  ayarlayın..</strong></p><p
align="justify">Geniş omuzlarınız varsa, vatka ya da herhangi bir omuz  aperatı kullanmayın. Kayık ve yuvarlak yakalı giysileri tercih etmeyin. Üstünüzü  daha küçük göstermek için modaya uygun V yakalı elbiseler, V yakalı üst ve etek  veya bol pantolonları tercih edin. Eğer üst küçük alt büyükse, yani armut  vücutluysanız, boynunuzu kalın göstermeyen, omuzlarınıza uygun sizi dik gösteren  kıyafetleri arayın. Üst için yuvarlak, oyuk yaka kesimleri, alt için de düz etek  ya da normal kesim pantolonları seçin.</p><p
align="justify"><strong>4. Kalça ve  basenler</strong></p><p>Büyük kalça ve basenleri kamufle etmek için, rahat pileli,  bel kısmı büzgülü rahat etek ve pantolonlar tercih edilebilir. Modaya uygun, düz  çizgiler yan cepli ya da cepsiz modeller seçin. Basenleri küçük göstermek için  beli düz yarım ya da dizden hafifçe aşağıda pantolonlar arayın. Daha uzun ve  zayıf görünüm için pantolonunuz ya da eteğiniz yere değecek kadar uzun olmalı.  Basenlerinizi daha fazla kamufle etmek için etek ve pantolon giydikten sonra  kalçalarınızı örtecek kadar uzun bluz ya da bluzunuzun üzerine hjafifi dantel ya  da örgü tunikler giyebilirsiniz. Kalçalarınızdan aşağısının çok fazla uzun  olmamasına dikkat edin.<br
/> <strong>5. Kesim ve dikişileri  inceleyin</strong></p><p>Giysilerinizde, özellikle ceketlerde kare şekilli olanları  ya da sıkı saran modelleri tercih etmeyin. Bunun yerine hatları hafif belli eden  modelleri tercih edin. Elbiselerin dikişleri daha ön plana çıkartılmış  olabilir.</p><p
align="justify"><strong>6. Ayakkabıları unutmayın</strong></p><p>Sadece elbiselerle  zayıf görüneceğinizi sanmayın. Giysilerinizi belirledikten sonra  ayakkabılarınızı deneyin. Özellikle ayaklarınız genişse ince şeritli ve düz  sandaletler, ufak topuklu ayakkabılar giymeyin. Bunun yerine, kısa topuklu ya da  üzerinde durabiliyorsanız yüksek topuklu ayakkabılar giyin. 5 cm&#8217;lik topuk ne  giyerseniz giyin sizi daha ince gösterecektir. Ayak bileğinize dolanan  ayakkabılardan, kare topuklardan uzak durun. Tüm bunlar sizi daha bodur ve  bacaklarınızın daha kısa görünmesine neden olur.<font
color="#999999">(leyditurk.com)</font></p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/zayif-gorunmek-icin.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>2</slash:comments> </item> </channel> </rss>
<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk
Page Caching using disk (user agent is rejected)
Database Caching 7/16 queries in 0.009 seconds using disk

Served from: www.sedasayan.net @ 2010-08-01 08:45:50 -->