18 Mayıs 2012 Cuma | Favorilere Ekle |  Açılış Sayfası Yap

Zayıflama hapı kullanmanın zararı var mı?

Zayıflama haplarının diğer bütün ilaçlarda olduğu gibi mutlaka yan etkileri vardır. Bu yan etkiler içerisinde; kan basıncı yüksekliği, kalp ritim değişiklikleri, çarpıntı, ilaç bağımlılığı, huzursuzluk, saldırganlık, uykusuzluk, ishal, vitamin eksikliği ve hatta ölüme neden olabilecek yan etkileri dahi vardır. Bu nedenle bu ilaçları mutlaka hekim kontrolünde kullanmamız gerekir. Bu tür ilaçlar hormonlarımız üzerinde etki gösterebilirler ve bazı hormonel değişikliklere neden olabilirler. Ancak kadınlarda adet düzensizliği yaptığına dair kanıt mevcut değildir.

Zayıflama haplarının kullanılabilmesi için öncelikle başka sağlık sorunlarının olup olmadığının belli olması gerekir. Bu nedenle ilaç kullanılmadan önce hekime danışılması çok önemli bir konudur. Zayıflama ilaçları her yaş grubu için uygun olmayabilir. Örneğin çocukluk ve ileri yaş grubunda bazı tehlikelere yol açabilir.

25 Nisan 2012 | Yorum Yaz

Sağlıklı yaşam için tavsiyeler

Su ve Tuz İhtiyacı

Sıcakların artmasıyla beraber tükettiğimiz su ihtiyacımızı bol bol su ve meşrubat içerek karşılamaya çalışıyoruz. Peki asıl önemli olan tuzu almaya özen gösteriyor muyuz? Ter bol miktarda tuz içerir. Aşırı miktarda terleyince su ile birlikte vücuttaki tuz miktarı de azalıyor. Tuz almaksızın su ve meşrubat içtiğimizde kandaki yoğunluk düşer. Böylece hücrelerin içine su girişi olur ve hatta hücreler patlayabilir de. Su zehirlenmesi denilen bu tablo ölüme bile yol açabilir. Bol su içiyorsanız tuzu da ihmal etmeyin.

Sigara İçenler C Vitaminini İhmal Etmemeliler

En doğrusu sigarayı hiç içmemek ama bu başarılana kadar bazı önlemlerle zararı azaltmak da gerekiyor. Sigara içilmesi vücutta C vitamini tutulmasını olumsuz etkiler. Böylece sigara içenlerde C vitamini eksiklikleri oluşabilir. Bu nedenle sigara içenlerin taze sebze ve meyva ile ya da ilaç şeklinde C vitamini almaları doğru olacaktır. Ayrıca sigaranın vücutaki olumsuz etkilerinin bir kısmını, C vitamininin antioksidan etkisi ile azaltmak da mümkündür. Ancak bütün bunlardan arda kalan zararların da büyük olduğunu unutmayın

Gebeler, iyi pişmemiş etten uzak durun

Toksoplazma adı verilen parazit bebeklerin sakat doğmasına neden olabilir. Toksoplazma kedilerde yaşayan bir parazit olmakla beraber tek kaynak kediler değil. İyi pişmemiş etler de önemli bir kaynak. Ayrıca toprak da tokoplazma kaynakları arasında. Bu nedenle özellikle çiğ yenilen sebzeler, salatalar ve meyvalar da bulaşmaya yol açabiliyor. Eğer gebeyseniz ya da gebe kalmayı planlıyorsanız çiğ yenilecek sebze ve meyvenin temiz suyla iyice yıkandığına emin olun ve yiyeceğiniz etlerin de iyice pişmesini sağlayın.

Şişmiş Konservelere Dikkat

Devamını Oku …

12 Nisan 2012 | Yorum Yaz

Bademcik iltihabı

Bademcik iltihabı, bademciklerin enflamasyonudur yani enfeksiyon halidir. Bademcik iltihabı akut ve kronik olmak üzere 2 şekilde görülür. Akut bademcik iltihabının dört haftadan uzun sürmesi kronik bademcik iltihabı olarak adlandırılır. Genellikle halk arasında boğaz şişmesi, kızarması şeklinde bilinir.

Bademcik iltihabının nedenleri

Bademcik iltihabı viral veya bakteriyel nedenlerle oluşabilir. Ancak bademciklerde , en çok karşılaşılan bakteri beta hemolitik streptokoklardır. Ayrıca bazı kişilerde genetik olarak bademciğin fazla büyük olması, hastalığa yakalanma sıklığını arttırmaktadır.

Bademcik iltihabının belirti bulguları ;

  • Boğaz ağrısı.
  • Üşüme ve titreme ile gelen ani ateş.
  • Yutma güçlüğü
  • Baş ağrısı.
  • Kulağa doğru vuran ağrı.
  • Eklem ağrısı.
  • Sesde değişiklikler.
  • Karın Ağrısı.
  • Kusma.
  • Kulağa yansıyan ağrı.

Tanı

Tanı için genellikle klinik muayene yeterlidir. Fakat kronik bademcik iltihabında boğaz kültürü ve çeşitli kan testleri gerekebilir.

Tedavi

Semptomatik yani belirtilerin giderilmesin yanında antibiyotikler kullanılır. Eğer hastalık sürekli tekrar ediyor ve ağır geçiriliyorsa cerrahi tedavi tonsillektomi yapılır.

 

 

 

 

3 Nisan 2012 | Yorum Yaz

Bardak çekme yöntemi yeniden tercih ediliyor

Bardak çekme yöntemi yeniden tercih ediliyorGeleneksel şifa yöntemi bardak çekme; modern tıp tarafından güncellendi ve aralarında Victoria Beckham’ın da olduğu dünya yıldızlarını rahatlatmaya başladı

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Rabia Cerrah Karanfil, ‘kupa terapisi’ denen yöntemin, ilaç kullanmak istemeyenlerin tercihi olduğunu söyledi.

MORARIP İYİLEŞİYOR
Sabah’taki habere göre, Dr. Karanfil, 3 bin yıllık geçmişi olan tedaviyle ilgili şu bilgileri verdi: “Kas spazmı olarak bilinen rahatsızlıklarda, adale içinde yorgunluğa neden olan laktik asit ağrı yapar. Kupa terapisi ile sertleşen bölgedeki kan dolaşımı artırılarak laktik asit uzaklaştırılır, idrar yolu ile atılır. Vakumla oluşan morarma sayesinde de, beden sahip olduğu tüm yapıcı ve iyileştirici kimyasalları o bölgeye yönlendirir. Tüm kas, eklem ve sinir yapıları onarılarak iyileşir.”

NELERE İYİ GELİYOR?
Aşırı yorgunluğun azaltılması.
Soğuk algınlığı sonucu vücutta oluşan kırgınlıkların giderilmesi.
Kaza sonrası yaşanan kas ağrılarının tedavisi.
Baş ağrısı ve bel tutulması.
Kürek ve kol kemiği, eklem ve bel kasları zorlanmalarına bağlı ağrılar.
Sinirsel kasılmalar.
Bel ve boyun bölgesindeki disk kayması sonucu oluşan ağrılar.
Romatizmanın neden olduğu rahatsızlıklar.
Vücutta kireçlenme sonucunda oluşan ağrılar.

6 Nisan 2011 | Yorum Yaz

Gripten korunma yolları – Nezleden korunma yolları

gripten korunma yollarıDiyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Şenyiğit, hafif seyreden grip ve nezleye karşı kesinlikle antibiyotik alınmamasını, nane-limon kaynatılıp içmenin en sağlıklı yöntemlerden biri olduğunu hatırlattı.

Prof. Dr. Şenyiğit, hava değişikliği nedeniyle soğuk algınlığı ve benzeri hastalıklara karşı insanların dikkatli ve bilinçli olmaları gerektiğini söyledi. Bu dönemlerde üst solunum yolu enfeksiyonlarının arttığına dikkat çeken Şenyiğit, “Nezle virüslerle meydana gelen bir hastalıktır ve hafif seyreder. Grip ise daha ani başlayan ve sıklıkla ateşin daha yüksek seyrettiği bir hastalıktır. Bu iki hastalık bu dönemde görülebilir.” diye konuştu.

Devamını Oku …

18 Ekim 2010 | 1 Yorum
  Bu site Seda Sayan'a ait degildir! Site icinde Seda Sayan' a ait haber ve magazin icerigi bulunmaktadir,
 Bu sitede yer alan makalelerin, yazıların ve haberlerin sorumluluğu yazarlarına ve haberin kaynağına aittir. Telif hakkı ihlali yapıldığını düşündüğünüz makale, bilgi veya haber varsa, bu ihlali, sayfa altında ki yorum bölümünü kullanarak site editörlerine iletebilirsiniz.
< Gizlilik İlkeleri - İletişim >