<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> <rss
version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Seda Sayan &#187; Sağlık</title> <atom:link href="http://www.sedasayan.net/marketing/kadinca/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>http://www.sedasayan.net</link> <description></description> <lastBuildDate>Sat, 31 Jul 2010 14:53:18 +0000</lastBuildDate> <generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator> <language>en</language> <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod> <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency> <item><title>Yaz aylarında bebeklerinizin bakımını nasıl yapmalısınız ?</title><link>http://www.sedasayan.net/yaz-aylarinda-bebeklerinizin-bakimini-nasil-yapmalisiniz.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/yaz-aylarinda-bebeklerinizin-bakimini-nasil-yapmalisiniz.html#comments</comments> <pubDate>Sat, 03 Jul 2010 00:21:52 +0000</pubDate> <dc:creator>Yunus</dc:creator> <category><![CDATA[Anne - Çocuk]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[bebeğim yazın neden ağlıyor]]></category> <category><![CDATA[bebek bakım siteleri]]></category> <category><![CDATA[bebek bakımı yaz mevsiminde]]></category> <category><![CDATA[yaz aylarında bebek bakımı]]></category> <category><![CDATA[yazın bebek bakımı]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1782</guid> <description><![CDATA[Yaz mevsiminde annelerin, bebeklerin sağlığına daha fazla dikkat etmesi gerekiyor. Bu dönemde giyimine özen göstermeli; isilik, yaz ishali gibi hastalıklardan korumak için önlemler alınmalı. Ayrıca çocuklar, güneşten alacakları D vitamininden de mahrum bırakılmamalı.
Bebeğim üşür deyip kat kat sarmayın
Bebekler ilk bir ay (yenidoğan dönemi) gerçekten soğuğa karşı çok duyarlıdır. Bu dönemde bebeği iyi korumak gerekir. Yenidoğan [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><a
title="süper bebekler" href="http://www.superbebekler.com" target="_blank"><img
class="alignleft" title="süper bebekler" src="http://www.superbebekler.com/images/bebekler/guzel_bebek.jpg" alt="" width="196" height="169" /></a>Yaz mevsiminde annelerin, bebeklerin sağlığına daha fazla dikkat etmesi gerekiyor. Bu dönemde giyimine özen göstermeli; isilik, yaz ishali gibi hastalıklardan korumak için önlemler alınmalı. Ayrıca çocuklar, güneşten alacakları D vitamininden de mahrum bırakılmamalı.</p><p>Bebeğim üşür deyip kat kat sarmayın</p><p>Bebekler ilk bir ay (yenidoğan dönemi) gerçekten soğuğa karşı çok duyarlıdır. Bu dönemde bebeği iyi korumak gerekir. Yenidoğan döneminde vücudun en büyük alanı kafadır. Isı kaybı bu alanda olacağından bir bere takılması uygundur. Yenidoğan dönemi sonrasında bebeğin ortam ısısına göre giydirilmesi gerekir. Aslında her çocuk farklıdır. Bu nedenle kesin şekilde &#8216;tek kat giydirin, üç kat giysisi olsun&#8217; demek anlamlı olmaz. Ancak yaz aylarında gündüzleri tek kat penye giysiler yeterli olur. Şapka önemli bir unsurdur. Sıcak yaz günlerinde güneşten korunması için gereklidir. Akşamları serin olursa üzerine uzun kollu ve bacaklarını örten bir giysi giydirilebilir. Giysilerin açık renkli, bol kıyafetler olması, boyalı olmaması ve yüzde 100 pamuklu olması, mümkünse organik pamuk dokumadan olması tercih edilmelidir.</p><p><span
id="more-1782"></span></p><p>Bebeğinize verdiğiniz her ek gıdadan sonra su içirin</p><p>Bebekler doğumdan sonra hemen emzirilmeye başlanmalıdır. Sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde genelde dışarıdan su takviyesine ihtiyaç yoktur. Ancak ek gıdaya başlandığında mutlaka su verilmesi gerekir. Yemeğini yedikten sonra bebek ihtiyacı olduğu kadarını içecektir. Yazın ortam sıcaklığı fazlalaştığı için terleme olur. Vücut su kaybettiği için doğal olarak su içme isteği doğar. Çok sıcak günlerde, gün içinde değişik zamanlarda bebeğe su verilmesi ve sulu gıdalarla beslemesi iyi olacaktır.</p><p>İsilikten koruyun</p><p>Yazın gelmesi ve havaların ısınmasıyla birlikte en çok karşılaştığımız sorunlardan biri isiliklerdir. İsilik, sıcak havada aşırı terlemeye bağlı olarak ortaya çıkar. Ortam ısısı arttığı zaman vücut ısısı da artar. Isıyı dengeleyebilmek için bebek terlemeye başlar. Ortam sıcaklığı çok fazla olursa ve sık banyo yapılmazsa gözeneklerde tıkanıklık olabilir. Ter bezleri tıkandığı zaman o bölgede kızarık, nokta nokta lekeler görülür. Daha çok göğüste, omuzda, boyunda isilikler ortaya çıkar. Bunun tedavisi için terlemeyi azaltmak, daha bol giysiler giydirmek ve ılık suyla banyo yaptırmak genelde yeterlidir. Yağlı kremler ter bezleri kanallarını kapatırsa terlemeyi engeller ve isiliğin çoğalmasına neden olur.</p><p>Bebeğinizi güneşten koruyun ama D vitamininden de yararlanmasını sağlayın</p><p>Yazın karşılaşılan bir diğer sorun güneş çarpmaları ve yanıklarıdır. Bunu önlemenin en kolay yolu güneşe çıkılacak saatlerin seçimi ve sıvı takviyesidir. Bulunduğumuz bölgeye göre saatleri ayarlamak şartıyla -özellikle 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşe çıkılmamalı- sabah ve akşam çok uzun sürmeyen güneşlenmeler sağlıklı olacaktır. Yüksek koruma faktörlü, mekanik bariyeri de olan güneş kremi sürerek güneşe çıkılmalıdır. Güneş kremi seçerken suya dayanıklı olup olmadığına ve koruma faktörü derecesine dikkat edilmelidir. Güneşe çıkmadan sürülmesi ve belli aralıklarla yenilenmesi koruyuculuk açısından önemlidir. Güneş yanığı oluşursa iyileşmeden tekrar güneşe çıkılmamalıdır. Yaz günlerinde şapka takılması güneş ışınlarından yüzü ve belki de omuzları koruyacağı için uygun olacaktır.</p><p>Yaz ishallerine dikkat!</p><p>İshal daha çok yazın karşımıza çıkan bir sorundur. Yazın daha sık olmasının nedeni mikroorganizmaların sıcak ortamda hızlı üremesidir. Ayrıca yazın havuza ve denize daha çok girilir ve su yutarak daha çok mikrobu ağızdan alma ihtimali artar. Yaz ishallerini engellemenin en kolay yolu içme sularının ve yiyeceklerin yıkandığı suların temiz su kaynaklarından elde edilmiş olmasıdır. Uygun şartlarda saklanmadığı, dışarıda bekletildiği düşünülen yiyeceklerin tüketilmemesi gerekir. Ambalajlı ürünlerin saklanma koşulları ve son kullanma tarihine dikkat etmek gerekir. Özellikle yaz döneminde çok tüketilen bir gıda olan dondurmanın üretim, saklanma ve sunum koşulları göz önüne alınmalıdır. Sütlü, kremalı, mayonezli, etli yiyecekler çok çabuk bozulmaktadır. İshalin tedavisinde kaybedilen sıvıyı yerine koymak ve enfeksiyon etkeni mikroorganizma tespit edilerek ilaç tedavisine başlamak gerekir.</p><p>Tatil önerileri&#8230;</p><p>Yaz ayları ebeveynlerin çocuklarıyla daha çok vakit geçirdiği bir mevsimdir. Aynı zamanda ishallerin, güneş çarpmalarının, bunlara bağlı olarak sıvı kayıplarının, böcek sokmalarının, burun kanamalarının ve deri hastalıklarının daha sık görüldüğü bir dönemdir. Tatilde çocuklar tehlikelere daha açıktır. Bu nedenle belki de en önemli nokta çocuğunuzu sürekli göz önünde bulundurmanız, karşılaşabileceği tehlikelere karşı tedbirli ve uyanık olmanızdır.</p><p>Bu aylarda bebeğinizle birlikte geçireceğiniz saatlerin keyfine varabilmek için oyuncakların seçimi ve bu oyuncakların güvenlilirliği de önemlidir. Plaj oyuncakları, çocuğun hoşça vakit geçirmesini sağlar. Ama aynı zamanda zekasının gelişimine de katkıda bulunmalı. Birlikte oyunlar kurabileceğiniz tarzda olmalı. Bu tür oyuncakların seçilmesi çocuğunuzla paylaşımınız açısından da önem taşır. Plaj oyuncakları, çocuğun denize olan ilgisini de artırmalı. *Memorial Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü</p><p>Kaynak: zaman.com.tr</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/yaz-aylarinda-bebeklerinizin-bakimini-nasil-yapmalisiniz.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Yıpranmış saçlarınızı nasıl onarabilirsiniz?</title><link>http://www.sedasayan.net/yipranmis-saclarinizi-nasil-onarabilirsiniz.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/yipranmis-saclarinizi-nasil-onarabilirsiniz.html#comments</comments> <pubDate>Wed, 30 Jun 2010 07:39:41 +0000</pubDate> <dc:creator>Yunus</dc:creator> <category><![CDATA[Güzellik]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[saç bakım]]></category> <category><![CDATA[saç bakımı nasıl yapılmalıdır]]></category> <category><![CDATA[saçın yıpranmasını engelleme]]></category> <category><![CDATA[saçlara bakım uygulama]]></category> <category><![CDATA[yıpranmış saçlar]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1780</guid> <description><![CDATA[Saçlarınız yıprandığında cansızlaşır, kırılır ve kontrolden çıkar. Saçların yıpranmasına yol açan nedenlerin başında boya ve kalıcı kimyasallar, yetersiz beslenme veya saç kurutma makinelerinin yüksek ısısı geliyor.
Peki, saçınızı kestirmeden yıpranmış saçınızı tamir edebileceğinizi biliyor musunuz?
Ehow.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, bu adımları izlerseniz, saçınızın yeniden parlamasını, güçlenmesini sağlayabilirsiniz.
1. Saçlarınızı onarmaya yardım etmek için bir [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<div
class="mceTemp"><dl
class="wp-caption alignleft" style="width: 160px;"><dt
class="wp-caption-dt"><img
src="http://medya.zaman.com.tr/2010/06/30/sac.jpg" alt="" width="150" height="130" /></dt></dl></div><p>Saçlarınız yıprandığında cansızlaşır, kırılır ve kontrolden çıkar. Saçların yıpranmasına yol açan nedenlerin başında boya ve kalıcı kimyasallar, yetersiz beslenme veya saç kurutma makinelerinin yüksek ısısı geliyor.</p><p>Peki, saçınızı kestirmeden yıpranmış saçınızı tamir edebileceğinizi biliyor musunuz?</p><p>Ehow.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, bu adımları izlerseniz, saçınızın yeniden parlamasını, güçlenmesini sağlayabilirsiniz.</p><p>1. Saçlarınızı onarmaya yardım etmek için bir ay boyunca haftada bir kez yumurta-zeytinyağı karışımını kullanabilirsiniz. Bir seferlik uygulama hazırlamak için, bir yumurta sarısı ile 2 çorba kaşığı zeytinyağını bir kâsenin içinde çırpın. Saçınızın özellikle dip kısımlarına uygulayın. Birkaç dakika bekledikten sonra durulayın ve şampuanla yıkayın.</p><p><span
id="more-1780"></span></p><p>2. Saçlarınız için eczanelerde satılan ya da evde hazırlayabileceğiniz E vitamini tedavisi uygulayın. Evde hazırlamak için en sevdiğiniz şampuanınızın içine 5-6 tane E vitamini kapsülü kırın. E vitamini saçlarınızın sağlıklı, parlak ve yumuşak görünmesini sağlayacak.</p><p>3. Saçınızı düzenli olarak ayda bir kez kestirin. Böylece yıpranmış saçlarınızdan kurtulacak ve saçlarınızın daha hızlı uzamasına yardım edeceksiniz.</p><p>4. Saç kurutma makinesi kullandığınızda düşük ısı ya da soğuk ayarını kullanın. Saçlarınızı düzleştireceğiniz zaman da en düşük ısı ayarını seçin.</p><p>5. Saçlarınızı daha az sıklıkta şampuanlayın ve krem sürün. Haftada 2 veya 3 kez saçlarınızı yıkarsanız ve kremlerseniz saçlarınızın aşırı kurumasını ve yıpranmasını engellersiniz.</p><p>6. Havuza ve denize girdikten sonra mümkün olduğunca çabuk saçınızı durulayın ve şampuanlayın. Deniz ve havuz suyu saçlarınızın daha fazla yıpranmasına yol açar.</p><p>7. Sabırlı olun. Yıpranmış saçlarınızın yerine yeni saçların çıkması aylar sürebilir.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/yipranmis-saclarinizi-nasil-onarabilirsiniz.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Diş beyazlatma yöntemleri</title><link>http://www.sedasayan.net/dis-beyazlatma-yontemleri.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/dis-beyazlatma-yontemleri.html#comments</comments> <pubDate>Sat, 29 May 2010 00:27:59 +0000</pubDate> <dc:creator>Yunus</dc:creator> <category><![CDATA[Güzellik]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[diş beyazlatma]]></category> <category><![CDATA[diş beyazlatma yöntemleri]]></category> <category><![CDATA[diş beyazlığı nasıl yapılır]]></category> <category><![CDATA[dişler nasıl beyazlar]]></category> <category><![CDATA[dişleri nasıl beyazlatırım]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1764</guid> <description><![CDATA[Sigara, kahve, çürükler ve ilaçlar dişlerinizde lekelere yol açabiliyor. sararan dişlerinizin tedavisi lekenin büyüklüğüne bağlı olarak değişiyor.
İşte dişlerimizi sağlıklı bir şekilde beyazlatmak için önerilen 5 yöntem&#8230;
1.Lekeleri azaltmak ya da önlemek için dişlerinizi düzenli olarak fırçalayın ve diş ipi kullanın.
2.Beyazlatıcı içeren diş macunlarını deneyin. Reklamlarda sık sık gösterilen dişmacunlarının hepsi dişlerinizi kısmen beyazlatıyor ve tam bir [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" title="Beyaz dişler" src="http://medya.zaman.com.tr/2010/05/29/dis.jpg" alt="" width="171" height="137" />Sigara, kahve, çürükler ve ilaçlar dişlerinizde lekelere yol açabiliyor. sararan dişlerinizin tedavisi lekenin büyüklüğüne bağlı olarak değişiyor.</p><p>İşte dişlerimizi sağlıklı bir şekilde beyazlatmak için önerilen 5 yöntem&#8230;</p><p>1.Lekeleri azaltmak ya da önlemek için dişlerinizi düzenli olarak fırçalayın ve diş ipi kullanın.</p><p>2.Beyazlatıcı içeren diş macunlarını deneyin. Reklamlarda sık sık gösterilen dişmacunlarının hepsi dişlerinizi kısmen beyazlatıyor ve tam bir tedavi sağlamıyor. Diş macununuzun dişleri beyazlattığına dair klinik olarak test edilip edilmediğine dikkat edin.</p><p><span
id="more-1764"></span>Çok az beyazlatıcı dişmacunu bu tür testlerden geçiyor. Beyazlatıcı olduğu iddia edilen bu macunlar dişlerinizi aşındırabilir, dişlerinize zarar verebilir ya da dişlerinizi hassaslaştırabilir.</p><p>3.Yiyeceklerin ya da sigaranın yol açtığı lekeleri yok etmek için düzenli olarak diş doktorunuzda diş temizliği yaptırın.</p><p>4.Evde ya da dişhekimine giderek dişlerinizi beyazlatabilirsiniz. Diş hekiminin muayenehanesinde uygulanan ışıklı beyazlatma işlemi ekonomik ve hızlı bir sonuç verir ve dişleri önemli ölçüde beyazlatıyor. Ancak, bu işlemi her yıl sürekli yaptırmanız gerekiyor. Evde beyazlatma için diş hekiminiz tarafından hazırlanan özel ağız plakları da kullanılıyor. Genellikle iki hafta boyunca günde birkaç saat veya gece boyunca plak takılıyor. Dişlerinizde yeni lekelenme oluştuğunu fark ederseniz, lekeleri çıkarmak için bir veya iki gece boyunca ağız plağını beyazlatıcı jel sürerek takmanız gerekiyor.</p><p>5.Ayrıca dişlerinizi bembeyaz göstermek için porselenden imal edilen kaplama yaptırabilirsiniz. Dişin ön yüzü ile kaplamanın iç yüzü özel bir rezinle (yapıştırıcı bir ara madde) yapıştırılır. Bunlarla dişleriniz parlak görünüyor. Ancak, bu uygulama diğer yöntemlere göre bir hayli pahalı.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/dis-beyazlatma-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>1</slash:comments> </item> <item><title>Çalışan annelerin çocukları aşırı kilolu</title><link>http://www.sedasayan.net/calisan-annelerin-cocuklari-asiri-kilolu.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/calisan-annelerin-cocuklari-asiri-kilolu.html#comments</comments> <pubDate>Fri, 28 May 2010 13:49:37 +0000</pubDate> <dc:creator>Yunus</dc:creator> <category><![CDATA[Anne - Çocuk]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[çocuk beslenme takvimi]]></category> <category><![CDATA[çocuklar neden şişman olur]]></category> <category><![CDATA[kilolu çocuklar]]></category> <category><![CDATA[şişman çocuklar]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1762</guid> <description><![CDATA[Bilim adamları anneleri çalışan çocukların aşırı kilo almaya daha yatkın olduğunu belirledi.
University College London&#8217;da görevli bilim adamları, iş ve aile sorumluluğu arasında büyük çaba gösteren çalışan annelerin sağlıklı yemekler hazırlamak için yeterli zamanları olmadığına ve bu nedenle çocukların dengesiz beslendiğine inanıyor.
Aileleri dışarıda çalışan çocukların, eve geldiklerinde tatlı abur cuburlar yedikleri ve boş vakitlerini akşama kadar [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><a
href="http://www.superbebekler.com/"><img
class="alignleft" title="Kilolu çocuklar" src="http://medya.zaman.com.tr/2010/05/28/sisman.jpg" alt="" width="162" height="129" /></a>Bilim adamları anneleri çalışan çocukların aşırı kilo almaya daha yatkın olduğunu belirledi.</p><p>University College London&#8217;da görevli bilim adamları, iş ve aile sorumluluğu arasında büyük çaba gösteren çalışan annelerin sağlıklı yemekler hazırlamak için yeterli zamanları olmadığına ve bu nedenle çocukların dengesiz beslendiğine inanıyor.</p><p>Aileleri dışarıda çalışan çocukların, eve geldiklerinde tatlı abur cuburlar yedikleri ve boş vakitlerini akşama kadar televizyonun önünde geçirdikleri belirtiliyor. Ayrıca, bu çocukları sabahları okula anneleri arabayla bıraktığı için çocukların yürümediği ve daha az egzersiz yaptıkları kaydedildi.</p><p>Araştırmacılar, yeni neslin çocuklarının anneleri çalışıyorsa aşırı kilo almaya yüzde 50 oranında daha meyilli olduklarını söylediler.</p><p><span
id="more-1762"></span></p><p>Araştırma sonuçlarına göre, 1965 ve 1991 yılları arasında 7 yaşındaki 8 bin 500&#8242;den fazla çocuğun kilolu olduğu tespit edildi. 1965 yılında kızların yüzde 8&#8242;i, erkeklerin yüzde 12&#8217;sinin aşırı kilolu ya da obez olduğu görülürken, 91 yılına kadar bu oranın yüzde 50&#8242;ye çıktığı belirlendi.</p><p>Ayrıca çalışma, anne ve babası aşırı kilolu olan çocukların da aşırı kilolu olmaya yatkın olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, aşırı kilolu ve obez çocuklarda oluşabilecek sağlık sorunları konusunda aileleri uyarıyor.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/calisan-annelerin-cocuklari-asiri-kilolu.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Acai üzümü ile kilolarınızın önüne geçin!</title><link>http://www.sedasayan.net/acai-uzumu-ile-kilolarinizin-onune-gecin.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/acai-uzumu-ile-kilolarinizin-onune-gecin.html#comments</comments> <pubDate>Mon, 29 Mar 2010 19:10:02 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[Güzellik]]></category> <category><![CDATA[Kadınca]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[acai üzüm]]></category> <category><![CDATA[acai üzümü]]></category> <category><![CDATA[acai üzümü faydaları]]></category> <category><![CDATA[acai üzümü fidanı]]></category> <category><![CDATA[acai üzümü nedir]]></category> <category><![CDATA[acai üzümü nerede satılır]]></category> <category><![CDATA[acai üzümü satın al]]></category> <category><![CDATA[acai üzümü zararları]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1699</guid> <description><![CDATA[ Vücut için oldukça gerekli besinler içeren Acai üzümü, tüm dünya tarafından bilinen ve kitapları milyonlar satan Profesör Dr. Mehmet Öz tarafından birçok uluslararası platformda dile getirilmiş ve Amerika&#8217;da en çok satanlar listesinde yer alan kitabında  Acai meyvesi hak ettiği yeri almıştır.
Zengin besin kaynağı sayesinde uzun süre tokluk hissi doğuran ve hücreler için mükemmel [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft size-thumbnail wp-image-1700" title="b8" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/b8-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /> Vücut için oldukça gerekli besinler içeren Acai üzümü, tüm dünya tarafından bilinen ve kitapları milyonlar satan Profesör Dr. Mehmet Öz tarafından birçok uluslararası platformda dile getirilmiş ve Amerika&#8217;da en çok satanlar listesinde yer alan kitabında  Acai meyvesi hak ettiği yeri almıştır.</p><p>Zengin besin kaynağı sayesinde uzun süre tokluk hissi doğuran ve hücreler için mükemmel bir antioksidan özellik taşıyan Acai meyvesi, Santevit Acai Berry içeriğinde zayıflatıcı etkileriyle bilinen yeşil çay, krom gibi bitki ve minerallerle bir araya getirildi.</p><p>Avrupa&#8217;da zayıflamak isteyen milyonların en büyük yardımcısı olan ve Hollywood yıldızlarının gizli formülü olarak adlandırılan Acai ile zayıflamak düşündüğünüzden çok daha kolay olacak&#8230;</p><p><span
id="more-1699"></span></p><table><tbody><tr><td> <script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2295579041937158";
/* 250x250, oluşturulma 24.05.2010 */
google_ad_slot = "3413262440";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script> </td><td> <script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2295579041937158";
/* 250x250, oluşturulma 24.05.2010 */
google_ad_slot = "3413262440";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script> </td></tr></tbody></table><p>Dünya genelinde birçok besin uzmanı tarafından kaleme alınan ve 1 Numaralı Süper Meyve olarak adlandırılan Acai üzümü, zayıflama sürecinde vücut direncini artırıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisiyle artık kalıcı kilolarınızdan kurtulmak için Santevit Acai Berry’de, hem de geliştirilmiş etkisiyle.</p><p>Sanılanların aksine zayıflamak ve daha sağlıklı bir vücuda sahip olmak için yorulmanıza ya da zorluklar içerisinde boğulmanıza gerek yok, birçok besin uzmanı tarafından uluslararası platformlarda da dile getirilen  Acai meyvesini içeren Santevit Acai Berry ile bir an önce tanışmalısınız.</p><table><tbody><tr><td> <script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2295579041937158";
/* 120x90, oluşturulma 22.07.2010 */
google_ad_slot = "5709637936";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></p></td><td> <script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2295579041937158";
/* 120x90, oluşturulma 22.07.2010 */
google_ad_slot = "5709637936";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></p></td></tr></tbody></table><p>Artık mucize çözüm Santevit Acai Berry ile çok daha rahat bir şekilde kilo verebilecek ve cilt güzelliğinizi sağlayabileceksiniz&#8230;<br
/> Besin uzmanları tarafından da önerilen ve gün içerisinde daha zinde bir vücuda sahip olmak için ihtiyaç duyacağınız Santevit Acai Berry ile artık gereksiz zayıflama yöntemlerinden kurtulacaksınız&#8230;</p><h1><a
title="acai uzumu" href="http://www.acaiuzumu.com/" target="_blank">ACAİ ÜZÜMÜ SİPARİŞİ VERMEK İÇİN TIKLAYIN</a></h1><p><a
title="Acai Üzümü" href="http://www.acaiuzum.com">Acai Üzümü</a></p><p><a
title="Acai Üzümü" href="http://www.acaiuzum.net">Acai Üzümü</a></p><p><a
title="Acai Üzümü" href="http://www.acai-uzumu.com">Acai Üzümü</a></p><p><a
title="Acai Üzümü" href="http://www.acai-uzumu.net">Acai Üzümü</a></p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/acai-uzumu-ile-kilolarinizin-onune-gecin.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>2</slash:comments> </item> <item><title>Protez tırnak hakkında bilmedikleriniz!</title><link>http://www.sedasayan.net/protez-tirnak-hakkinda-bilmedikleriniz.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/protez-tirnak-hakkinda-bilmedikleriniz.html#comments</comments> <pubDate>Mon, 29 Mar 2010 18:29:24 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Güzellik]]></category> <category><![CDATA[Kadınca]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[protez]]></category> <category><![CDATA[protez tırnak]]></category> <category><![CDATA[protez tırnak nedir]]></category> <category><![CDATA[protez tırnak zararları]]></category> <category><![CDATA[tırnak]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1695</guid> <description><![CDATA[Tırnaklarım uzamıyor, ben de gösterişli ellere sahip olmak istiyorum’ diye isyan edenlerdenseniz, imdadınıza protez tırnak uygulaması yetişiyor.
Protez tırnak, 1950’lerden beri uygulanıyor olsa da, ülkemizde popüleritesi yeni oluşmuş durumda. Belki inanamayacaksınız ama Avrupa’da 8 kadından 6&#8217;sı, ABD&#8217;de de 7 kadından 4&#8242;ü protez tırnaklı.
Protez tırnak;
• Tırnak yeme alışkanlığı olan ve bu problemden kurtulamayan kişiler
• Elleriyle çok fazla [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" title="protez tırnak" src="http://www.ekolay.net/kadin/images/protez-tirnak_200.jpg" alt="" width="145" height="109" />Tırnaklarım uzamıyor, ben de gösterişli ellere sahip olmak istiyorum’ diye isyan edenlerdenseniz, imdadınıza protez tırnak uygulaması yetişiyor.</p><p>Protez tırnak, 1950’lerden beri uygulanıyor olsa da, ülkemizde popüleritesi yeni oluşmuş durumda. Belki inanamayacaksınız ama Avrupa’da 8 kadından 6&#8217;sı, ABD&#8217;de de 7 kadından 4&#8242;ü protez tırnaklı.</p><p>Protez tırnak;</p><p>• Tırnak yeme alışkanlığı olan ve bu problemden kurtulamayan kişiler<br
/> • Elleriyle çok fazla iş yapan kişiler (ev hanımları, kuaförler…vb işlerde çalışanlar)</p><p><span
id="more-1695"></span></p><table><tr><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td></tr></table><p>• Tırnak yapısı hassas ve sürekli kırılma, çatlama, yüzeyi pürüzlü tırnak problemi yaşayanlar<br
/> • Çok sık oje değiştirmesi gereken sahne ve televizyon sanatçıları<br
/> • Sık sık manikür yaptırmak istemeyenler ve yoğun iş temposunda çalışan bayanlar<br
/> • Her zaman bakımlı ve şık tırnaklarla dolaşmak isteyen tüm bayanlar<br
/> • Tırnakları sürekli yanlış oje kullanmaktan sararan kişiler<br
/> • Tırnaklarını istediği gibi uzatmak isteyen bayanlar için eşsiz bir uygulamadır.<br
/> <img
src="http://www.sedasayan.net/wp-content/plugins/flash-video-player/default_video_player.gif" /><br
/> kaynak: ekolay</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/protez-tirnak-hakkinda-bilmedikleriniz.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>3</slash:comments> </item> <item><title>Evde kilo vermek için neler yapılmalı ?</title><link>http://www.sedasayan.net/evde-kilo-vermek-icin-neler-yapilmali.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/evde-kilo-vermek-icin-neler-yapilmali.html#comments</comments> <pubDate>Sun, 14 Mar 2010 00:48:00 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[Güzellik]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[evde diyet]]></category> <category><![CDATA[evde kendi başıma kilo vermek istiyorum]]></category> <category><![CDATA[evde kilo ver]]></category> <category><![CDATA[evde kilo vermek]]></category> <category><![CDATA[evde zayıflamak]]></category> <category><![CDATA[evde zayıflamak istiyorum]]></category> <category><![CDATA[kendi başına kilo verme]]></category> <category><![CDATA[zayıflama formülleri]]></category> <category><![CDATA[zayıflamak için neler yapabilirim]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1670</guid> <description><![CDATA[Birçok kişinin önemsemediği ya da vakit ayıramadığı egzersizler, sadece kilolardan korumuyor. Reader&#8217;s Digest dergisindeki habere göre düzenli yapılan egzersiz sonrası günlük yaşantıda daha fazla enerjik olunurken, stres ve sıkıntılar azalıyor.
Bilim adamlarına göre egzersiz sonrası zekâ daha keskin çalışıyor, iyi kolesterol en az yüzde 20 yükseliyor.
1. Daha fazla enerji: Egzersiz, insanı daha fazla enerjik hissettirir. New [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><a
href="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/zayıflamak.jpg"></a><a
href="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/zayıflamak.jpg"><img
class="alignleft size-thumbnail wp-image-1671" title="zayıflamak" src="http://www.sedasayan.net/wp-content/uploads/zayıflamak-150x150.jpg" alt="" width="132" height="132" /></a>Birçok kişinin önemsemediği ya da vakit ayıramadığı egzersizler, sadece kilolardan korumuyor. Reader&#8217;s Digest dergisindeki habere göre düzenli yapılan egzersiz sonrası günlük yaşantıda daha fazla enerjik olunurken, stres ve sıkıntılar azalıyor.</p><p>Bilim adamlarına göre egzersiz sonrası zekâ daha keskin çalışıyor, iyi kolesterol en az yüzde 20 yükseliyor.</p><p>1. Daha fazla enerji: Egzersiz, insanı daha fazla enerjik hissettirir. New Orleans Üniversitesi&#8217;nden bilim adamları, 50 dakikalık aerobik egzersizi öncesinde ve sonrasında42 katılımcıdan ruh durumlarını değerlendirmelerini istedi. Katılımcıların çoğu, biraz ter attıktan sonra kendilerini daha az sinirli ve yorgun hissettiklerini söyledi.</p><p><span
id="more-1670"></span></p><table><tr><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td></tr></table><p>1997 yılındaki bir çalışmada, araştırmacılar 10 dakikalık tempolu yürüyüşün insanlara şekerleme yemekten daha fazla enerji verdiğini buldular. Peki, bu nasıl olabilir? Egzersiz, enerjinizi artıran hormonu yükseltiyor. Böylece kendinizi daha enerjik hissediyorsunuz.</p><p>2. Daha az stres: Basit bir antrenman bile stresinizi ve sıkıntınızı hafifletebiliyor. Indiana Üniversitesi&#8217;nde yapılan deneyde, araştırmacılar 20 dakikalık egzersiz öncesinde ve sonrasında 15 katılımcının üzüntü seviyesini ölçmek için psikolojik testler kullandılar. Katılımcıların hepsi egzersizden 1 ya da 2 saat sonrasına kadar daha az üzüntü hissettiklerini bildirdiler. Egzersiz, serotonin gibi pozitif ruh haliyle ilişkili beyin kimyasallarının akışını hızlandırıyor. Ayrıca, egzersiz iç vücut sıcaklığını da artırıyor ve gevşeme sağlıyor.</p><table><tr><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 120x90, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "1081805972";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></td><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 120x90, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "1081805972";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></td></tr></table><p>3. Daha keskin zekâ: İngiltere&#8217;nin Middlesex Üniversitesi&#8217;nde görevli bilim adamları, 63 kişilik grupta yeni fikirler geliştirme yeteneklerini test ettiler. Bu testler aerobik egzersizi yaptıktan ve video izledikten sonra yapıldı. Egzersizden sonra, deneydeki katılımcılar yeni fikir geliştirme konusunda daha pozitiftiler ve daha fazla puan kazandılar.</p><p>4. Daha sağlıklı damarlar: Fiziksel aktivite iyi kolesterolü en az yüzde 20 oranında yükseltiyor. İyi kolesterol, vücudun damarları tıkayan kötü kolesterolden kurtulmasına yardım ediyor. Çalışmalar, Yüksek Yoğunluklu Lipo-proteinlerin (HDL) damarlarda biriken kolesterolü topladığını ve zarar veremeyecekleri bir yere götürdüğünü gösteriyor. Egzersizin, damarlara diğer faydası, trigliserid olarak isimlendirilen kandaki yağ parçacıklarının seviyesi yüzde 40 oranında düşürmesidir. Egzersiz trigliseridleri yağ asitlerine çeviriyor. Egzersiz yaptığınızda, depolanan yağları yakıyorsunuz. Böylece hem kilo veriyorsunuz, hem de kandaki trigliserid seviyesini düşürüyorsunuz. Trigliserid seviyesinin düşmesi kalp hastalığı riskinin azalması anlamına geliyor.</p><p>5. Daha iyi savunma: Egzersize başladığınız anda, kalbiniz hızlı çarpmaya başlıyor ve kan basıncınız dalgalanıyor. Çalışmalar, egzersiz yapan insanların yüzde 40-50 daha az hastalandıklarını gösteriyor.</p><p>Kaynak : Zaman Gazetesi</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/evde-kilo-vermek-icin-neler-yapilmali.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>İyi ve sağlıklı kahvaltı için doktorlardan 20 öneri</title><link>http://www.sedasayan.net/iyi-ve-saglikli-kahvalti-icin-doktorlardan-20-oneri.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/iyi-ve-saglikli-kahvalti-icin-doktorlardan-20-oneri.html#comments</comments> <pubDate>Fri, 26 Feb 2010 00:53:27 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Diyet]]></category> <category><![CDATA[Güzellik]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[kahvaltı yapmak]]></category> <category><![CDATA[kahvaltıda neler yenmeli]]></category> <category><![CDATA[kahvaltının vücuda faydaları]]></category> <category><![CDATA[sabah kahvaltısı nasıl yapılmalı]]></category> <category><![CDATA[sabah kahvaltısının önemi]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1643</guid> <description><![CDATA[Kahvaltı sadece 8 saatlik bir uykudan sonra yediğimiz ilk öğün değil. Araştırmalar, kahvaltının son derece önemli ve kahvaltıda yediklerinizin günün kalan kısmında yiyecekleriniz üzerinde etkili olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar, kahvaltı yapanların obez ve şeker hastası olma ihtimalinin azaldığını belirtiyor. Onlara göre, her gün mutlaka kahvaltı yapılmalı. Buradaki en önemli nokta kahvaltıda ne yediğiniz. Enerji veren, vücudu güçlendiren, [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" title="Kahvaltı" src="http://medya.zaman.com.tr/2010/02/26/kahvalti.jpg" alt="" width="135" height="108" />Kahvaltı sadece 8 saatlik bir uykudan sonra yediğimiz ilk öğün değil. Araştırmalar, kahvaltının son derece önemli ve kahvaltıda yediklerinizin günün kalan kısmında yiyecekleriniz üzerinde etkili olduğunu gösteriyor.</p><p>Uzmanlar, kahvaltı yapanların obez ve şeker hastası olma ihtimalinin azaldığını belirtiyor. Onlara göre, her gün mutlaka kahvaltı yapılmalı. Buradaki en önemli nokta kahvaltıda ne yediğiniz. Enerji veren, vücudu güçlendiren, zindelik veren yiyecekler seçilmeli. Kahvaltıda yeşil çay içmek kilo verilmesine yardımcı oluyor. Reader&#8217;s Digest dergisinde yer alan habere göre, işte iyi bir kahvaltının püf noktaları&#8230;</p><p><span
id="more-1643"></span></p><table><tr><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td></tr></table><p>İyi bir kahvaltının püf noktaları</p><p>1- Porsiyonlarda kararlı olun. Birçok insan mükemmel bir kahvaltının 3 bileşeni olduğuna inanıyor: Tam tahıllı karbonhidrat, süt ürünü ya da yüksek kalsiyumlu yiyecek ve bir porsiyon meyve. Bunların hepsi, vücudunuzda ortalama 300 kalori ekliyor. Fazla proteinli gıda olarak da yumurta yiyebilirsiniz. İşte birkaç öneri:</p><table><tr><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 120x90, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "1081805972";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></td><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 120x90, oluşturulma 10.03.2009 */
google_ad_slot = "1081805972";
google_ad_width = 120;
google_ad_height = 90;</script><br
/> <script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"></script></td></tr></table><p>Bir kase lifli, multi tahıl gevreği, bir avuç çilek ve az yağlı süt.</p><p>Bir granola barı, bir elma ve bir bardak soğuk süt.</p><p>İçine taze meyve eklenmiş bir kase yağsız yoğurt, bir dilim tam tahıllı ekmekten tost.</p><p>Yağda pişmiş yumurta, taze meyve salatası, bir fincan az yağlı süt, ince bir dilim tahıllı ekmek.</p><p>2- Bir kase tatlandırılmış kahverengi pirinci deneyin. Hazır kahvaltı gevreklerini bir kenara bırakın. Kahverengi pirinç iyi bir lif kaynağı olmanın yanında enerji sağlayan B vitaminiyle doludur. Pirinci akşamdan pişirin, sabah bir kaseye alın, içine bir yemek kaşığı bal, bir avuç dolusu kuru üzüm, küçük doğranmış bir elma ekleyin ve üzerine de çok az tarçın serpin.</p><p>3-Bir fincan dolusu meyveli içecek hazırlayın. Bir kase çileği ve bir muzu mikserde çırpın, içine biraz buz ekleyin. Böylece, kendinize antioksidanlarla dolu sağlıklı bir kahvaltı hazırlamış olursunuz. Bunu bir kase yoğurda ekleyerek kemiklerinizi güçlendirebilirsiniz.</p><p>4- Organik yumurta kullanın. Normal yumurtalardan çok pahalı olmayan organik yumurtalarda Omega 3 yağ asitleri daha fazladır. Bu da depresyon ve damar sertliği riskini azaltır.</p><p>5- Yiyeceklerin üzerine bir çay kaşığı ezilmiş keten tohumu serpin. Tahıl gevreğinizin, yoğurdunuzun, meyveli içeceğinizin ya da yumurtalarınızın üstüne serpebilirsiniz. Keten tohumu da en iyi Omega 3 yağ asitlerindendir.</p><p>6- Katı yağları azaltın. Özellikle marginlerinden uzak durun.</p><p>7- Kahvaltıda öğle yemeğini deneyin. Tereyağı ya da krem peynir yerine, az yağlı mayonezle hazırlanmış 2 yemek kaşığı ton balığı ile tost yapabilirsiniz. Ton balığı iyi bir Omega 3 ve enerji veren protein kaynağıdır. Değişiklik olması için aynı tostu somon balığı ile de hazırlayabilirsiniz.</p><p>8- Kendi granolanızı yapın. Marketlerdeki granolalar şeker ve yağla doludur. Kendi granolanızı yapmak için 2 fincan yulaf ezmesiyle 1 fincan kurumuş meyveyi biraz kahverengi şeker ile karıştırın. 3-5 dakika ılık fırında bekletin ve hava sızdırmaz kapta saklayın.</p><p>9- Lifli gıdaları unutmayın. Her gün 25-30 gram lif tüketilmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, güne bir kase tahıl gevreği ile başlayanların daha fazla lif kalsiyum ve daha az yağ tükettiklerini belirtiyor. Başka bir araştırma da her gün lifli tahıl gevreği tüketenlerin yedikleri yağ miktarının yüzde 10 azaldığını gösteriyor.</p><p>10- Haftada bir kez yarım greyfurt tüketin. Greyfurt, felç riskini önemli ölçüde azaltan folatla dolu. Ancak, sürekli bir ilaç kullanıyorsanız, tedbirli olun. Greyfurt ve suyu ilaçlarla etkileşime giriyor.</p><p>11- Kahvaltınızla birlikte bir fincan yeşil çay için. Kalbi korumasının yanında, kilo vermede de işe yarıyor. Daha çok kalori yakmanızı sağlıyor ve yağ kullanım oranını artırıyor.</p><p>12- Tahıl gevreğinizi soya sütüyle hazırlayın. Soya sütü kalbi korur ve kemikleri güçlendirir.</p><p>13- Vitamin ekleyin. Kahvaltınızla birlikte istediğiniz herhangi bir vitamin takviyesini kullanabilirsiniz. Bu takviyeleri yiyeceklerle birlikte içmek, midenizin bozulma riskini azaltacak ve mineral emilimini artıracaktır.</p><p>14- Beslenme uzmanları, yarım bardak yer fıstığı ezmesini, çeyrek fincan yağsız süt, 3 fincan tahıl gevreği ve 2 yemek kaşığı balı karıştırmanızı ve parça parça poşetlere koyup dondurmanızı istiyor.</p><p>15- Tahıl gevreğine yarım fincan yaban mersini ekleyin. Çalışmalar, yaban mersininin beynin yaşlanmasını yavaşlatan ve hafızayı koruyan değerli antioksidanlarla dolu olduğunu gösteriyor.</p><p>16- Her sabah 3 fincan şeker katılmamış portakal suyu içmelisiniz. C vitamini sadece bağışıklığınızı güçlendirmez, ayrıca kolesterol seviyenizi de düzenler. Eğer 3 fincan sizin için çoksa, bir kase portakal da yiyebilirsiniz.</p><p>17- Haftada 3 kez bir kase dilimlenmiş çilek tüketin (Ya da C vitamini bol bir mevsim mevyeleri). C vitaminiyle dolu olan çileklerin sağlığınıza sayısız yararı var. Bunlardan biri gözlerinizi korumasıdır. 247 kadın üzerinde yapılan araştırma, C vitamini takviyesi alanların katarakta yakalanma ihtimallerinin yüzde 75 azaldığını göstermiş. C vitaminini yediğiniz gıdalarla almak daha iyidir. Ayrıca çilekler antioksidan bakımından zengin, düşük kalorilidir ve düşük glisemik indeks değerine sahiptir.</p><p>18- Kahvaltınızda sabahları kivi bulundurmayı unutmayın. Kivinin erken ölüm riskini yüzde 30 oranında azalttığı belirtiliyor.</p><p>19- Her sabah kahvaltıda en az 5 gram lif tüketmeye çalışın. 5 gram lifi, büyük bir elma, yarım kase bol lifli tahıl gevreği veya yarım kase böğürtlen ya da iki dilim koyu renkli tam tahıllı ekmek ile karşılayabilirsiniz.</p><p>20- Bir kase yoğurtla 30 gram bitter çikolatayı karıştırın. Antioksidanlarla dolu çikolata, kötü kolesterolü azaltırken ve damarlarınızı esnekleştirirken, kalsiyum zengini yoğurt, kilo verme çabalarınıza yardımcı olacaktır.</p><p>Kaynak : Zaman Gazetesi</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/iyi-ve-saglikli-kahvalti-icin-doktorlardan-20-oneri.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Çocuğunuzdaki boy kısalığı ve büyüme</title><link>http://www.sedasayan.net/cocugunuzdaki-boy-kisaligi-ve-buyume.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/cocugunuzdaki-boy-kisaligi-ve-buyume.html#comments</comments> <pubDate>Sat, 30 Jan 2010 12:42:56 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Anne - Çocuk]]></category> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[boy kısalığı]]></category> <category><![CDATA[boy neden kısadır]]></category> <category><![CDATA[boyu kısa çocuklar]]></category> <category><![CDATA[çocuğumun boyu çok kısa]]></category> <category><![CDATA[çocuğumun boyu neden kısa]]></category> <category><![CDATA[çocuk büyümesi]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1631</guid> <description><![CDATA[Çocukta boyun yeterince uzamaması çocuğun sağlığının bir yerde bozulduğunun göstergesidir. Büyümeyi etkileyen en önemli faktörlerden biri beslenme olduğu için beslenmenin göstergelerinin değerlendirilmesi gerekir.
Çocuğu erişkinden ayıran en önemli özellik büyümedir. Çocuk döllenmeden itibaren çocukluk çağı bitene kadar büyür, gelişir ve değişir. Çocukluk çağının bitiş yaşı 20 yaştır ve kişi bu yaşa kadar çocuk kabul edilir.
Büyüme çocuğu [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" title="Boy" src="http://www.ekolay.net/saglik/images/248_boy_uza.jpg" alt="" width="106" height="106" />Çocukta boyun yeterince uzamaması çocuğun sağlığının bir yerde bozulduğunun göstergesidir. Büyümeyi etkileyen en önemli faktörlerden biri beslenme olduğu için beslenmenin göstergelerinin değerlendirilmesi gerekir.</p><p>Çocuğu erişkinden ayıran en önemli özellik büyümedir. Çocuk döllenmeden itibaren çocukluk çağı bitene kadar büyür, gelişir ve değişir. Çocukluk çağının bitiş yaşı 20 yaştır ve kişi bu yaşa kadar çocuk kabul edilir.</p><p>Büyüme çocuğu erişkine göre daha aktif ve dinamik kılar. Büyüme süreci içinde çocukta birtakım gelişmeler ve değişimler gerçekleşir. Böylece çocuk, giderek erişkin özelliklerini kazanır.<br
/> <span
id="more-1631"></span></p><table><tr><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td></tr></table><p>Büyüme sırasında moleküler ve hücresel birtakım değişiklikler ortaya çıkar. Büyüme çocuk sağlığının en önemli göstergesidir. İyi büyüyen çocuk ruhsal ve bedensel sağlığı yerinde olan çocuktur. Çünkü büyüme çok sayıda faktörün etkisi altındadır. Normal bir büyüme için gerekli en önemli koşullardan ikisi güvenli aile ortamı ve uygun beslenmedir. Yeterli bir büyüme için çocuğun herhangi bir hastalığının olmaması ve hormonlarının yeterli derecede salgılanması gereklidir. Fiziksel sağlığın bozulması büyümeyi etkilediği gibi psikolojik sağlığın bozulması da etkiler. Psikolojik ve sosyal problemler çocukta büyüme hormonunun salgılanmasına da engel olarak boy kısalığına neden olur.</p><p>Büyüme döllenme ile başlar ve en hızlı dönemlerinden biri annenin karnında gerçekleşen büyümedir. Bu dönemdeki büyüme de annenin beslenmesi önemli olmasına karşın, başka faktörlerde önemlidir. Doğumdan sonraki ilk yıl büyümenin en hızlı olduğu dönemlerden biridir. İkinci-dördüncü yaşlar arasında yavaşlar. Dört yaşından ergenliğe kadar olan dönemde büyüme daha yavaş ve daha durgun olarak gerçekleşir. İlk iki yaş boyunca gerçekleşen hızlı büyüme döneminde çocuğun beslenmesi çok önemlidir. Bu dönemde çocuğun yaşına uygun kalori alması ve karışık beslenmesi yeterlidir.</p><p>Ergenlik dönemine kadar kız ve erkeklerin boyları birbirine yakındır. Ayrıca büyüme mevsimsel farklılıklar gösterir. Çocuklar kış mevsiminde daha yavaş büyürler, yaz mevsiminde büyümeleri daha hızlı olur. Ergenlik dönemi büyümenin en hızlı dönemlerden biridir. Kızlar ergenliğe erkeklere göre daha erken girerler ve ergenlik dönemi süreleri de daha kısadır. Kızların çoğunda ilk adetin başlaması ile büyümede yavaşlama ve kısa bir süre sonra durma ortaya çıkar. Erkekler ergenliğe kızlara göre daha geç girerler ve kızlara göre ergenliğin daha geç döneminde büyüme atağı yaparlar.</p><p>ÇOCUKLARIN BOY VE KİLOLARININ TAKİP EDİLMESİ GEREKİR</p><p>Çocuklarda boy ve vücut ağırlığının mutlaka belirli aralıklarla izlenmesi gerekir. Her çocuğun boyu ve kilosu doğduğu andan itibaren ölçülmeli ve hazırlanmış standartlar içinde normalle karşılaştırmasının yapılıp, yüzdeler halinde belirtilmesi gerekir. Her ülkenin kendi standartlarına göre hazırladığı bu eğrilere persantil eğrileri denir. Çocuk herhangibir ölçüm yapıldığında bu eğriler üzerindeki en son çizginin (3 persantil) altında ise, çocukta “boy kısalığı” olduğu belirlenip gerekli incelemenin yapılması gerekir.</p><p>Aslında tek ölçümle değerlendirmekte doğru değildir. Büyümenin tam olarak değerlendirilmesi için, daha önce söylendiği gibi belli aralıklarla boy ve ağırlık ölçümlerinin yapılması gerekir. Çünkü bazı çocuklar persantil eğrilerinde başlangıçta çok yukarı değerlerde olmalarına karşın, daha sonra alt çizgilere kayarlar. En alt çizgide olmamalarına rağmen bu çocuklarda da yeterli büyüme söz konusu değildir ve “kısa boylu&#8221; olarak yorumlanmaları ve incelenmeleri gerekir. Bu nedenle çocukların büyüme ve gelişmesinin değerlendirilmesi için en uygun yer okullardır. Okullarda çocukların 6 ay aralarla boy ve kilolarının ölçülmesi ve bunun kayda alınması gereklidir. Gelişmiş ülkelerde bu uygulama yapılmaktadır.</p><p>ÇOCUKLARIN KISA BOYLU OLMASI NEYİ GÖSTERİR?</p><p>Çocukta boyun yeterince uzamaması çocuğun sağlığının bir yerde bozulduğunun göstergesidir. Büyümeyi etkileyen en önemli faktörlerden biri beslenme olduğu için beslenmenin göstergelerinin değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle boy ile birlikte değerlendirilen vücut ağırlığı da standart eğrilerde yorumlanır ve yaşa göre vücut ağırlığı değerlendirilir. Ancak kısa boylu çocukta asıl önemli olan boya göre ağırlıktır ve bunun hesaplanması gerekir. Yaşa göre vücut ağırlığı ve boya göre ağırlık düşükse beslenme dikkate alınır ve araştırılır.</p><p>Kısa boy, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, anemi, parazitler gibi sık görülen hastalıklar veya Çöliak hastalığı ve kalp hastalıkları gibi çeşitli hastalıkların önemli bir göstergesi de olabilir. Boyunda bulunan tiroid bezinin yetersiz çalışması da bir taraftan kısa boya neden olurken diğer taraftan çocuğun zekasını da etkiler ve ailenin farkedemeyebileceği zeka geriliğine ve okul başarısının düşüklüğüne neden olur.<br
/> Boy kısalığı genetik nedenli olabilir. Kısa boylu anne ve babaların çocuklarının kısa boylu olma olasılığı yüksektir. Ancak, kısa boylu anne ve babaların çocukları daha uzun boylu da olabilir. Çocuğun boyunun sapmasına göre anne ve baba boyuna ulaşamaması da söz konusu olabilir. Bu nedenle değerlendirmelerin çeşitli hesaplarla iyi yapılması gerekir. Ayrıca anne veya baba da tesbit edilmemiş bir hormonal bozukluk söz konusu olabilir.</p><p>KISA BOYLU OLMANIN ETKİLERİ NELERDİR?</p><p>Kısa boylu çocuklarda altta yatan önemli sağlık sorunları ve psikolojik sorunlar olabilir. Kısa boylu olmakta çocukta çeşitli psikolojik sorunlar ortaya çıkarabilir. Uzun boy toplumda daima avantaj sağlamaktadır. Örneğin özel şirketler daima uzun boylu elemenlar tercih ederler. Kısa boylu çocuklar okulda da arkadaşları tarafından alay konusu haline gelebilirler. Bu çocuğun kişilik gelişimi sırasında çok önemlidir ve kişilik özelliklerini kazandığı bu dönemde bu nedenle birtakım sapmalar ve bozukluklar ortaya çıkabilir.</p><p>Kısa boylu çocuğu değerlendiriken ergenlik durumununda göz önüne alınması gerekir. Eğer ergenlik başlamamışsa müdahale etme gereği olmayabilir ve ergenliğin başlaması ile çocuk büyüme atağı yapabilir ve normal erişkin boya ulaşabilir. Ergenlik başlamışsa kısa boyu değerlendirmenin daha acil yaklaşımlı olması gerekir. Çünkü bu durumda eğer bir tedavi uygulama gerekliliği doğarsa, tedavi süresi ve tedaviye verilecek yanıt azalacaktır.<br
/> Kısa boylu bir çocukta başka herhangi bir hastalık bulunmaz ise 6 ay &#8211; 1 yıl kadar izlenerek büyümesinin değerlendirilmesi gerekir. Büyüme bu dönem içinde de yeterli bulunmazsa büyüme hormonu salgılanmasının testlerle belirlenmesi gerekmektedir.</p><p>KISA BOYLU OLMANIN TEDAVİSİ VAR MI?</p><p>Yapılan iki test sonucunda büyüme hormonu salgılanması yetersiz bulunursa büyüme hormonu tedavisinin başlanması gerekir. Büyüme hormonu tedavisi büyüme tamamlanıncaya kadar uygulanır. Ne kadar erken başlanırsa boy uzamasına katkısı o kadar fazla olur. Ergenlik başladıktan sonra katkısı daha az oranda olur. Büyüme hormonunun bazı yan etkileri vardır, fakat bunlar geriye dönüşlüdür. Şeker metabolizmasını bozup, kan şekerini yükseltebilir. Baş ağrısı yapabilir. Bunlar tedavi sırasında izlenir ve bir sorun saptandığında ilaç kesilirse yan etkilerde ortadan kalkar. Hormon yağ yakımına neden olduğu için zayıflatıcı bir etkiye sahiptir. Kas kütlesini güçlendirici etkisi nedeniyle sporcularda bu hormonu kullanmaktadır. Ayrıca gelişmik ülkelerde büyüme hormonu eksikliği olmayan çocuklarda da boy uzatmak için büyüme hormonu kullanılabilmektedir.</p><p>BOY KISALIĞI GENETİK MİDİR?</p><p>Boy kısalığı beslenme, genetik gibi nedenlere bağlanıp hafife alındığı takdirde çok sayıda hastalık atlanıp geriye dönüşsüz durumlarla çocuk karşı karşıya kalabilir. Günümüzde özellikle medyada popüler olan bitkisel önlemler ve beslenme destekleri çocukluk çağı için son derecede zararlı girişimler olabilir. İyi bir beslenme için çocuk, yaşına uygun kalori almalı ve doğal besinlerle dengeli bir şekilde beslenmelidir.</p><p>Dışarıdan verilen vitaminlerin ve popüler olan çeşitli katkı maddelerinin boy uzatma gibi bir özelliği söz konusu değildir. Boy kısalığı olan çocuklara verilen çinkonun da boy uzatma gibi bir katkısı yoktur. Çinko özellikle iştahsız çocuklarda iştah arttırıcı bir özelliğe sahiptir, ancak bu etkisinin görülmesi içinde gerçek bir çinko eksikliğinin olması gereklidir. Çinko eksikliğinin saptanması da son derece güçtür ve bunun için doğru yöntemler geliştirilememiştir.</p><p>Sonuç olarak çocuğun sağlığının iyi değerlendirilmesi için doğumdan itibaren boy ve vücut ağırlığının kaydedilip standartlara göre değerlendirilmesi esastır. Boyu 3 persantilin altında olan çocukların fizik ve ruh sağlığı açısından ayrıntılı bir şekilde değerlendirip, ona göre tedavi altına alınmaları gereklidir. Bunları yapmadan bazı vitamin ve diğer takviyelerle çocuğun büyümesini beklemek hem önemli bazı hastalıkların atlanmasına neden olacak hem de bu durumdan psikolojik olarak etkilenen çocuğun ruh sağlığını da bozarak gelecekte sorunlu kişilerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.</p><p>Prof. Dr. Betül Ersoy / Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Pediatrik Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı</p><p>Kaynak : ekolay.net</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/cocugunuzdaki-boy-kisaligi-ve-buyume.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> <item><title>Kalp sağlığınız için yaşam tarzınızı değiştirin!</title><link>http://www.sedasayan.net/kalp-sagliginiz-icin-yasam-tarzinizi-degistirin.html</link> <comments>http://www.sedasayan.net/kalp-sagliginiz-icin-yasam-tarzinizi-degistirin.html#comments</comments> <pubDate>Wed, 27 Jan 2010 17:55:24 +0000</pubDate> <dc:creator>Sorcerer</dc:creator> <category><![CDATA[Sağlık]]></category> <category><![CDATA[kalp atışı]]></category> <category><![CDATA[kalp ritmi]]></category> <category><![CDATA[kalp sağlığı]]></category> <category><![CDATA[kalp sağlığı için neler yapmak gerek]]></category><guid
isPermaLink="false">http://www.sedasayan.net/?p=1629</guid> <description><![CDATA[Yapacağınız birkaç basit yaşam tarzı değişikliği, kalp hastalığı, kalp krizi ve felç riskini azaltarak kalp sağlığınızı korumanıza yardım edebilir.
Philadelphia&#8217;daki University of the Sciences&#8217;ta görevli araştırmacılar, kalbinizin sağlıklı kalması için yapabileceğiniz yaşam tarzı değişikliklerini açıkladılar. Kalbinizi koruyacak yeni yaşam tarzınız:
Her gün günde en az 20-30 dakika koşma, yürüme ya da yüzme gibi kardiyovasküler egzersizlerle meşgul olun. [...]]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p><img
class="alignleft" title="Kalp Sağlığı" src="http://medya.zaman.com.tr/2010/01/27/kalp.jpg" alt="" width="149" height="113" />Yapacağınız birkaç basit yaşam tarzı değişikliği, kalp hastalığı, kalp krizi ve felç riskini azaltarak kalp sağlığınızı korumanıza yardım edebilir.</p><p>Philadelphia&#8217;daki University of the Sciences&#8217;ta görevli araştırmacılar, kalbinizin sağlıklı kalması için yapabileceğiniz yaşam tarzı değişikliklerini açıkladılar. Kalbinizi koruyacak yeni yaşam tarzınız:</p><p>Her gün günde en az 20-30 dakika koşma, yürüme ya da yüzme gibi kardiyovasküler egzersizlerle meşgul olun. Her yere yürüyerek gidin. Asansöre binmeyin ve yürüyen merdivenlerden uzak durun.</p><p>Stres yönetimi: Her gün en az 10 dakika kitap okumak, yürümek ya da müzik dinlemek gibi sizi rahatlatacak hareketler yapın. Çay, kahve, meşrubat ve çikolata gibi uyarıcıları makul ölçülerde tüketin. Kafein, vücudun stres hormonu olan kortizol seviyesini yükseltebiliyor.<br
/> <span
id="more-1629"></span></p><table><tr><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td><td><script type="text/javascript">google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 25.02.2009 */
google_ad_slot = "6016136095";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;</script><br
/> <script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></td></tr></table><p>Kalp atış hızınızı öğrenin: Sabah yataktan kalkmadan önce dinlenmiş haldeki kalp atış hızınızı öğrenin. Bunu orta parmağınızı nabzınızın üstüne koyarak ya da boynunuzdaki şah damarınızdan ölçün. Bir ortalama elde etmek için üç günden fazla kalp atışınızı hesaplayın. Yetişkinler için, normal kalp atışı dakikada 60-100 arasındadır. Nadiren görülen yüksek ya da düşük kalp atışının altında bir problem yatabilir. Eğer kalp atış hızınız 100&#8242;ün üzerinde veya 60&#8242;ın altındaysa doktora gidin.</p><p>Kolesterol seviyesi: Yüksek kolesterol koroner kalp hastalığının ve felcin en büyük risk faktörüdür. Yılda en az bir kez doktora giderek kalbiniz için gerekli ölçümleri yaptırmalısınız.</p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.sedasayan.net/kalp-sagliginiz-icin-yasam-tarzinizi-degistirin.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> </channel> </rss>
<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk
Page Caching using disk (user agent is rejected)
Database Caching 9/15 queries in 0.013 seconds using disk

Served from: www.sedasayan.net @ 2010-08-01 08:37:05 -->