İsrail’in Şifa tiyatrosu: Yalanına kendisi de inanmadı

Terör devleti İsrail’in, Filistinli direnişçilerin ana karargahı olduğunu öne sürdüğü Gazze’deki Şifa Hastanesi’ni işgal etmesinin ardından tüneller ve cephanelikler yerine, binada bulduğunu iddia ettiği paslı silahlar ve birkaç kamerayı kanıt olarak sunması bütün dünyada “fiyasko” olarak tanımlandı. Baskın sırasında saatlerce direnişçilere dair iz arayan, bulamayınca da 17 saat geçtikten sonra iddiasına kanıt olarak birkaç paslı silah, Kur’an-ı Kerim ve tespih görüntüsünü dolaşıma sokan işgalci güç alay konusu oldu. Diğer ülkelerin yanında İsrail basını bile verilen görüntülerin “hayal kırıklığı” yarattığını ve işgalcinin “uluslararası imajına verdiği hasara hiçbir şekilde değmediğini” açıkladı.

Yarım kasa hurma gösterdiler

Şifa Hastanesi’nin çevresini ve avlusunu tanklarla kuşatıp hastaneyi dış dünyaya tamamen kapalı tutan İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Şifa Hastanesi’nin MR (manyetik rezonans görüntüleme) bölümünde “silahlar ve elektronik cihazlar” ele geçirildiği öne sürüldü. Ordunun paylaştığı görüntülerde, Filistinli direnişçilere ait olduğu ileri sürülen bir bilgisayar, çeşitli kitaplar, çoğu paslı yaklaşık on Kalaşnikof tüfek, yelek ve el bombasıyla beraber yarım kasa hurmanın dahi yer alması terör devletini gülünç duruma düşürdü. Bununla birlikte görüntülerde, hastanenin, işgalci güç tarafından iddia edildiği üzere Filistinli direnişçilerin karargahı olduğuna işaret edebilecek, tünel veya gizli geçit gibi sabit unsurlar ya da İsrailli esirlere dair herhangi bir kanıt sunulmadı.

İsrail basını yerden yere vurdu

İsrail ordusunun haftalardır, “Hamas’ın ana karargahı olduğu için uluslararası korunma statüsünün kalmadığını” ileri sürdüğü Şifa Hastanesi’nde bulduğunu açıkladığı bulgular İsrail basınında da eleştiri konusu oldu. İsrailli gazeteci ve güvenlik analisti Yossi Cohen, sosyal medya platformu X’ten yaptığı paylaşımda, “Şifa (Hastanesi) hakkında kötü hisleri” olduğunu kaydetti. İsrail’in “benzeri görülmemiş şekilde çocukça uydurmalar” sunduğunu ifade eden Cohen, “Yani (İsrailli) rehineler ve teröristler orada bulunamadı. Ve şimdi Ordu Sözcüsü, Şifa’ya Hamas’ın karargahı olduğu için girdiklerini ve orada silahlar, haritalar ve karargahların bulunduğunu söylüyor. Hiç etkileyici değil. Beklentilere ve uluslararası imajın aldığı hasara değdi mi?” ifadelerini kullandı. İsrail’in Kanal 13 televizyonu da “İsrail’in büyük istihbarat başarısızlığı” yorumunu yaparak, “İsrail ordusunun iddialarının aksine Şifa Hastanesi’nde herhangi bir askeri tesisin bulunduğuna dair bir belirti yok” eleştirisi yapıldı.

Buharlaşıp yok mu oldular?

İsrail’in sağcı Jerusalem Post gazetesi de Şifa Hastanesi’ndeki baskında İsrail ordusunun vardığı sonucu “hayal kırıklığı” olarak nitelendirdi. Gazetenin internet sayfasındaki haberde, “İsrail ordu istihbaratının, 7 Ekim’de İsrail’e saldırı düzenleyen Hamas mensuplarından 200’nün Şifa Hastanesi’nde bulunduğunu söylemişti. Bu 200 Hamas kuvveti buharlaşıp yok mu oldu?” ifadelerine yer verildi.

Hiçbir kanıt sunamadı

İsrail ordusu, Şifa Hastanesi’nden yayınladığı görüntülerin yoğun eleştiri konusu olmasının ardından, yeni bir paylaşım yaparak, yayınladığı videonun “uzun halini” paylaştı. Videoda önceki görüntülerden farklı olarak sadece, İsrail ordu sözcüsünün MR binasının giriş katındaki odalar arasında yürürken yaptığı genel yorumlar yer aldı. Bu eleştirilerin adından İsrail ordusu, önceki paylaştığı videonun devamı olduğunu belirttiği bir paylaşımda daha bulundu. Bu son paylaşımda ise İsrail ordusunun, söz konusu hastanenin “Hamas ana karargahı” olduğu yönündeki iddiasını destekleyen bir kanıt yer almadı.

Tünel iddiası araştırılsın

Sivil alanları vurarak binlerce insanı katleden işgalci İsrail, her defasında soykırımı haklı çıkarmak için bombalanan yerlerde Filistinli direnişçilere ait tüneller ve silahlar olduğunu öne sürüyordu. Ancak özellikle son yayınlanan Şifa Hastanesi videosu büyük bir skandala sebep oldu. Hamas Siyasi Bürosu üyesi İzzat el-Rişk, tarafsız gözlemcilere çağrı yaptıklarını, hastanelerin gelip incelenebileceğini ifade ederken, işgalci güçten bu taleplerine cevap gelmediğini ve saldırıların sürdüğünü açıkladı. Rişk, “Onların skandal bir oyun oynayacağı konusunda daha önce uyarıda bulunmuştuk. İşgalcinin, saldırganlığının başlangıcından bu yana tüm iddia ve anlatılarında yalan söylediği kanıtlandı. İşgalin yalanlarını kendileri adına doğrulamak için BM, Dünya Sağlık Örgütü ve Kızılhaç’tan bir komiteye defalarca çağrıda bulunduk. İşgal ordusu düşman ve hasım olup, vasıflı değildir ve iddia etme, başarma ve yönetme yetkisine ve hakkına sahip değildir” ifadelerini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx